<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title>Forum forumlar - Siyaset</title>
		<link>http://www.forumcak.com/</link>
		<description>Forum forumlar - http://www.forumcak.com</description>
		<pubDate>Fri, 10 Sep 2010 13:48:46 -0500</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title>TİBT&#8217;nin Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili Türkçü Analiz Raporu 1</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1633</link>
			<pubDate>Thu, 10 Jun 2010 18:26:19 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1633</guid>
			<description><![CDATA[TİBT&#8217;nin Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili Türkçü Analiz Raporu 1

Kutsal Türk Devleti&#8217;nin içinde bulunduğu koşullar adeta 1919 dönemini andırıyor. Kutsal Türk Devleti&#8217;nin bugünü Türk bakış açısıyla irdelendiğinde gördüğümüz tablo siyasal, kültürel, sosyal ve benzeri bütün alanlarda emperyalist güçlerin kıskacı devam etmekte, TSK dışında kalan bütün kurumlarımız örtülü işgal süreci içindedir. 

Ulu ve son Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümü sonrası, Kutsal Türk Devleti her alanda yoğun bir saldırı ile karşı karşıya kalmış, günümüz itibariyle Kutsal Türk Devleti kuruluş yıllarıyla mukayese edildiğinde tanınmayacak hale dönüştürülmüştür. Yapılan saldırılara ve yıkım hareketlerine karşı milli güç unsurlarımız imkanları dahilinde şer güçlere karşı milli bir direniş sergilemişse de, gerçek manada başarı sağlanamamıştır. 

Emperyalist güçler örtülü işgali genişletmek ve Kutsal Türk Devleti&#8217;ni tamamen ortadan kaldıracak adımları atmak için, bu emelleri gerçekleştirebileceğine inandığı AKP gibi şer bir partiyi iktidara taşımak için her türlü olanaklarını seferber etmiştir. Bunun neticesinde, ülkemiz her alanda emperyalist saldırılara karşı dirençsiz hale getirilerek, devletimizin omurgalarını oluşturan eğitim, yargı ve güvenlik kurumlarımızı da ele geçirmeye yönlendirmeye yönelik yıkıcı girişimlere bu devletin sahibi ve asli unsuru olan Türk ırkı tanık olmaktadır. 

Bugün siyasal islam'ın temsilcisi konumunda olan ve hareket eden, emperyalist güçlerin yerli piyonu Akp yöneticileri ve kadroları iktidara gelmek için var olan sisteme karşı muhalif oldular, iktidara geldiklerinde (ABD tarafından getirildiklerinde) ise tavizler zincirine imza atarak devleti emperyalist güçlerin at oynattığı alan haline dönüştürmeyi sağladılar. 

Ergenekon adı altında milli güç unsurlarına, kanaat önderlerine ve TSK mensuplarına karşı gerçekleştirilen tasfiye hareketi emperyalist ABD&#8217;nin başlattığı yıkım projesinin adım adım uygulanabilmesi için yürürlüğe sokulmuş bir dizi girişimdir. 

Özelleştirme adı altında, Kutsal Türk Devleti&#8217;nin bütün stratejik öneme sahip olan yapıları emperyalist güçlerin himayesi altına girmiştir. Kutsal Türk Devleti&#8217;nin bütün direnç noktaları adım adım kırılmaktadır. 

Emperyalist ABD&#8217;nin yıkım projesi olan BOP Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;nin, eş başkanlığını ilan eden Tayyip Erdoğan bir anlamda ABD&#8217;ye ve izlediği stratejilere bağlılığını göstermiştir. 

Abdullah Gül: &#8220;Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Türkiye&#8217;nin dış politika ilkelerine uygun. ABD ile hareket ediyoruz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek.&#8221; 

Bütün bu gelişmeler, Kutsal Türk Devleti&#8217;nin İktidarıyla, Cumhurbaşkanlığı kurumuyla elbirliği içinde adım adım çökertildiğinin ve ABD&#8217;nin sömürgesi konumuna sokulduğunun alenen göstergesidir. 

Türk Irkı&#8217;nın karşı karşıya bırakıldığı bu durum ve devlet olanaklarının işbirlikçi iktidar tarafından Türk ırkı aleyhine kullanılarak, milli güç unsurları&#8217;nın bir bir etkisiz konuma Ergenekon operasyonu adı altında getirilmesi, Türk ırkı üzerinde yıkıcı etki yaratmıştır. Bu bağlamda günümüz koşullarında milli bir başkaldırıyı sağlamak olanaksız hale getirilmiştir.

Günümüz koşulları&#8217;nın Türk ırkı aleyhine olumsuz olarak gelişmesi, toplumumuz üzerinde bir yılgınlık ve sindirilmişlik etkisi yaratmış olsa da, binlerce yıllık köklü geçmişi olan Türk ırkı çıkış yolu için, emperyalist güçlere ve yerli işbirlikçisi konumunda olan şer güçlere karşı direnişini kurtuluşun sağlanacağı döneme kadar şiddetli bir şekilde aralıksız olarak sürdürme kararlılığında ve azmindedir.

15 bin yıllık Türk tarihi irdelendiğinde bu ve benzeri sorunlarla, Türk ırkı karşı karşıya kalmıştır. Kurtuluşu bazı dönemler kitlesel başkadırılarla sağlayarak iç ve dış düşmanları bertaraf ederek yoluna devam etmiştir. Bazı dönemler ise milletimizin derinliklerinden gelen bir avuç Türk ırkı mensuplarının emperyalist güçlere ve işbirlikçilerine karşı şanlı bir direniş sergilemesi ile milyonlarca Türk ırkı mensubunu ardına takarak üzerindeki yılgınlığı sindirilmişliği bir çırpıda atma iradesini sergilemiştir.

Siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel işgal sürecinde, yer altı ve yerüstü zenginliklerimizin kontrolünü ele geçiren odaklara karşı, Türk Milleti topyekün ayağa kalkmalı ve vatan toprağını emperyalist güçlere peşkeş çeken işbirlikçi iktidarın toplumumuzu etkisiz tepkisiz kılmak amacı ile göz boyamaya dayalı dağıttığı sözde kuru gıda ve kömür yardımlarının hangi amaçlarla verildiğinin muhasebesini yaparak bir an evvel gaflet uykusundan uyanmalıdır. 

Çünkü yarın çok geç olabilir! Vatan topraklarının kutsallığını, diğer milletler karşısında onurlu ve şerefli duruşumuzun simgesi olan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını tehdit eden işbirlikçi iktidarın topluma verdiği sadakaları rüşvet olarak alanlar Türk tarihinde haysiyetsiz, onursuz, soysuzlar olarak anılacaktır!

Türkçü fikriyat temelinde kurulmuş olan Kutsal Türk Devleti&#8217;ne karşı çıkan ve emperyalist güçler tarafından kullanılan İslamcı şeriatçılar, Kutsal Türk Devleti&#8217;ne karşı yıkıcı faaliyetlerini küresel kapitalizm desteği ile yürütmektedir. Türklük düşmanı İslamcı çevreler yıkıcı amaç ve faaliyetlerini gizlemek için demokrasiyi adeta bir savunma zırhı gibi kullanmaktalar. 

Sözde demokrat görünümlü emperyalist güçlerin piyonu konumunda olan İslamcı akımlar ve yapıların birleştiği ortak nokta BOP Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;nin başarıya ulaştırılmasıdır. 

Kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını ortadan kaldırmak için emperyalist güçler tarafından yürürlüğe konulan Büyük Ortadoğu projesi&#8217;ne karşı bütün Türk soylular üzerine düşen görevleri, sorumlulukları yerine getirerek bütün varlıkları ile bu yıkım projesine karşı dik ve onurlu duruş sergileyerek milli direnişte yerlerini alarak saflarını sıkı tutmalıdır.

Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, özellikle Mersin ili Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir kürt istilası ile karşı karşıyadır. Bizim kullandığımız tabirle ifade etmek gerekirse (kürt işgali) sürecinin alt yapısı oluşturan emperyalist güçlerin maşası AKP, Mersin ilini siyasal, sosyal ve ekonomik anlamda dış güçlerin arzu ettiği şekilde dönüştürerek Mersin ilini adeta emperyalist güçlere peşkeş çekmektedir. 

Mersin ilinde yaşanan gelişmeler mercek altına alındığında kısa bir süre önce Vali olarak atanan Urfa kürd&#8217;ü Abdülkadir güzeloğlu&#8217;nun oğlu olan Hasan Basri Güzeloğlu&#8217;nun getirilmesi, tesadüf eseri değildir. Aksine kürt işgalinin hangi boyutlara ulaştırıldığının açık bir göstergesidir.

Mersin ilimiz Türkiye&#8217;nin ana hayat damarları arasında yer alan önemli bir ilimizdir. Mersin ilini hayati öneme taşıyan nedenler irdelendiğinde, emperyalist güçlerin BOP dahilinde tasarladığı ve konumlandırdığı ender illerimiz arasındadır. 

Bu bağlamda Mersin ili, emperyalist ABD&#8217;nin kıskacı içine alınmıştır. İşbirlikçisi AKP&#8217;nin imkan ve olanakları kullanılarak kendi amaçları doğrultusunda dönüştürme çabaları günümüze kadar artarak sürmektedir. Mersin ili adeta örtülü bir kuşatma ile sarılmış, milli direnç noktaları bir bir eritilerek etkisizleştirilmektedir. 

Büyük Ortadoğu Projesi merkezinde yer alan sözde dört parçalı kürdistan&#8217;ın kurulabilmesi ve BOP&#8217;un etkin bir şekilde bölge ülkelerini dönüştürerek etkisi altıla alıp sömürebilmesi için, öncelikli hedefleri arasında sözde kürdistan&#8217;ın 4. parçasında yer alan kuzey kürdistan olarak tanımlanan, Türk ırkı&#8217;na ait Türkiye toprakları içinde yer alan sözde kuzey kürdistan&#8217;ın denize açılan limanı olarak görülen Mersin ili, emperyalist güçler tarafından mutlak ele geçirilmesi gereken bir liman şehri olarak tanımlanmaktadır. 

Emperyalist ABD, kurulacak olan sözde kürdistan devleti&#8217;nin sıcak denizlere açılan bir çıkış kapısının açılamaması durumunda sözde kürdistan devleti&#8217;nin geleceğe dönük hayat bulamayacağını ve ABD&#8217;nin kurmayı tasarladığı bu kukla devlet&#8217;in lojistik ihtiyacını sağlamada büyük güçlükler yaşayacağını düşünerek Mersin ili üzerinde kendilerince titiz ve programlı bir çalışmayı işbirlikçi AKP eli ile yürütmektedir. 

Düşman devlet ABD&#8217;nin Türkiye üzerinde yürürlüğe AKP eli ile koyduğu BOP ekseninde, Mersin ilinin kürtleştirilmesi amacı ile Dengir Mir Mehmet Fırat&#8217;a koordinasyonluk görevi verilmiştir. 

Büyük Ortadoğu Projesi dahilinde AKP&#8217;nin iktidara gelmesi ile başlayan ve Mersin ilinin bütün resmi kurumlarına kürtlerin istihdam edilmesiyle günümüze kadar devam eden yıkım projesi halen her alanda sürdürülmektedir.

Mersin limanları, demiryolları ve öğretmen atamalarından tutun zabıtalara kadar uzanan ve benzeri bütün alanlara kürtlerin istihdam edilmesi ile kürtleştirilmekte diğer bir tabirle kürt işgali genişletilerek devam ettirilmektedir.

Mersin&#8217;in tamamen kürtleştirilmesini hedefleyen emperyalist güçler ve ülke içindeki işbirlikçileri, demografik yapının kürtler lehine değişmesini sağlamak amacıyla belirli zaman aralıkları ile doğunun çeşitli illerinden kürt aileleri Mersin iline yerleştirmekteler. 

Belirli zaman aralıklarıyla bu operasyonun yürütülmesinin sebebi, Mersin ilinde yaşayan yerli Türk toplumunun dikkatini fazla çekmemek ve doğabilecek olan milli tepkinin il geneline yayılmasının önüne geçerek, yürütülen gizli operasyonu sağlıklı yöneterek zaman sürecinde Mersin ilinin bu aileleri sindirerek benimsemesi hedeflenmektedir.

Bu yıkım projesinin merkezinde sözde kürdistan devleti&#8217;nin dört parçasının birleştirilmesi ve birleşik büyük kürdistan'ın kurulmasıyla ortadoğunun kalbinde İsrail benzeri ABD&#8217;nin kullanabileceği bir sığınağı inşa etme ve gelecek yüzyılda Ortadoğu ve kafkasya coğrafyasına uzanan bir havza&#8217;nın yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürerek dünya hakimiyetlerini sağlamlaştırma ve tesis etme esası yatmaktadır. 

Mersin ili&#8217;ni de kapsayan ve kurulması planlanan sözde birleşik büyük kürdistan devleti sayesinde etki alanı dahilinde bütün çevre devletleri parçalayarak küçültme esasına göre bina edilmiş bu proje AKP eli ile adım adım uygulanmaktadır.

Büyük Ortadoğu projesi kapsamında Mersin de yürürlüğe konulan çalışmaları yönlendiren, 15 civarında CIA ajanı olduğunu, Türk İntikam Birliği Teşkilatı bu ilde bulunan birimleri vasıtasıyla tespit etmiştir. 

Mersin iline yerleştirilmiş olan ve Mersin de yasa dışı illegal gizli karargahlarında toplum mühendisliğine soyunan bu ekipten altısını deşifre etme imkanımız oldu. 6 CIA ajanının kimlik bilgileri, ikamet adresleri ve teşkilatımız tarafından çekilmiş fotoğraflarını, devletin ilgili birimlerine 11-08-2009 da bildirerek, bu ajanların ülke dışına çıkartılmaması halinde kamuoyuna bunu her alanda yansıtacağımızı, bu ajanların çıkartılmaması durumunda silahlı eylem düzenleme hakkımızı saklı tuttuğumuzu belirttik. 

23-08-2009&#8217;da deşifre edilen 6 CIA ajanı, ülke dışına çıkış yaptı. Bu gelişme işbirlikçi AKP tarafından gizli tutularak kamuoyuna yansıtılmamıştır. Çünkü, bu CIA ajanlarının Türkiye&#8217;ye geliş dönemini devletin ilgili bütün birimleri bilmekte iken, AKP tarafından bu ajanlara göz yumulmuştur. 

2007 yılında işbirlikçi Tayyip Erdoğan ile ABD başkanı Buşş görüşmesi sonrası, Türkiye&#8217;ye 40 civarında CIA ajanı görev yapmak için ABD tarafından gönderilmiştir. Bu gelişmeler iktidarın onayı ile gerçekleşen gelişmelerdir. Gönderilen 40 civarında CIA ajanının 15&#8217;i o dönem Mersin iline yerleştirilmiştir.

Mersin ilinde CIA ajanları dışında, küçük birimler halinde İsrail gizli servisine bağlı MOSAD ajanları, Mersinde yürütülen çalışmaları yönlendirmekteler. CIA ve MOSAD ajanları Mersin ilinde AKP&#8217;nin neredeyse bütün kadroları ile iletişim halinde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Mersin ili, emperyalist güçlerin BOP dahilinde tasarladıkları ilk büyük isyan dalgasının başlatılacağı ana merkezlerden biridir.

Gelecekte, Kutsal Türk Devleti&#8217;ne karşı girişilecek isyanlar dağlarda değil şehir merkezlerinde yaşanacaktır.

Bu bağlamda bir dönem Mersin ilinde çeşitli provokasyonların düzenlenmesinin amacı, gelecekte tasarlanan şehir savaşının başlatılması durumunda, Mersin ilinin yerlisi konumunda olan Türk soyluların gelişecek olaylara karşı nasıl tepki verdiği ne yönde mücadeleye girişeceğinin nabzını ölçmek için düzenlenmiş olan provokasyonlardır.

Bu provokasyonları bir dönem düzenlemeleri, milli güç unsurlarının durdurulması için hangi önlemlerin alınması gerektiğini tespit etme gözlemleme adına yapılmıştır.

Şu an bu tür provokatif eylemler gerçekleşmiyorsa, bunun sebebi emperyalist güçlerin Mersin ili üzerinde yeterli önlem aldıklarını düşünmelerinden ileri gelmektedir.

Barzani ve Talabani&#8217;nin Mersin iline nüfus etmeye çalışması rastlantılar sonucu gerçekleşen girişimler değildir. Bütün bu gelişmeleri bir cümle ile özetlemek gerekirse BOP ahtapotunun ayakları oluşturulmaktadır. 

Barzani ve Talabani&#8217;nin Mersin ilindeki etkinliği ve serbest bölgede taşeron firmalar aracılığı ile yapmış oldukları faaliyetlerin amacı, gelecekte ABD tarafından kurulmak istenen sözde birleşik büyük kürdistan&#8217;ın kuruluşu sonrası limanlarda belirleyici rolü oynamaktır. 

Sözde kürdistan devleti&#8217;nin limanı gözüyle bakılan Mersin limanları sözde kürdistan&#8217;ın ithalat ve ihracatı&#8217;nın yapılacağı limanlar olarak Türk düşmanı Barzani ve Talabani tarafından düşünüldüğü için Mersin iline kendilerince önem vermekteler. 

Mersin ticaret sahasının kürtler lehine el değiştirmesi bariz bir şekilde, Türk soylu yerli Mersin ahalisinin hayat damarlarının kesilmesi anlamını taşıdığı gibi, burada hedeflenen yerli Mersin toplumunun diğer illere zorla kovulması anlamını da ifade etmektedir.

Amaçlanan sonuç, Mersinli Türk soylu bireylerin zaman sürecinde izole edilerek konumlarını etkisiz hale getirerek, Mersin ilinde kürtlerin her alanda tam hakimiyetini tesis etmektir

Mersin ilinde gayri meşru işler Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranına ulaşmış mafya olarak tabir edilen kürt suç örgütleri, Türk ırkı mensuplarını zor durumda bırakmakta onların hayat alanlarını her gün daraltmaktalar. 

BOP projesinin ülke içindeki işbirlikçisi konumunda olan AKP ve ona bağlı Mersin emniyeti kürt suç örgütlerine adeta dokunulmazlık sağlayarak bu suç örgütlerinin dağıtılması konusunda hiç bir uygulamada bulunmadığı gibi tek bir kürt bile işlediği suçlardan tutuklanmamakta, bazı emniyet mensupları tarafından tutuklanan kürt suçlular ise aynı gün ellerini kollarını sallayarak emniyetten rahatlıkla çıkabilmektedir.

Bu konuyla ilgili üstü kapalı söyleyeceklerimizi, Türk soylular anlama kabiliyetinde olduğu için konuyu bu eksende değerlendireceğim.

Atalarımızın bir tabiri var &#8216;çivi, çiviyi söker&#8217;.

İstanbul&#8217;un işgal edildiği günlerde, İstanbul'a dönen Ulu Başbuğ Atatürk düşman zırhlılarını Dolmabahçe önünde gördüğünde, &#8220;Geldikleri gibi gidecekler..&#8221; ifadesini kullanmıştır.

Türk düşmanları hangi yolla ve yöntemle püskürtülmüş ise, aynı yol ve yöntemlerle Mersin&#8217;in yerel milli güçleriyle, gayri meşru işleri icra eden kürt mafyasına karşı mücadele edilmelidir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı, Mersin ilinde yürütülen bütün faaliyetlerin ve sinsi uygulamaların boşa çıkarılması için gereken bütün adımları atmakta, gelecekte Mersin ilinde büyük isyan dalgasının çıkması durumunda ise düşmana ağır darbeler indirmek için hazırlıklarımız büyük ölçüde tamamlanmış durumda ve milis kuvvetlerimizin oranı gerekli sayıya ulaşma aşamasındadır.

Mersin ilini gelecekte olası bir isyan dalgasına karşı korumak ve savunmak için yoğun bir çalışma yürütmekteyiz. 

Mersin ili emperyalist güçlere karşı Türk direnişinin sergileneceği ana merkezlerden biri olduğu için faaliyetlerimizi aralıksız olarak sürdürmekteyiz.

Mersin ili ile ilgili yürüttüğümüz yaptığımız çalışmalara değinmenin, yanlış olacağı düşüncesi ile detaylara inmeden yüzeysel olarak bazı konulara değinmekteyiz.

Yürüttüğümüz faaliyetleri, çalışmaları ve Mersin ili ile ilgili stratejimizi açıklamamız durumunda, emperyalist güçler, dış gizli servisler ve ülke içinde onlara hizmet eden AKP gibi yapıların bize karşı önlem stratejilerini devreye sokmalarına sebebiyet vermemek için bu konuyla ilgili sözümü burada noktalıyorum.

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak Mersin ilinde dağınık halde bir anlamda savrulmuş olan Türklük şuur ve bilinci içinde hareket etmeye çalışan bütün Türk soylu milli güç unsurlarının bir yapı altında örgütlü mücadele yürütebilmesi için mevcut yasalara uygun bir yapılanmayı kurma niyetindeyiz.

Türk İntikam Birliği Teşkilatı bir yer altı örgütlenmesi olduğu için, TİBT&#8217;ten bağımsız yerel yapılanmalara, kitlesel mücadelenin sürdürülebilmesi için ihtiyaç var. 

Fiili kürt istilası diğer bir tabirle kürt işgali altında kalan Mersin ilini kurtarmak milli bir görev niteliği taşımaktadır. Emperyalist güçlerin Mersin üzerinde sergiledikleri ve adım adım uyguladıkları bu yıkım projesine karşı topyekün bir milli direnişin, yerel milis kuvvetlerle yürütülmesi zaruridir. 

Bu bağlamda yasal zeminler üzerinde farklı bir ad altında teşkilatlanmak, Mersin ili üzerinde planları olan işgalcilerin Mersin&#8217;i, &#8216;kolay yutulan lokma&#8217; olarak algıladıkları düşünceleri, alt üst edeceğimize olan inancım tamdır.

Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;ni önlemeye yönelik Türk Milleti&#8217;nin önümüzdeki seçimlerde bütün bu gelişen hadiseleri göz önünde tutarak varlık ve yokluk savaşında doğru yönde sandıkta kanuni haklarını sonuna kadar kullanarak vatandaşlık görevlerini büyük bir sorumluluk içinde yerine getirmelerini beklemekteyiz!

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak düşüncemiz siyasetin taviz verme sanatı olduğudur. Kutsal Türk Devleti&#8217;nin, Türkçü fikriyata sahip olan bir Genelkurmay başkanı tarafından tek elden en az 20 yıl kadar yönetilmesini, bu zaman zarfında, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün başlattığı ve yarım kalan Türk devrimi&#8217;nin tamamlanması, eğitim sistemimizin yeniden Türkçü fikriyat temelinde reforme edilmesi gerekmektedir. 

Milli şuur sahibi nesillerin tek bilek tek yumruk halinde Türk&#8217;e özgü şuurlu duruşun gerçekleşmediği bir demokrasi bize göre hastalıklı bir demokrasidir. 

Bu bağlamda Türkiye içinde yer alan istisnasız bütün partiler, Türkçü fikriyat temelinde kurulmuş olan Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Türkçü fikriyat temelinde savunma ve geliştirme eğiliminde olmadılar. 

Lakin, günümüz koşullarında, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni ortadan kaldıracak eğilimlerin çeşitli dış güdümlü partiler tarafından sergilendiğini görmekteyiz. Bu açıdan konu değerlendirildiğinde, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni ortadan kaldıracak adımları atan şer güçlere ve ülke içinde siyasal sistemde yer alan maşa partilerin bu amaçlarını engellemek için, bu partilerin karşısında tavır alan partilere destek vermek ülke koşulları değerlendirildiğinde zorunluluk arz etmektedir.

Bu bağlamda Türk soylulara oy verme konusunda söyleyeceğimiz şudur. Oy kullanmamaları halinde, boşa giden oylar Türk düşmanı partilerin hanesine yazılmaktadır. Türk soyluların bu noktada bize göre yapması gereken, kötülerin iyisi mantığı ile AKP,MHP,DP,TP haricinde kalan ve sosyalist eğilimleri bünyesinde barındırmayan, MHP, BBP gibi milliyetçiliği sulandırarak içini boşaltan partiler haricinde, milliyetçi fikriyata eğilimleri olan bir parti var ise buna yönelmeleridir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak hiçbir siyasal partiyi desteklemediğimiz için parti adı vermiyoruz. Türk soylular seçim sandığı önüne geldiğinde doğru kararı verecektir. 

Son olarak yüce Türk Milleti&#8217;nin bütün sorumlu bireylerine ve özellikle Mersinli Türk soylulara söyleyeceğimiz şudur: gelecekte BOP kapsamında Mersin ilinde büyük isyan dalgalarının gerçekleşmesi kuvvetle muhtemeldir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak, Mersin&#8217;de isyan dalgalarını kürtler eli ile yürürlüğe koyacak olan emperyalist güçlere ve yerli işbirlikçilerine karşı dünya tarihinde görülmemiş bir şiddetle karşılık vereceğiz.

Nihai hesaplaşma günü geldiğinde, Türk toprakları üzerinde emelleri olan şer güçler mutlak yenilgiye uğratılacaktır. 

Her karış toprağında binlerce kefensiz yatan şehitlerimize, savaşçı Atalarımıza layık Türk soylular olarak, son nefesimizi ve son damla kanımızın kurumasına kadar savaşacağız!

Mersin ilinin asli unsuru Türk soylulara çağrımız o güne kadar, Mersin ilini kürtler'e karşı bütün imkanlarınızla savunmaya devam ederek, geriden gelen nesilleri var olan tehlikelere ve işgalci konumunda olan kürtler'e karşı duyarlı hale getirerek, düşmanlarımızın kimler olduğunu genç beyinlere kazımanızdır.

Bu bir varlık ve yokluk mücadelesidir, genç nesilleri bu şuur ve duyarlılıkta yetiştirme azmini göstermez iseniz, bunun bedellerini ağır kayıplarla soylu Türk milleti ödeyecektir. 

Zafer mutlak, Ya İstiklal, Ya Ölüm! diyerek savaşanların olacaktır!

Savaşan Atsız

TİBT - TÜRK İNTİKAM BİRLİĞİ TEŞKİLATI

09-06-2010
 
KAYNAK:

http://tibt.comli.com/tibt_nin_buyuk_ort..._raporu_1/

RAPOR KAYNAĞINDAN ALINTIDIR....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TİBT&#8217;nin Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili Türkçü Analiz Raporu 1

Kutsal Türk Devleti&#8217;nin içinde bulunduğu koşullar adeta 1919 dönemini andırıyor. Kutsal Türk Devleti&#8217;nin bugünü Türk bakış açısıyla irdelendiğinde gördüğümüz tablo siyasal, kültürel, sosyal ve benzeri bütün alanlarda emperyalist güçlerin kıskacı devam etmekte, TSK dışında kalan bütün kurumlarımız örtülü işgal süreci içindedir. 

Ulu ve son Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümü sonrası, Kutsal Türk Devleti her alanda yoğun bir saldırı ile karşı karşıya kalmış, günümüz itibariyle Kutsal Türk Devleti kuruluş yıllarıyla mukayese edildiğinde tanınmayacak hale dönüştürülmüştür. Yapılan saldırılara ve yıkım hareketlerine karşı milli güç unsurlarımız imkanları dahilinde şer güçlere karşı milli bir direniş sergilemişse de, gerçek manada başarı sağlanamamıştır. 

Emperyalist güçler örtülü işgali genişletmek ve Kutsal Türk Devleti&#8217;ni tamamen ortadan kaldıracak adımları atmak için, bu emelleri gerçekleştirebileceğine inandığı AKP gibi şer bir partiyi iktidara taşımak için her türlü olanaklarını seferber etmiştir. Bunun neticesinde, ülkemiz her alanda emperyalist saldırılara karşı dirençsiz hale getirilerek, devletimizin omurgalarını oluşturan eğitim, yargı ve güvenlik kurumlarımızı da ele geçirmeye yönlendirmeye yönelik yıkıcı girişimlere bu devletin sahibi ve asli unsuru olan Türk ırkı tanık olmaktadır. 

Bugün siyasal islam'ın temsilcisi konumunda olan ve hareket eden, emperyalist güçlerin yerli piyonu Akp yöneticileri ve kadroları iktidara gelmek için var olan sisteme karşı muhalif oldular, iktidara geldiklerinde (ABD tarafından getirildiklerinde) ise tavizler zincirine imza atarak devleti emperyalist güçlerin at oynattığı alan haline dönüştürmeyi sağladılar. 

Ergenekon adı altında milli güç unsurlarına, kanaat önderlerine ve TSK mensuplarına karşı gerçekleştirilen tasfiye hareketi emperyalist ABD&#8217;nin başlattığı yıkım projesinin adım adım uygulanabilmesi için yürürlüğe sokulmuş bir dizi girişimdir. 

Özelleştirme adı altında, Kutsal Türk Devleti&#8217;nin bütün stratejik öneme sahip olan yapıları emperyalist güçlerin himayesi altına girmiştir. Kutsal Türk Devleti&#8217;nin bütün direnç noktaları adım adım kırılmaktadır. 

Emperyalist ABD&#8217;nin yıkım projesi olan BOP Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;nin, eş başkanlığını ilan eden Tayyip Erdoğan bir anlamda ABD&#8217;ye ve izlediği stratejilere bağlılığını göstermiştir. 

Abdullah Gül: &#8220;Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Türkiye&#8217;nin dış politika ilkelerine uygun. ABD ile hareket ediyoruz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek.&#8221; 

Bütün bu gelişmeler, Kutsal Türk Devleti&#8217;nin İktidarıyla, Cumhurbaşkanlığı kurumuyla elbirliği içinde adım adım çökertildiğinin ve ABD&#8217;nin sömürgesi konumuna sokulduğunun alenen göstergesidir. 

Türk Irkı&#8217;nın karşı karşıya bırakıldığı bu durum ve devlet olanaklarının işbirlikçi iktidar tarafından Türk ırkı aleyhine kullanılarak, milli güç unsurları&#8217;nın bir bir etkisiz konuma Ergenekon operasyonu adı altında getirilmesi, Türk ırkı üzerinde yıkıcı etki yaratmıştır. Bu bağlamda günümüz koşullarında milli bir başkaldırıyı sağlamak olanaksız hale getirilmiştir.

Günümüz koşulları&#8217;nın Türk ırkı aleyhine olumsuz olarak gelişmesi, toplumumuz üzerinde bir yılgınlık ve sindirilmişlik etkisi yaratmış olsa da, binlerce yıllık köklü geçmişi olan Türk ırkı çıkış yolu için, emperyalist güçlere ve yerli işbirlikçisi konumunda olan şer güçlere karşı direnişini kurtuluşun sağlanacağı döneme kadar şiddetli bir şekilde aralıksız olarak sürdürme kararlılığında ve azmindedir.

15 bin yıllık Türk tarihi irdelendiğinde bu ve benzeri sorunlarla, Türk ırkı karşı karşıya kalmıştır. Kurtuluşu bazı dönemler kitlesel başkadırılarla sağlayarak iç ve dış düşmanları bertaraf ederek yoluna devam etmiştir. Bazı dönemler ise milletimizin derinliklerinden gelen bir avuç Türk ırkı mensuplarının emperyalist güçlere ve işbirlikçilerine karşı şanlı bir direniş sergilemesi ile milyonlarca Türk ırkı mensubunu ardına takarak üzerindeki yılgınlığı sindirilmişliği bir çırpıda atma iradesini sergilemiştir.

Siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel işgal sürecinde, yer altı ve yerüstü zenginliklerimizin kontrolünü ele geçiren odaklara karşı, Türk Milleti topyekün ayağa kalkmalı ve vatan toprağını emperyalist güçlere peşkeş çeken işbirlikçi iktidarın toplumumuzu etkisiz tepkisiz kılmak amacı ile göz boyamaya dayalı dağıttığı sözde kuru gıda ve kömür yardımlarının hangi amaçlarla verildiğinin muhasebesini yaparak bir an evvel gaflet uykusundan uyanmalıdır. 

Çünkü yarın çok geç olabilir! Vatan topraklarının kutsallığını, diğer milletler karşısında onurlu ve şerefli duruşumuzun simgesi olan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını tehdit eden işbirlikçi iktidarın topluma verdiği sadakaları rüşvet olarak alanlar Türk tarihinde haysiyetsiz, onursuz, soysuzlar olarak anılacaktır!

Türkçü fikriyat temelinde kurulmuş olan Kutsal Türk Devleti&#8217;ne karşı çıkan ve emperyalist güçler tarafından kullanılan İslamcı şeriatçılar, Kutsal Türk Devleti&#8217;ne karşı yıkıcı faaliyetlerini küresel kapitalizm desteği ile yürütmektedir. Türklük düşmanı İslamcı çevreler yıkıcı amaç ve faaliyetlerini gizlemek için demokrasiyi adeta bir savunma zırhı gibi kullanmaktalar. 

Sözde demokrat görünümlü emperyalist güçlerin piyonu konumunda olan İslamcı akımlar ve yapıların birleştiği ortak nokta BOP Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;nin başarıya ulaştırılmasıdır. 

Kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını ortadan kaldırmak için emperyalist güçler tarafından yürürlüğe konulan Büyük Ortadoğu projesi&#8217;ne karşı bütün Türk soylular üzerine düşen görevleri, sorumlulukları yerine getirerek bütün varlıkları ile bu yıkım projesine karşı dik ve onurlu duruş sergileyerek milli direnişte yerlerini alarak saflarını sıkı tutmalıdır.

Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, özellikle Mersin ili Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir kürt istilası ile karşı karşıyadır. Bizim kullandığımız tabirle ifade etmek gerekirse (kürt işgali) sürecinin alt yapısı oluşturan emperyalist güçlerin maşası AKP, Mersin ilini siyasal, sosyal ve ekonomik anlamda dış güçlerin arzu ettiği şekilde dönüştürerek Mersin ilini adeta emperyalist güçlere peşkeş çekmektedir. 

Mersin ilinde yaşanan gelişmeler mercek altına alındığında kısa bir süre önce Vali olarak atanan Urfa kürd&#8217;ü Abdülkadir güzeloğlu&#8217;nun oğlu olan Hasan Basri Güzeloğlu&#8217;nun getirilmesi, tesadüf eseri değildir. Aksine kürt işgalinin hangi boyutlara ulaştırıldığının açık bir göstergesidir.

Mersin ilimiz Türkiye&#8217;nin ana hayat damarları arasında yer alan önemli bir ilimizdir. Mersin ilini hayati öneme taşıyan nedenler irdelendiğinde, emperyalist güçlerin BOP dahilinde tasarladığı ve konumlandırdığı ender illerimiz arasındadır. 

Bu bağlamda Mersin ili, emperyalist ABD&#8217;nin kıskacı içine alınmıştır. İşbirlikçisi AKP&#8217;nin imkan ve olanakları kullanılarak kendi amaçları doğrultusunda dönüştürme çabaları günümüze kadar artarak sürmektedir. Mersin ili adeta örtülü bir kuşatma ile sarılmış, milli direnç noktaları bir bir eritilerek etkisizleştirilmektedir. 

Büyük Ortadoğu Projesi merkezinde yer alan sözde dört parçalı kürdistan&#8217;ın kurulabilmesi ve BOP&#8217;un etkin bir şekilde bölge ülkelerini dönüştürerek etkisi altıla alıp sömürebilmesi için, öncelikli hedefleri arasında sözde kürdistan&#8217;ın 4. parçasında yer alan kuzey kürdistan olarak tanımlanan, Türk ırkı&#8217;na ait Türkiye toprakları içinde yer alan sözde kuzey kürdistan&#8217;ın denize açılan limanı olarak görülen Mersin ili, emperyalist güçler tarafından mutlak ele geçirilmesi gereken bir liman şehri olarak tanımlanmaktadır. 

Emperyalist ABD, kurulacak olan sözde kürdistan devleti&#8217;nin sıcak denizlere açılan bir çıkış kapısının açılamaması durumunda sözde kürdistan devleti&#8217;nin geleceğe dönük hayat bulamayacağını ve ABD&#8217;nin kurmayı tasarladığı bu kukla devlet&#8217;in lojistik ihtiyacını sağlamada büyük güçlükler yaşayacağını düşünerek Mersin ili üzerinde kendilerince titiz ve programlı bir çalışmayı işbirlikçi AKP eli ile yürütmektedir. 

Düşman devlet ABD&#8217;nin Türkiye üzerinde yürürlüğe AKP eli ile koyduğu BOP ekseninde, Mersin ilinin kürtleştirilmesi amacı ile Dengir Mir Mehmet Fırat&#8217;a koordinasyonluk görevi verilmiştir. 

Büyük Ortadoğu Projesi dahilinde AKP&#8217;nin iktidara gelmesi ile başlayan ve Mersin ilinin bütün resmi kurumlarına kürtlerin istihdam edilmesiyle günümüze kadar devam eden yıkım projesi halen her alanda sürdürülmektedir.

Mersin limanları, demiryolları ve öğretmen atamalarından tutun zabıtalara kadar uzanan ve benzeri bütün alanlara kürtlerin istihdam edilmesi ile kürtleştirilmekte diğer bir tabirle kürt işgali genişletilerek devam ettirilmektedir.

Mersin&#8217;in tamamen kürtleştirilmesini hedefleyen emperyalist güçler ve ülke içindeki işbirlikçileri, demografik yapının kürtler lehine değişmesini sağlamak amacıyla belirli zaman aralıkları ile doğunun çeşitli illerinden kürt aileleri Mersin iline yerleştirmekteler. 

Belirli zaman aralıklarıyla bu operasyonun yürütülmesinin sebebi, Mersin ilinde yaşayan yerli Türk toplumunun dikkatini fazla çekmemek ve doğabilecek olan milli tepkinin il geneline yayılmasının önüne geçerek, yürütülen gizli operasyonu sağlıklı yöneterek zaman sürecinde Mersin ilinin bu aileleri sindirerek benimsemesi hedeflenmektedir.

Bu yıkım projesinin merkezinde sözde kürdistan devleti&#8217;nin dört parçasının birleştirilmesi ve birleşik büyük kürdistan'ın kurulmasıyla ortadoğunun kalbinde İsrail benzeri ABD&#8217;nin kullanabileceği bir sığınağı inşa etme ve gelecek yüzyılda Ortadoğu ve kafkasya coğrafyasına uzanan bir havza&#8217;nın yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürerek dünya hakimiyetlerini sağlamlaştırma ve tesis etme esası yatmaktadır. 

Mersin ili&#8217;ni de kapsayan ve kurulması planlanan sözde birleşik büyük kürdistan devleti sayesinde etki alanı dahilinde bütün çevre devletleri parçalayarak küçültme esasına göre bina edilmiş bu proje AKP eli ile adım adım uygulanmaktadır.

Büyük Ortadoğu projesi kapsamında Mersin de yürürlüğe konulan çalışmaları yönlendiren, 15 civarında CIA ajanı olduğunu, Türk İntikam Birliği Teşkilatı bu ilde bulunan birimleri vasıtasıyla tespit etmiştir. 

Mersin iline yerleştirilmiş olan ve Mersin de yasa dışı illegal gizli karargahlarında toplum mühendisliğine soyunan bu ekipten altısını deşifre etme imkanımız oldu. 6 CIA ajanının kimlik bilgileri, ikamet adresleri ve teşkilatımız tarafından çekilmiş fotoğraflarını, devletin ilgili birimlerine 11-08-2009 da bildirerek, bu ajanların ülke dışına çıkartılmaması halinde kamuoyuna bunu her alanda yansıtacağımızı, bu ajanların çıkartılmaması durumunda silahlı eylem düzenleme hakkımızı saklı tuttuğumuzu belirttik. 

23-08-2009&#8217;da deşifre edilen 6 CIA ajanı, ülke dışına çıkış yaptı. Bu gelişme işbirlikçi AKP tarafından gizli tutularak kamuoyuna yansıtılmamıştır. Çünkü, bu CIA ajanlarının Türkiye&#8217;ye geliş dönemini devletin ilgili bütün birimleri bilmekte iken, AKP tarafından bu ajanlara göz yumulmuştur. 

2007 yılında işbirlikçi Tayyip Erdoğan ile ABD başkanı Buşş görüşmesi sonrası, Türkiye&#8217;ye 40 civarında CIA ajanı görev yapmak için ABD tarafından gönderilmiştir. Bu gelişmeler iktidarın onayı ile gerçekleşen gelişmelerdir. Gönderilen 40 civarında CIA ajanının 15&#8217;i o dönem Mersin iline yerleştirilmiştir.

Mersin ilinde CIA ajanları dışında, küçük birimler halinde İsrail gizli servisine bağlı MOSAD ajanları, Mersinde yürütülen çalışmaları yönlendirmekteler. CIA ve MOSAD ajanları Mersin ilinde AKP&#8217;nin neredeyse bütün kadroları ile iletişim halinde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Mersin ili, emperyalist güçlerin BOP dahilinde tasarladıkları ilk büyük isyan dalgasının başlatılacağı ana merkezlerden biridir.

Gelecekte, Kutsal Türk Devleti&#8217;ne karşı girişilecek isyanlar dağlarda değil şehir merkezlerinde yaşanacaktır.

Bu bağlamda bir dönem Mersin ilinde çeşitli provokasyonların düzenlenmesinin amacı, gelecekte tasarlanan şehir savaşının başlatılması durumunda, Mersin ilinin yerlisi konumunda olan Türk soyluların gelişecek olaylara karşı nasıl tepki verdiği ne yönde mücadeleye girişeceğinin nabzını ölçmek için düzenlenmiş olan provokasyonlardır.

Bu provokasyonları bir dönem düzenlemeleri, milli güç unsurlarının durdurulması için hangi önlemlerin alınması gerektiğini tespit etme gözlemleme adına yapılmıştır.

Şu an bu tür provokatif eylemler gerçekleşmiyorsa, bunun sebebi emperyalist güçlerin Mersin ili üzerinde yeterli önlem aldıklarını düşünmelerinden ileri gelmektedir.

Barzani ve Talabani&#8217;nin Mersin iline nüfus etmeye çalışması rastlantılar sonucu gerçekleşen girişimler değildir. Bütün bu gelişmeleri bir cümle ile özetlemek gerekirse BOP ahtapotunun ayakları oluşturulmaktadır. 

Barzani ve Talabani&#8217;nin Mersin ilindeki etkinliği ve serbest bölgede taşeron firmalar aracılığı ile yapmış oldukları faaliyetlerin amacı, gelecekte ABD tarafından kurulmak istenen sözde birleşik büyük kürdistan&#8217;ın kuruluşu sonrası limanlarda belirleyici rolü oynamaktır. 

Sözde kürdistan devleti&#8217;nin limanı gözüyle bakılan Mersin limanları sözde kürdistan&#8217;ın ithalat ve ihracatı&#8217;nın yapılacağı limanlar olarak Türk düşmanı Barzani ve Talabani tarafından düşünüldüğü için Mersin iline kendilerince önem vermekteler. 

Mersin ticaret sahasının kürtler lehine el değiştirmesi bariz bir şekilde, Türk soylu yerli Mersin ahalisinin hayat damarlarının kesilmesi anlamını taşıdığı gibi, burada hedeflenen yerli Mersin toplumunun diğer illere zorla kovulması anlamını da ifade etmektedir.

Amaçlanan sonuç, Mersinli Türk soylu bireylerin zaman sürecinde izole edilerek konumlarını etkisiz hale getirerek, Mersin ilinde kürtlerin her alanda tam hakimiyetini tesis etmektir

Mersin ilinde gayri meşru işler Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranına ulaşmış mafya olarak tabir edilen kürt suç örgütleri, Türk ırkı mensuplarını zor durumda bırakmakta onların hayat alanlarını her gün daraltmaktalar. 

BOP projesinin ülke içindeki işbirlikçisi konumunda olan AKP ve ona bağlı Mersin emniyeti kürt suç örgütlerine adeta dokunulmazlık sağlayarak bu suç örgütlerinin dağıtılması konusunda hiç bir uygulamada bulunmadığı gibi tek bir kürt bile işlediği suçlardan tutuklanmamakta, bazı emniyet mensupları tarafından tutuklanan kürt suçlular ise aynı gün ellerini kollarını sallayarak emniyetten rahatlıkla çıkabilmektedir.

Bu konuyla ilgili üstü kapalı söyleyeceklerimizi, Türk soylular anlama kabiliyetinde olduğu için konuyu bu eksende değerlendireceğim.

Atalarımızın bir tabiri var &#8216;çivi, çiviyi söker&#8217;.

İstanbul&#8217;un işgal edildiği günlerde, İstanbul'a dönen Ulu Başbuğ Atatürk düşman zırhlılarını Dolmabahçe önünde gördüğünde, &#8220;Geldikleri gibi gidecekler..&#8221; ifadesini kullanmıştır.

Türk düşmanları hangi yolla ve yöntemle püskürtülmüş ise, aynı yol ve yöntemlerle Mersin&#8217;in yerel milli güçleriyle, gayri meşru işleri icra eden kürt mafyasına karşı mücadele edilmelidir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı, Mersin ilinde yürütülen bütün faaliyetlerin ve sinsi uygulamaların boşa çıkarılması için gereken bütün adımları atmakta, gelecekte Mersin ilinde büyük isyan dalgasının çıkması durumunda ise düşmana ağır darbeler indirmek için hazırlıklarımız büyük ölçüde tamamlanmış durumda ve milis kuvvetlerimizin oranı gerekli sayıya ulaşma aşamasındadır.

Mersin ilini gelecekte olası bir isyan dalgasına karşı korumak ve savunmak için yoğun bir çalışma yürütmekteyiz. 

Mersin ili emperyalist güçlere karşı Türk direnişinin sergileneceği ana merkezlerden biri olduğu için faaliyetlerimizi aralıksız olarak sürdürmekteyiz.

Mersin ili ile ilgili yürüttüğümüz yaptığımız çalışmalara değinmenin, yanlış olacağı düşüncesi ile detaylara inmeden yüzeysel olarak bazı konulara değinmekteyiz.

Yürüttüğümüz faaliyetleri, çalışmaları ve Mersin ili ile ilgili stratejimizi açıklamamız durumunda, emperyalist güçler, dış gizli servisler ve ülke içinde onlara hizmet eden AKP gibi yapıların bize karşı önlem stratejilerini devreye sokmalarına sebebiyet vermemek için bu konuyla ilgili sözümü burada noktalıyorum.

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak Mersin ilinde dağınık halde bir anlamda savrulmuş olan Türklük şuur ve bilinci içinde hareket etmeye çalışan bütün Türk soylu milli güç unsurlarının bir yapı altında örgütlü mücadele yürütebilmesi için mevcut yasalara uygun bir yapılanmayı kurma niyetindeyiz.

Türk İntikam Birliği Teşkilatı bir yer altı örgütlenmesi olduğu için, TİBT&#8217;ten bağımsız yerel yapılanmalara, kitlesel mücadelenin sürdürülebilmesi için ihtiyaç var. 

Fiili kürt istilası diğer bir tabirle kürt işgali altında kalan Mersin ilini kurtarmak milli bir görev niteliği taşımaktadır. Emperyalist güçlerin Mersin üzerinde sergiledikleri ve adım adım uyguladıkları bu yıkım projesine karşı topyekün bir milli direnişin, yerel milis kuvvetlerle yürütülmesi zaruridir. 

Bu bağlamda yasal zeminler üzerinde farklı bir ad altında teşkilatlanmak, Mersin ili üzerinde planları olan işgalcilerin Mersin&#8217;i, &#8216;kolay yutulan lokma&#8217; olarak algıladıkları düşünceleri, alt üst edeceğimize olan inancım tamdır.

Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;ni önlemeye yönelik Türk Milleti&#8217;nin önümüzdeki seçimlerde bütün bu gelişen hadiseleri göz önünde tutarak varlık ve yokluk savaşında doğru yönde sandıkta kanuni haklarını sonuna kadar kullanarak vatandaşlık görevlerini büyük bir sorumluluk içinde yerine getirmelerini beklemekteyiz!

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak düşüncemiz siyasetin taviz verme sanatı olduğudur. Kutsal Türk Devleti&#8217;nin, Türkçü fikriyata sahip olan bir Genelkurmay başkanı tarafından tek elden en az 20 yıl kadar yönetilmesini, bu zaman zarfında, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün başlattığı ve yarım kalan Türk devrimi&#8217;nin tamamlanması, eğitim sistemimizin yeniden Türkçü fikriyat temelinde reforme edilmesi gerekmektedir. 

Milli şuur sahibi nesillerin tek bilek tek yumruk halinde Türk&#8217;e özgü şuurlu duruşun gerçekleşmediği bir demokrasi bize göre hastalıklı bir demokrasidir. 

Bu bağlamda Türkiye içinde yer alan istisnasız bütün partiler, Türkçü fikriyat temelinde kurulmuş olan Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Türkçü fikriyat temelinde savunma ve geliştirme eğiliminde olmadılar. 

Lakin, günümüz koşullarında, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni ortadan kaldıracak eğilimlerin çeşitli dış güdümlü partiler tarafından sergilendiğini görmekteyiz. Bu açıdan konu değerlendirildiğinde, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni ortadan kaldıracak adımları atan şer güçlere ve ülke içinde siyasal sistemde yer alan maşa partilerin bu amaçlarını engellemek için, bu partilerin karşısında tavır alan partilere destek vermek ülke koşulları değerlendirildiğinde zorunluluk arz etmektedir.

Bu bağlamda Türk soylulara oy verme konusunda söyleyeceğimiz şudur. Oy kullanmamaları halinde, boşa giden oylar Türk düşmanı partilerin hanesine yazılmaktadır. Türk soyluların bu noktada bize göre yapması gereken, kötülerin iyisi mantığı ile AKP,MHP,DP,TP haricinde kalan ve sosyalist eğilimleri bünyesinde barındırmayan, MHP, BBP gibi milliyetçiliği sulandırarak içini boşaltan partiler haricinde, milliyetçi fikriyata eğilimleri olan bir parti var ise buna yönelmeleridir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak hiçbir siyasal partiyi desteklemediğimiz için parti adı vermiyoruz. Türk soylular seçim sandığı önüne geldiğinde doğru kararı verecektir. 

Son olarak yüce Türk Milleti&#8217;nin bütün sorumlu bireylerine ve özellikle Mersinli Türk soylulara söyleyeceğimiz şudur: gelecekte BOP kapsamında Mersin ilinde büyük isyan dalgalarının gerçekleşmesi kuvvetle muhtemeldir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak, Mersin&#8217;de isyan dalgalarını kürtler eli ile yürürlüğe koyacak olan emperyalist güçlere ve yerli işbirlikçilerine karşı dünya tarihinde görülmemiş bir şiddetle karşılık vereceğiz.

Nihai hesaplaşma günü geldiğinde, Türk toprakları üzerinde emelleri olan şer güçler mutlak yenilgiye uğratılacaktır. 

Her karış toprağında binlerce kefensiz yatan şehitlerimize, savaşçı Atalarımıza layık Türk soylular olarak, son nefesimizi ve son damla kanımızın kurumasına kadar savaşacağız!

Mersin ilinin asli unsuru Türk soylulara çağrımız o güne kadar, Mersin ilini kürtler'e karşı bütün imkanlarınızla savunmaya devam ederek, geriden gelen nesilleri var olan tehlikelere ve işgalci konumunda olan kürtler'e karşı duyarlı hale getirerek, düşmanlarımızın kimler olduğunu genç beyinlere kazımanızdır.

Bu bir varlık ve yokluk mücadelesidir, genç nesilleri bu şuur ve duyarlılıkta yetiştirme azmini göstermez iseniz, bunun bedellerini ağır kayıplarla soylu Türk milleti ödeyecektir. 

Zafer mutlak, Ya İstiklal, Ya Ölüm! diyerek savaşanların olacaktır!

Savaşan Atsız

TİBT - TÜRK İNTİKAM BİRLİĞİ TEŞKİLATI

09-06-2010
 
KAYNAK:

http://tibt.comli.com/tibt_nin_buyuk_ort..._raporu_1/

RAPOR KAYNAĞINDAN ALINTIDIR....]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Senerden Muthis iddaa</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1567</link>
			<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 17:59:38 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1567</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Emine Erdoğan'ın başörtüsüyle GATA'ya alındığını iddia etti.

Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Başkan'ın eşi Emine Erdoğan'ın başörtüsüyle GATA'ya alındığını ileri sürdü. Şener, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'la yapılan telefon görüşmesinin ardından Emine Erdoğan'ın askeri hastaneye girdiğini iddia etti.

Şener, üniversiteye girişte uygulanan katsayı uygulamasıyla ilgili de hükümeti gerekli yasal düzenlemeyi yapmamak ve Danıştay ile YÖK'ü karşı karşı getirmekle suçladı.

Antalya'da bulunan Abdüllatif Şener gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin ilginç iddialarda bulunan Şener, Emine Erdoğan'ın Gülhane Askeri Tıp Akademisi(GATA)'ne alınmamasıyla ilgili ilginç bir açıklamada bulundu.

Şener, "Ankara'nın da tartışmadığı yeni bir şey söyleyeceğim. Benim hatırladığım kadarıyla, Başbakan'ın eşinin GATA'yı ziyareti sırasında kendisine bir engel çıkartıldığı doğrudur. Fakat daha sonra telefon görüşmeleri neticesinde, bildiğim kadarıyla Emine hanım başörtüsüyle GATA'ya girmiştir." dedi.

"Başbakanın eşi Nejat Uygur'u da ziyaret etti mi?" diye sorulması üzenine Şener, "Bir telefon görüşmesiyle GATA'ya başörtüsüyle girdiğini ve ziyaretini yaptığını biliyorum ben." cevabını verdi.

Şener, bir gazetecinin "Telefon görüşmesini kiminle yapmıştı bilginiz var mı?" şeklindeki sorusunu "Bu bilgiler doğrudan değil, o dönem dolaylı aldığım bilgilerdi. O sırada Genelkurmay Başkanı ile yapılan telefon konuşması sırasında 'Elbette tabii ki ziyaret etmesi lazımdır. Ben gerekli talimatı veririm' dediği ve böylece ziyaret ettiğiyle ilgili bir bilgiye sahibim ben." dedi.

"BAŞBAKAN BİRİNCİ SAFHAYI ANLATIYOR"

Başbakanın niçin öyle bir konuşma yapmış olacağının sorulmasını üzerine Şener söze şöyle devam etti: "Meclis'teki tartışmalarda dikkat ederseniz, 'kapıdan içeri alınmadı' kısmında kaldı tartışmalar. Sonraki safhalarda neler olduğuyla ilgili bir açıklama olmadı. Başbakan, birinci safhayı anlatıyor. İkinci safhayı anlatmıyor."

Türkiye Partisi lideri, Danıştay'ın üniversiteye girişteki katsayı uygulamasıyla ilgili son düzenlemeyi iptal ettiğinin hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi:

"Bu katsayı konusu bir gerginlik alanı haline dönüşmüştür. Türkiye'nin önemli sorunları vardır. Problemleri vardır ve hiç bir konunun bir gergilik, atışma konusu haline dönüşmemesi gerekmektedir. Burada temel eksiklik ve yanlışlık, hükümetin üzerine düşen yasal ve idari bazı düzenlemeleri yapmadan konuyu YÖK üzerinden halletmeye kalkmış olmasıdır. Üzerine düşeni yapmayan siyasal iktidar, YÖK ile Danıştay'ı karşı karşıya bırakmıştır. Üst üste iki iptal ve yürütmeyi durdurma kararı ortaya çıkmıştır. Üniversite sınavına girecek tüm gençlerimiz de süreci ilgiyle, merakla izlemektedir. Böyle bir noktaya gelmiş olmasından dolayı ben de üzüntü duymaktayım. Ancak şunu söyleyebilirim, prensip olarak ben aynı sınava giren öğrencilerin, aynı cevaplarla farklı puanlara tabi tutulmasının, gençlerimizin enerjisini doğru değerlendirmek olarak nitelendirileceğini düşünmüyorum. Dolayısıyla okullar itibarıyla farklı katsayıların çok sağlıklı bir yöntem, usul olduğunu söyleyemem. Fakat bizde eğitim baştan sona gözden geçirilmeli."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Emine Erdoğan'ın başörtüsüyle GATA'ya alındığını iddia etti.

Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Başkan'ın eşi Emine Erdoğan'ın başörtüsüyle GATA'ya alındığını ileri sürdü. Şener, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'la yapılan telefon görüşmesinin ardından Emine Erdoğan'ın askeri hastaneye girdiğini iddia etti.

Şener, üniversiteye girişte uygulanan katsayı uygulamasıyla ilgili de hükümeti gerekli yasal düzenlemeyi yapmamak ve Danıştay ile YÖK'ü karşı karşı getirmekle suçladı.

Antalya'da bulunan Abdüllatif Şener gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin ilginç iddialarda bulunan Şener, Emine Erdoğan'ın Gülhane Askeri Tıp Akademisi(GATA)'ne alınmamasıyla ilgili ilginç bir açıklamada bulundu.

Şener, "Ankara'nın da tartışmadığı yeni bir şey söyleyeceğim. Benim hatırladığım kadarıyla, Başbakan'ın eşinin GATA'yı ziyareti sırasında kendisine bir engel çıkartıldığı doğrudur. Fakat daha sonra telefon görüşmeleri neticesinde, bildiğim kadarıyla Emine hanım başörtüsüyle GATA'ya girmiştir." dedi.

"Başbakanın eşi Nejat Uygur'u da ziyaret etti mi?" diye sorulması üzenine Şener, "Bir telefon görüşmesiyle GATA'ya başörtüsüyle girdiğini ve ziyaretini yaptığını biliyorum ben." cevabını verdi.

Şener, bir gazetecinin "Telefon görüşmesini kiminle yapmıştı bilginiz var mı?" şeklindeki sorusunu "Bu bilgiler doğrudan değil, o dönem dolaylı aldığım bilgilerdi. O sırada Genelkurmay Başkanı ile yapılan telefon konuşması sırasında 'Elbette tabii ki ziyaret etmesi lazımdır. Ben gerekli talimatı veririm' dediği ve böylece ziyaret ettiğiyle ilgili bir bilgiye sahibim ben." dedi.

"BAŞBAKAN BİRİNCİ SAFHAYI ANLATIYOR"

Başbakanın niçin öyle bir konuşma yapmış olacağının sorulmasını üzerine Şener söze şöyle devam etti: "Meclis'teki tartışmalarda dikkat ederseniz, 'kapıdan içeri alınmadı' kısmında kaldı tartışmalar. Sonraki safhalarda neler olduğuyla ilgili bir açıklama olmadı. Başbakan, birinci safhayı anlatıyor. İkinci safhayı anlatmıyor."

Türkiye Partisi lideri, Danıştay'ın üniversiteye girişteki katsayı uygulamasıyla ilgili son düzenlemeyi iptal ettiğinin hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi:

"Bu katsayı konusu bir gerginlik alanı haline dönüşmüştür. Türkiye'nin önemli sorunları vardır. Problemleri vardır ve hiç bir konunun bir gergilik, atışma konusu haline dönüşmemesi gerekmektedir. Burada temel eksiklik ve yanlışlık, hükümetin üzerine düşen yasal ve idari bazı düzenlemeleri yapmadan konuyu YÖK üzerinden halletmeye kalkmış olmasıdır. Üzerine düşeni yapmayan siyasal iktidar, YÖK ile Danıştay'ı karşı karşıya bırakmıştır. Üst üste iki iptal ve yürütmeyi durdurma kararı ortaya çıkmıştır. Üniversite sınavına girecek tüm gençlerimiz de süreci ilgiyle, merakla izlemektedir. Böyle bir noktaya gelmiş olmasından dolayı ben de üzüntü duymaktayım. Ancak şunu söyleyebilirim, prensip olarak ben aynı sınava giren öğrencilerin, aynı cevaplarla farklı puanlara tabi tutulmasının, gençlerimizin enerjisini doğru değerlendirmek olarak nitelendirileceğini düşünmüyorum. Dolayısıyla okullar itibarıyla farklı katsayıların çok sağlıklı bir yöntem, usul olduğunu söyleyemem. Fakat bizde eğitim baştan sona gözden geçirilmeli."]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Türkçü Direniş Hareketi TİBT'in Türkçü Yol haritası</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1496</link>
			<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 20:45:49 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1496</guid>
			<description><![CDATA[Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın Türkçü Yol Haritası

Üstün Türk Irkı&#8217;nın son kalesi olarak adlandırdığım Kutsal Türk Devleti&#8217;ne ve üstün Türk Irkı&#8217;na karşı gelişen bütün tehlikeleri bertaraf etmek üzere yola çıkmış olan Türkçü direnişçileriz. Kutsal Türk Devleti&#8217;ni düşman unsur olarak gördüğümüz yabancı kanlılardan arındırmak başlıca hedeflerimizden biridir. 

Ulu Başbuğ Atatürk, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Irk&#8217;a dayalı Türkçü bir fikriyatta kurmuştur. Şanlı Tarihimiz de yer alan Gök Türk devleti sonrası üstün ırkımızın adını taşıyan ikinci devlet Türkiye Cumhuriyeti&#8217;dir. Türkiye adının Ulu Başbuğ Atatürk tarafından devletimize verilmesi, Türk Irkı&#8217;na ait olan bir devletin kurulduğunu acun&#8217;a ilan etmenin bir göstergesiydi. 

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün o dönem gerçekleştirdiği girişimler mercek altına alındığında Türkçü soycu düşüncenin somut uygulamalarının yüzlercesine rastlanmaktadır. Bu uygulamaların bir kaçını ele aldığımızda, talimatı ile bastırılan bozkurt motifli 5 ve 10 liraların basılması, pullara Kürşad Ata ve yol gösteren bozkurt motiflerinin işlenmesi, çıkarılan yerli ilk Türk sigaranın adının ve dış kapak görüntüsünün Bozkurt oluşu bir anlamda Kutsal Türk Devleti&#8217;nin hangi kuruluş felsefesi ile yoğrulduğunun adeta göstergeleri olmuştur.  &#8216;Türk Irkından olmayan Askeri mekteplere giremez&#8217; ve &#8216;Hayattaki yegane üstünlüğüm Türk doğmaktır&#8217; diyen Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün bu sözleri kurulan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin temel felsefesinin ana hatlarını oluşturmaktadır. 

Bu yapı Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra, İsmet İnönü tarafından karşı bir devrim başlatılarak, Türk Irkı Türkçü düşünceden uzaklaştırıldı. Ulu Başbuğ Atatürk döneminde yer alan Türkçü uygulamalar terk edilerek devletin bütün birimlerine Türk kanı taşımayanlar getirilerek adeta devletin kuruluş felsefesine tamir edilmesi güçleşen ağır bir darbe indirilmiştir.

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Türkçülük temellerinde kurduğu yapıyı yok etmek için çalışan İsmet İnönü&#8217;ye karşı tavır alan ve Türkçü düşünceyi, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra savunan Nihal Atsız Ata&#8217;mız bu yıkıma karşı duyarsız kalmayarak ömrünün sonuna kadar Türkçü bir Direniş sergileyerek Türkçü düşüncenin günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. Türkçü düşüncenin kitleselleşmesi için mücadele yürüten Nihal Atsız Ata&#8217;mız bu uğurda ağır bedeller ödemiş zindanlara atılmıştır.  

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün başlattığı ve Nihal Atsız Ata&#8217;nın ölümüne kadar devam ettirdiği hareket Türkçülüğü anlayışını yeniden Türk coğrafyalarında hakim kılmak, Türk ırkı&#8217;nı sonsuzluğa ulaştırmak için Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nı 1999 yılının aralık ayında iç Anadolu bölgesinin Aksaray ilinde, Türkçü düşünceye baş koymuş dava arkadaşlarımla birlikte kurdum.

Kısaca özetlemek gerekirse hareketimizin ideolojik bakış açısı, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu ve Nihal Atsız Ata&#8217;mızın devam ettirdiği Türkçü düşüncedir.

Türk İntikam Birliği Teşkilatı, Kuva-i milliye ruhunun günümüzde yeniden canlanmasıdır. Türkiye&#8217;nin içinde bulunduğu şartlar yapılanmamızın yer altı örgütlenmesi olarak sürdürülmesini zorunlu kılmaktadır. Teşkilatımız bünyesinde yer alan bütün Türkçülerin kendilerine özgü kod adları vardır. Bu bağlamda Savaşan Atsız adı kod adımdır. İç dünyamı yansıtan, savaşçı bir yapıya sahip olduğumdan ve Türk düşmanlarına karşı acıma hissiyatımın olmayışından dolayı dava arkadaşlarımca da bu adın bana özgü bir ad oluşu belirtilmiştir. 

Üstün Türk ırkı için ömrümün sonuna kadar mücadelemi dava arkadaşlarımla birlikte sürdüreceğim. Bu kutlu dava uğrunda ölmek, bizim için bir şeref madalyası olacaktır. 

Türk Irkı&#8217;nı sonsuzluğa ulaştıracak yegane düşüncenin silahlı mücadeleden geçtiği kanısındayız. Dünya tarihi incelendiğinde milletler arası çatışmaların hakim olduğu, bütün milletlerin kendi toplumunu dünya&#8217;nın hakimi kılmak için yoğun bir savaşın yürütüldüğü alenen gözükmektedir. Bu bağlamda, var olan milletler arası mücadele de Türk Irkı&#8217;nın tek çıkar yolu, safını sağlam tutarak her türlü ve her alanda silahlı direniş sergilemek zorundadır. 

Milletler arası mücadele askeri boyutta dünya&#8217;nın yıkılışına kadar sürecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;nın makalelerinde belirttiği gibi &#8216;Dünya bir savaş alanıdır, ülküler kanla fedakarlıkla kahramanlıkla beslenir. Din arabın hukuk sizin harb Türkündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa, Türk eri de öyle gider kanlı savaşa&#8217;. Nihal Atsız Ata&#8217;nın açılımını yaptığı gibi Türk Irkı&#8217;nın tek çıkış yolu savaştır. Yasal platformlarda Türkçü fikriyatın sağlıklı gelişmesi ve devlet yönetiminde etkin olmasının önündeki başlıca engeller ortadadır. 

Osmanlı devletinden artık olarak devletimiz içinde kalan yabancı kanlılar ve diğer etnik unsurlardır. Düşmanlarımız bertaraf edilmeden, Türkçü bir devrimin gerçekleşmesi mümkün değildir.  

Bu bağlamda öncelikli düşman sıralamamızda yer alan ülke sınırlarımız içinde geçici ve istenmeyen konuk konumunda olan bütün kürtlerin yok edilmesi gerekmektedir. 

Türk düşmanlarını yok etmenin yolu, silahlı bir direnişin Türk Irkı mensupları tarafından gerçekleştirilmesi ile mümkün kılınacaktır. Türkçü silahlı mücadele yöntemini seçmemizin diğer nedeni ise geleceği doğru analiz ederek, ülkemiz de yıllar sonra gelişecek olumsuzlukları şimdiden görmemizdir. 

Eğer, Kutsal Türk Devleti milli hassasiyeti olmayan Türkçü düşünceden uzak yöneticiler tarafından yönetilmeye devam ederse, 2040 ve 2050 yıllarında Türkiye&#8217;yi ve Türklüğü çok büyük tehlikeler beklemektedir. Ülkemizin demografik yapısı, Türk Irkı&#8217;nın aleyhine gelişmektedir. 

Düşman unsur kürtler bu hızla üremelerine devam ettiklerinde 2040 ve 2050 yıllarına gelindiğinde, Türk Irkı ile kürt nüfus oranı eşit bir konuma gelecektir. Bu noktada kürtler sözde bağımsız devlet olma yolunda bir iç savaş çıkaracaktır. 

Geçmişten günümüze 38 isyan çıkardıkları gibi yeni bir isyan dalgası, Türkiye&#8217;yi gelecekte bekleyen tehlikedir. O şartlarda bile yüce Türk Irkı mutlaka zaferle noktalanacak olan ikinci bir kurtuluş savaşı verecektir. Fakat ikinci kurtuluş savaşı diye adlandırdığım o süreçlerde, Türk Irkı çok ağır kayıplar vererek zaferi elde edecektir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak, gelecekte verilecek olan bu ağır kayıpları en aza indirmenin tek yolunun, şimdiden bütün kürtlere yönelik topyekün imha hareketinin milletimiz tarafından başlatılmasının, ırkımızın bekası için gerekli oluşuna inanıyoruz. TİBT olarak silahlı mücadeleyi bu yüzden kurtuluşumuz için tek çıkar yol olarak görmekteyiz. 

TİBT / Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın, kamuoyunda TİT Türk İntikam Tugayı olarak bilinen oluşumla herhangi bir organik bağı yoktur. TİB Türk İntikam Birliği ideolojik açıdan Türkçü Turancı Atatürkçü bir yapılanmadır. 

Türk İntikam Birliği'ne bağlı Türk soylu Türkçü direnişçiler on bin yıllık bir köklü ideolojinin temsilcileridir. TİT gibi oluşumların ise hiç bir ideolojik temeli yoktur, her döneme göre renk değiştiren farklı ideolojilerin toplumu manipüle etmek için kullandığı içi boş temelsiz yapılanmalardır. 

TİB ile TİT arasındaki temel farklardan bir diğeri, TİB Türk'e düşman olan toplulukların topyekün imha edilmesini Türklüğün sonsuzluğa doğru ilerlemesini sağlayacağına yürekten inananların oluşturduğu yenilmez bir ordudur. TİT ise uyruğu belli olmayan şahıslar tarafından zaman zaman ad olarak kullanılan, emperyalist güçlerin bazı bireylere gerçekleştirdikleri eylemleri gizlemek için kullanılan bir örgüt adından öteye geçmemektedir. 

Türk İntikam Birliği, Yüce Türk Milletinin derinliklerinden bir volkan gibi fışkıran, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını ilelebet yaşatacak olan, yenilmez, dağıtılamaz, bitirilemez, yasalar üstü, Türk Irkı'nın gizli gönüllüler ordusudur. 

Gücümüzü kutsal Türk Devleti'ni kuran asil Türk Irkı'ndan alıyoruz. Türk İntikam Birliği yurdun dört bir tarafında yer altı örgütlenmelerini tamamlamış durumdadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı gönüllülerin fedakarlıkları sayesinde dünyanın her bölgesinde operasyonel anlamda seçkin kadroya ve üçüncü dünya harbinin patlak vermesi durumunda bile kutsal Türk Devleti'ni yaşatmak için kullanabileceğimiz silah, mühimmat ve maddiyata sahip durumdayız. 

Bugüne kadar Türkiye içi ve dışı Türk düşmanlarına yönelik gerçekleştirdiğimiz bir çok eylemlerimiz oldu. Irak&#8217;ın kuzeyi Şengal de gerçekleştirdiğimiz bombalama eylemimize tanık olan bizzat gözlemleyen Irak Türkmen Cephesi&#8217;ne bağlı soydaşlarımız bulunmaktadır. Eyleme tanıklık eden Türkmen soydaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye sokup, ortaya somut delil sunma adına afişe etme niyetinde olmadık. Şengal&#8217;i şeçmemizin nedeni, büyük çapta bir bombalı eylem neticesinde bölgede Türkmen soydaşlarımızın bu saldırıdan etkilenmemesi amacı güdülmüştür. Şengal demografik yapı itibariyle zamanla tamamen kürtleştirilmiş bir bölgedir. Bu doğrultuda düşman kitlenin bertaraf edilmesi için bu tür bir eylemi gerçekleştirdik. 

Demografik yapının karışık olduğu illerde nokta operasyonları gerçekleştirmekteyiz. 

TİBT Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda savunma refleksinden doğan milli güç unsurudur. TİBT&#8217;i doğuran nedenlerin temeline inildiğinde Kuva-i Milliye&#8217;nin kuruluş nedeni ve gelişmesiyle birebir örtüşen bir yapılanmadır. TİBT kuruluşundan günümüze Türk Irkı&#8217;nın ve kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını tehdit eden bütün unsurlara karşı sayısız eylemler gerçekleştirmiştir. 

Türk Irkı&#8217;nın bekası için gerçekleştirdiğimiz eylemlerin büyük çoğunluğu basına haklı olarak yansıtılmamıştır. Çünkü TİBT&#8217;in diğer örgütlerden farkı, gerçekleştirdiği eylemleri basın ve yayına afişe olmak için değil Türk Irkı&#8217;nın geleceği için gerçekleştirmiş olmasıdır. Bizim için önemli olan husus karşılık beklemeden bu asil Irk&#8217;a hizmettir.

Türk İntikam Birliği'ne bağlı, militan bazında Türkiye içi ve dışında toplam 3800 civarında Türk soylu direnişçi etkin durumda ve konumda kutsal Türk devletini yaşatmak için Türkçü mücadeleyi aralıksız olarak sürdürmektedir. Türkiye içinde 36 ilde örgütlü kadrolarımız var. Yurt içi ve yurt dışı birimlerimizin bize aktardığı verileri incelediğimizde 150 binin üzerinde sempatizanımız bulunmaktadır. 

Türkiye&#8217;de hiçbir siyasi parti ile ortak noktamız yoktur. Milliyetçi kisvesine bürünmüş başta MHP, BBP ve benzeri özde şeriatçı sözde milliyetçi geçinen siyasal hareketlerin devletin temel felsefesinden uzak hareket ettiği, milliyetçi söylemler ardına gizlenerek Atatürkçü düşüncenin diğer tabirle Türkçü düşüncenin içini boşaltarak bu kutsal ülküye oy kaygısı uğruna büyük zararlar verdiler ve halen tahribatları sürmektedir. 

Türkçü düşüncenin kitleselleşemeyişinin önündeki en büyük engel MHP ve BBP gibi emperyalist güçlerin güdümünde olan dış destekli siyasal hareketlerdir. Diğer partilerin adını anmaya gerek duymuyoruz çünkü tamamı dıştan gelme Türkçülük dışı ideolojilerin pençesine düşen partilerdir. Tamamı Türk düşüncesinin aleyhine çalışmaktadır. 

Büyük Türkçü Nihal Atsız Ata&#8217;mızın belirttiği gibi &#8216;Siyaset taviz verme sanatıdır. Türkçülüğün tavizi olmaz&#8216;.  Türkçü düşünce siyaset üstüdür. Türkçüler olarak Kutsal Türk Devletinin, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından tek elden yönetilmesi taraftarıyız. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;na bağlı, Seyyar konumda olan bir birimimiz Irak&#8217;ın Kuzeyinde Türkmenleri örgütlemek için gönderildi ve faal konumdadır. Şengal&#8217;de gerçekleştirdiğimiz eylem sonrası bu birim gönderilmiştir. Bu birim halen o bölgede hazır konumda bekletilmektedir. Türkmenlere karşı, Irak kürtleri tarafından bir katliam veya saldırı karşısında devreye sokulacak olan birimdir.  

Güney Azerbaycan toprakları üzerinde kurulan, İran adlı kukla devlet içinde yaşayan 40 milyon Güney Azerbaycan Türk&#8217;ü bulunmaktadır. Bu soydaşlarımızın ezici çoğunluğu bağımsız bir Güney Azerbaycan devleti için ellerindeki imkanlarla mücadele yürütmektedir. Bağımsızlık yanlısı Güney Azerbaycan Türklerinin kurduğu örgütlerle birebir temas halindeyiz. 

Nihai amacımız, Türkçü düşüncenin bütün Türk coğrafyalarını sarması ve her alanda Türkçü düşüncenin hakim kılınması, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin yönetmesinin sağlanması. Bütün Türk yurtlarının yabancı kanlılardan arındırılmasını sağlayarak Türk yurtlarının tek çatı altında toplanması,  bu eksende Türk Natosu&#8217;nun inşası diğer bir tabirle Turan Ordusu&#8217;nun kurulmasıyla başta Amerika, Rusya, Çin olmak üzere bu ülkelere karşı Askeri güç kullanımı ile bu ülkelerin dizginlenmesiyle Türk Irkı&#8217;nın dünya hakimiyetini tesis etmektir. 

Uzun yılları kapsayan bu süreçler başarıya ulaştırıldığında, şartlar oluştuğunda devlet yönetiminin Türkçülere devredilmesinin sağlanmasıdır. Bir sonraki aşama da Türkçüler, Nihal Atsız Ata&#8217;mızın 9 ilkesinde yer alan Şuurlu demokrasiye geçişi tesis edebilecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;mızın şuurlu demokrasiden kastı, sadece Türk Irkı&#8217;nın var olduğu bir devlet yapısında, Türklerin kendi aralarında icra edeceği bir demokrasidir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın simgesi, kırmızı zemin üzerinde siyah renkli kurt başı ve kurt başının içinde tek etrafında 8 yıldız bulunmaktadır. 9 yıldız Nihal Atsız Ata&#8217;mızın 9 ilkesini temsil etmektedir. 

1- Türkçüyüz 
2. Arınmış Türkçeciyiz 
3. Yasacıyız. 
4. Toplumcuyuz. 
5. Milli gelenekçiyiz. 
6. Şuurlu demokrasiye taraftarız. 
7. Ahlakçıyız. 
8. Bilimciyiz. 
9. Teknikçiyiz

Bu ilkelerimiz, üstün Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda milli kalkınma programıdır.

Türk tarihi iyi incelendiğinde istisnasız bütün toplulukların, Türklüğün varlığını ortadan kaldırmak için yaptıkları yüzlerce ihanetlere rastlanır. Şu an etkisiz konumda olan, Türk nüfusuna oranla düşük konumda olan toplulukların gelecekte Türklüğe ihanet etmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Öncelikli iç düşman sıralamamızda olan kürtlerin nüfus oranına diğer toplulukların erişmesi durumunda ihanetler zincirinin uzayacağına hiç şüphe yoktur. Bu sebeple, ölmek ve öldürmek bizim için şeref Türk harici herkez vurulacak hedef!

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ömrü boyunca savunduğu ülkü Türkçülüktür. &#8216;&#8217;Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır.&#8217;&#8217; Diyen Ulu Ata&#8217;nın öz düşüncelerini layıkıyla savunan Türkçüler, gerçek Atatürkçülerin bizzat ta kendisidir. 

"Kanını taşıyandan başkasına inanma!" Diyen Ulu Başbuğ Atatürk, Türkçü duruşunu cihan&#8217;a haykırmıştır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu Türkçü Turancı fikriyat dışına çıkan Atatürkçülüğü saptıran ve Kemalist düşünce adı altında sosyalizmi veya diğer dıştan gelme Türk&#8217;ün özüne ters düşünce akımlarını savunanların tamamı Ulu Ata&#8217;ya ihanet içerisindeler. Türkçü, Turancı, Atatürkçü düşünce ehliyetsiz kişilere gruplara bırakılmayacak kadar kutsaldır bizim için. 

Atatürkçü düşünceyi temsil edecek yegane kitle Türkçülerdir. Türkçüler, Türk Irkı&#8217;na karşı yapılmak isteyen her sömürüye karşıdır. Bu bağlamda biz Türkçüler anti emperyalistiz. Anti emperyalistlik sadece kuru kuru ABD karşıtlığı değildir. Bizler ABD emperyalizmine karşı baş kaldırdığımız gibi Rus Emperyalizmine, Çin Emperyalizmine kökü ve uzantısı nerden gelirse gelsin her türlü emperyalist baskıya ve kıskaca karşıyız. 

Bizler için Türk ırkçılığı şerefli ve onurlu olmanın gereğidir. Hitler olarak adlanan Türk düşmanı geçmişte Türklerin üstün ırk kavramı ile yola çıkma ve devlet kurma düşüncesini taklit etmeye çalıştı. Lakin bunda başarılı olamamıştır. Çünkü Hitler, Türk Irkçılarının çakma bir kopyasıdır. 

Türk Irkçılığı asil ve adaletlidir. Hitlerin savunduğu üstün Alman Irkı ve Irkçılığı düşüncesi ile asil ve adaletli olan Türk Irkçılığı mukayese bile edilemez. Nedenini kısa ve öz olarak belirtmek gerekirse, Alman ırkçılığı alman ırkından olmayan bütün ırkları yok etme esasına dayalıdır. Üstün Türk Irkı düşüncesi ve Türk ırkçılığı, sadece Türk&#8217;e düşman olan ırklara karşı ırkçı olmayı gerektirir. Türk Irkçılığını şerefli, asil ve adaletli yapanda budur. Günümüz çağında bütün toplumlar Türk&#8217;e düşmansa, bütün düşmanlara karşı savaşmak Türk&#8217;ün asli görevlerinden biridir.  

Türkçüler var olduğu sürece, Türk topraklarında hesapları olanlar mutlak bir yenilgiye uğratılacaktır. Türk Irkı, her karış toprağında binlerce kefensiz yatan şehitlerimize, savaşçı Atalarımıza layık bir soylu olarak son nefesini verene kadar savaşacaktır! Nihal Atsız Ata&#8217;mızın belirttiği gibi &#8216;Türk&#8217;e kefen biçenin ölümü korkunç olur&#8217;. 

Türk Silahlı Kuvvetleri dışında kalan, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabe&#8217;de vurguladığı bütün olgular bir bir gerçekleşmiştir. Türkiye ve Türk Irkı dört bir koldan örtülü işgal süreci içindedir. 

TSK hariç, bütün kurumlarımız yabancı kanlılarca, işgal altındadır. Bütün kurumlarımızda emperyalist güçlerin yerli uzantıları kadrolaşmalarını tamamlamış, Kutsal Türk Devleti&#8217;nin temelleri oyulmakta yapı sallanma aşamasına doğru sürüklenmektedir. 

Tek bir çözüm var, askeri darbe! Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin sağlıklı bir darbe yapabilmesi için, Türk Milleti&#8217;nin desteğini arkasına alması gerekmektedir. Bu bağlamda Türk Irkı&#8217;nın atması gereken önemli hayati adımlar ve alması gereken kararlar var. Düşman ortada, bütün kürtlere yönelik silahlı saldırıların, yoğun bir şekilde yağmur misali ardı ardına yapılması, her görülen kürdün sokakta vurulması sonucunda kontrollü iç savaş Türk Irkı&#8217;nın lehine tetiklenmiş olacaktır. 

Bu sayede Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin darbe yapması için uygun zemin yaratılır. Türk Milleti&#8217;nin desteğiyle sağlıklı bir darbenin gerçekleştirilmesi, ülke genelinde sıkı yönetimin ilan edilmesiyle sonuçlanan bir dizi önlemlerde beraberinde gelir. TSK&#8217;nın ülke yönetimini ele alması, Türk Irkı&#8217;nı ve son kalemiz olan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin öze dönüş hareketini kuruluş felsefesi doğrultusunda sağlamasını için TSK&#8217;ya fırsat tanınmış olur. 

Kutsal Türk Devleti çok hassas dönemlerden geçmekte, yakın bir gelecekte Türk düşmanlarının emperyalist güçlerin desteği ile başlatacağı isyan dalgaları ile karşı karşıya kalacağız. Bize karşı başlatılan yıkım projesi olan BOP ekseninde Türkiye savaşa doğru sürüklenmektedir. İsyan provaları yer yer Türkiye&#8217;de kürtler eli ile yapılmaktadır. Bu provaların amacı toplumun nabzını tutmak ne yönde nasıl bir tepki vereceğini ölçmek ve kendilerince bir dizi önlemler geliştirmek için yapılmaktadır. 

Sevr&#8217;i yeniden canlandırmak isteyen Emperyalist güçler fırsat kollamaktadır. Gelecekte kürtler eli ile çıkaracakları bu savaş dağlarda değil bizzat şehir merkezlerimizde olacaktır.

Türk Irkı artık bir karar vermek zorundadır. Kutsal Türk Devleti toplumun gözü önünde şer güçler ve işbirlikçiler tarafından adım adım çökertilmektedir. Ya savaşarak bu süreci geri püskürterek var olacağız, ya da yok oluşu ve devletin çöküşünü eli kolu bağlı bir tutsak gibi izleyeceğiz!

Türkçüler olarak biz bu süreçte Ya İstiklal, Ya Ölüm!  Diyerek son nefesimizi verene kadar savaşacağız!

Türkçü direniş hareketi &#8216;TİBT&#8217; engellenemez!
 
TİBT genel başkanı: Savaşan Atsız

TİBT / Türk İntikam Birliği Teşkilatı

Kaynak: TİBT yayın organından alıntıdır&#8230;

--ALINTIDIR--]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın Türkçü Yol Haritası

Üstün Türk Irkı&#8217;nın son kalesi olarak adlandırdığım Kutsal Türk Devleti&#8217;ne ve üstün Türk Irkı&#8217;na karşı gelişen bütün tehlikeleri bertaraf etmek üzere yola çıkmış olan Türkçü direnişçileriz. Kutsal Türk Devleti&#8217;ni düşman unsur olarak gördüğümüz yabancı kanlılardan arındırmak başlıca hedeflerimizden biridir. 

Ulu Başbuğ Atatürk, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Irk&#8217;a dayalı Türkçü bir fikriyatta kurmuştur. Şanlı Tarihimiz de yer alan Gök Türk devleti sonrası üstün ırkımızın adını taşıyan ikinci devlet Türkiye Cumhuriyeti&#8217;dir. Türkiye adının Ulu Başbuğ Atatürk tarafından devletimize verilmesi, Türk Irkı&#8217;na ait olan bir devletin kurulduğunu acun&#8217;a ilan etmenin bir göstergesiydi. 

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün o dönem gerçekleştirdiği girişimler mercek altına alındığında Türkçü soycu düşüncenin somut uygulamalarının yüzlercesine rastlanmaktadır. Bu uygulamaların bir kaçını ele aldığımızda, talimatı ile bastırılan bozkurt motifli 5 ve 10 liraların basılması, pullara Kürşad Ata ve yol gösteren bozkurt motiflerinin işlenmesi, çıkarılan yerli ilk Türk sigaranın adının ve dış kapak görüntüsünün Bozkurt oluşu bir anlamda Kutsal Türk Devleti&#8217;nin hangi kuruluş felsefesi ile yoğrulduğunun adeta göstergeleri olmuştur.  &#8216;Türk Irkından olmayan Askeri mekteplere giremez&#8217; ve &#8216;Hayattaki yegane üstünlüğüm Türk doğmaktır&#8217; diyen Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün bu sözleri kurulan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin temel felsefesinin ana hatlarını oluşturmaktadır. 

Bu yapı Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra, İsmet İnönü tarafından karşı bir devrim başlatılarak, Türk Irkı Türkçü düşünceden uzaklaştırıldı. Ulu Başbuğ Atatürk döneminde yer alan Türkçü uygulamalar terk edilerek devletin bütün birimlerine Türk kanı taşımayanlar getirilerek adeta devletin kuruluş felsefesine tamir edilmesi güçleşen ağır bir darbe indirilmiştir.

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Türkçülük temellerinde kurduğu yapıyı yok etmek için çalışan İsmet İnönü&#8217;ye karşı tavır alan ve Türkçü düşünceyi, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra savunan Nihal Atsız Ata&#8217;mız bu yıkıma karşı duyarsız kalmayarak ömrünün sonuna kadar Türkçü bir Direniş sergileyerek Türkçü düşüncenin günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. Türkçü düşüncenin kitleselleşmesi için mücadele yürüten Nihal Atsız Ata&#8217;mız bu uğurda ağır bedeller ödemiş zindanlara atılmıştır.  

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün başlattığı ve Nihal Atsız Ata&#8217;nın ölümüne kadar devam ettirdiği hareket Türkçülüğü anlayışını yeniden Türk coğrafyalarında hakim kılmak, Türk ırkı&#8217;nı sonsuzluğa ulaştırmak için Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nı 1999 yılının aralık ayında iç Anadolu bölgesinin Aksaray ilinde, Türkçü düşünceye baş koymuş dava arkadaşlarımla birlikte kurdum.

Kısaca özetlemek gerekirse hareketimizin ideolojik bakış açısı, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu ve Nihal Atsız Ata&#8217;mızın devam ettirdiği Türkçü düşüncedir.

Türk İntikam Birliği Teşkilatı, Kuva-i milliye ruhunun günümüzde yeniden canlanmasıdır. Türkiye&#8217;nin içinde bulunduğu şartlar yapılanmamızın yer altı örgütlenmesi olarak sürdürülmesini zorunlu kılmaktadır. Teşkilatımız bünyesinde yer alan bütün Türkçülerin kendilerine özgü kod adları vardır. Bu bağlamda Savaşan Atsız adı kod adımdır. İç dünyamı yansıtan, savaşçı bir yapıya sahip olduğumdan ve Türk düşmanlarına karşı acıma hissiyatımın olmayışından dolayı dava arkadaşlarımca da bu adın bana özgü bir ad oluşu belirtilmiştir. 

Üstün Türk ırkı için ömrümün sonuna kadar mücadelemi dava arkadaşlarımla birlikte sürdüreceğim. Bu kutlu dava uğrunda ölmek, bizim için bir şeref madalyası olacaktır. 

Türk Irkı&#8217;nı sonsuzluğa ulaştıracak yegane düşüncenin silahlı mücadeleden geçtiği kanısındayız. Dünya tarihi incelendiğinde milletler arası çatışmaların hakim olduğu, bütün milletlerin kendi toplumunu dünya&#8217;nın hakimi kılmak için yoğun bir savaşın yürütüldüğü alenen gözükmektedir. Bu bağlamda, var olan milletler arası mücadele de Türk Irkı&#8217;nın tek çıkar yolu, safını sağlam tutarak her türlü ve her alanda silahlı direniş sergilemek zorundadır. 

Milletler arası mücadele askeri boyutta dünya&#8217;nın yıkılışına kadar sürecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;nın makalelerinde belirttiği gibi &#8216;Dünya bir savaş alanıdır, ülküler kanla fedakarlıkla kahramanlıkla beslenir. Din arabın hukuk sizin harb Türkündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa, Türk eri de öyle gider kanlı savaşa&#8217;. Nihal Atsız Ata&#8217;nın açılımını yaptığı gibi Türk Irkı&#8217;nın tek çıkış yolu savaştır. Yasal platformlarda Türkçü fikriyatın sağlıklı gelişmesi ve devlet yönetiminde etkin olmasının önündeki başlıca engeller ortadadır. 

Osmanlı devletinden artık olarak devletimiz içinde kalan yabancı kanlılar ve diğer etnik unsurlardır. Düşmanlarımız bertaraf edilmeden, Türkçü bir devrimin gerçekleşmesi mümkün değildir.  

Bu bağlamda öncelikli düşman sıralamamızda yer alan ülke sınırlarımız içinde geçici ve istenmeyen konuk konumunda olan bütün kürtlerin yok edilmesi gerekmektedir. 

Türk düşmanlarını yok etmenin yolu, silahlı bir direnişin Türk Irkı mensupları tarafından gerçekleştirilmesi ile mümkün kılınacaktır. Türkçü silahlı mücadele yöntemini seçmemizin diğer nedeni ise geleceği doğru analiz ederek, ülkemiz de yıllar sonra gelişecek olumsuzlukları şimdiden görmemizdir. 

Eğer, Kutsal Türk Devleti milli hassasiyeti olmayan Türkçü düşünceden uzak yöneticiler tarafından yönetilmeye devam ederse, 2040 ve 2050 yıllarında Türkiye&#8217;yi ve Türklüğü çok büyük tehlikeler beklemektedir. Ülkemizin demografik yapısı, Türk Irkı&#8217;nın aleyhine gelişmektedir. 

Düşman unsur kürtler bu hızla üremelerine devam ettiklerinde 2040 ve 2050 yıllarına gelindiğinde, Türk Irkı ile kürt nüfus oranı eşit bir konuma gelecektir. Bu noktada kürtler sözde bağımsız devlet olma yolunda bir iç savaş çıkaracaktır. 

Geçmişten günümüze 38 isyan çıkardıkları gibi yeni bir isyan dalgası, Türkiye&#8217;yi gelecekte bekleyen tehlikedir. O şartlarda bile yüce Türk Irkı mutlaka zaferle noktalanacak olan ikinci bir kurtuluş savaşı verecektir. Fakat ikinci kurtuluş savaşı diye adlandırdığım o süreçlerde, Türk Irkı çok ağır kayıplar vererek zaferi elde edecektir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak, gelecekte verilecek olan bu ağır kayıpları en aza indirmenin tek yolunun, şimdiden bütün kürtlere yönelik topyekün imha hareketinin milletimiz tarafından başlatılmasının, ırkımızın bekası için gerekli oluşuna inanıyoruz. TİBT olarak silahlı mücadeleyi bu yüzden kurtuluşumuz için tek çıkar yol olarak görmekteyiz. 

TİBT / Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın, kamuoyunda TİT Türk İntikam Tugayı olarak bilinen oluşumla herhangi bir organik bağı yoktur. TİB Türk İntikam Birliği ideolojik açıdan Türkçü Turancı Atatürkçü bir yapılanmadır. 

Türk İntikam Birliği'ne bağlı Türk soylu Türkçü direnişçiler on bin yıllık bir köklü ideolojinin temsilcileridir. TİT gibi oluşumların ise hiç bir ideolojik temeli yoktur, her döneme göre renk değiştiren farklı ideolojilerin toplumu manipüle etmek için kullandığı içi boş temelsiz yapılanmalardır. 

TİB ile TİT arasındaki temel farklardan bir diğeri, TİB Türk'e düşman olan toplulukların topyekün imha edilmesini Türklüğün sonsuzluğa doğru ilerlemesini sağlayacağına yürekten inananların oluşturduğu yenilmez bir ordudur. TİT ise uyruğu belli olmayan şahıslar tarafından zaman zaman ad olarak kullanılan, emperyalist güçlerin bazı bireylere gerçekleştirdikleri eylemleri gizlemek için kullanılan bir örgüt adından öteye geçmemektedir. 

Türk İntikam Birliği, Yüce Türk Milletinin derinliklerinden bir volkan gibi fışkıran, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını ilelebet yaşatacak olan, yenilmez, dağıtılamaz, bitirilemez, yasalar üstü, Türk Irkı'nın gizli gönüllüler ordusudur. 

Gücümüzü kutsal Türk Devleti'ni kuran asil Türk Irkı'ndan alıyoruz. Türk İntikam Birliği yurdun dört bir tarafında yer altı örgütlenmelerini tamamlamış durumdadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı gönüllülerin fedakarlıkları sayesinde dünyanın her bölgesinde operasyonel anlamda seçkin kadroya ve üçüncü dünya harbinin patlak vermesi durumunda bile kutsal Türk Devleti'ni yaşatmak için kullanabileceğimiz silah, mühimmat ve maddiyata sahip durumdayız. 

Bugüne kadar Türkiye içi ve dışı Türk düşmanlarına yönelik gerçekleştirdiğimiz bir çok eylemlerimiz oldu. Irak&#8217;ın kuzeyi Şengal de gerçekleştirdiğimiz bombalama eylemimize tanık olan bizzat gözlemleyen Irak Türkmen Cephesi&#8217;ne bağlı soydaşlarımız bulunmaktadır. Eyleme tanıklık eden Türkmen soydaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye sokup, ortaya somut delil sunma adına afişe etme niyetinde olmadık. Şengal&#8217;i şeçmemizin nedeni, büyük çapta bir bombalı eylem neticesinde bölgede Türkmen soydaşlarımızın bu saldırıdan etkilenmemesi amacı güdülmüştür. Şengal demografik yapı itibariyle zamanla tamamen kürtleştirilmiş bir bölgedir. Bu doğrultuda düşman kitlenin bertaraf edilmesi için bu tür bir eylemi gerçekleştirdik. 

Demografik yapının karışık olduğu illerde nokta operasyonları gerçekleştirmekteyiz. 

TİBT Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda savunma refleksinden doğan milli güç unsurudur. TİBT&#8217;i doğuran nedenlerin temeline inildiğinde Kuva-i Milliye&#8217;nin kuruluş nedeni ve gelişmesiyle birebir örtüşen bir yapılanmadır. TİBT kuruluşundan günümüze Türk Irkı&#8217;nın ve kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını tehdit eden bütün unsurlara karşı sayısız eylemler gerçekleştirmiştir. 

Türk Irkı&#8217;nın bekası için gerçekleştirdiğimiz eylemlerin büyük çoğunluğu basına haklı olarak yansıtılmamıştır. Çünkü TİBT&#8217;in diğer örgütlerden farkı, gerçekleştirdiği eylemleri basın ve yayına afişe olmak için değil Türk Irkı&#8217;nın geleceği için gerçekleştirmiş olmasıdır. Bizim için önemli olan husus karşılık beklemeden bu asil Irk&#8217;a hizmettir.

Türk İntikam Birliği'ne bağlı, militan bazında Türkiye içi ve dışında toplam 3800 civarında Türk soylu direnişçi etkin durumda ve konumda kutsal Türk devletini yaşatmak için Türkçü mücadeleyi aralıksız olarak sürdürmektedir. Türkiye içinde 36 ilde örgütlü kadrolarımız var. Yurt içi ve yurt dışı birimlerimizin bize aktardığı verileri incelediğimizde 150 binin üzerinde sempatizanımız bulunmaktadır. 

Türkiye&#8217;de hiçbir siyasi parti ile ortak noktamız yoktur. Milliyetçi kisvesine bürünmüş başta MHP, BBP ve benzeri özde şeriatçı sözde milliyetçi geçinen siyasal hareketlerin devletin temel felsefesinden uzak hareket ettiği, milliyetçi söylemler ardına gizlenerek Atatürkçü düşüncenin diğer tabirle Türkçü düşüncenin içini boşaltarak bu kutsal ülküye oy kaygısı uğruna büyük zararlar verdiler ve halen tahribatları sürmektedir. 

Türkçü düşüncenin kitleselleşemeyişinin önündeki en büyük engel MHP ve BBP gibi emperyalist güçlerin güdümünde olan dış destekli siyasal hareketlerdir. Diğer partilerin adını anmaya gerek duymuyoruz çünkü tamamı dıştan gelme Türkçülük dışı ideolojilerin pençesine düşen partilerdir. Tamamı Türk düşüncesinin aleyhine çalışmaktadır. 

Büyük Türkçü Nihal Atsız Ata&#8217;mızın belirttiği gibi &#8216;Siyaset taviz verme sanatıdır. Türkçülüğün tavizi olmaz&#8216;.  Türkçü düşünce siyaset üstüdür. Türkçüler olarak Kutsal Türk Devletinin, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından tek elden yönetilmesi taraftarıyız. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;na bağlı, Seyyar konumda olan bir birimimiz Irak&#8217;ın Kuzeyinde Türkmenleri örgütlemek için gönderildi ve faal konumdadır. Şengal&#8217;de gerçekleştirdiğimiz eylem sonrası bu birim gönderilmiştir. Bu birim halen o bölgede hazır konumda bekletilmektedir. Türkmenlere karşı, Irak kürtleri tarafından bir katliam veya saldırı karşısında devreye sokulacak olan birimdir.  

Güney Azerbaycan toprakları üzerinde kurulan, İran adlı kukla devlet içinde yaşayan 40 milyon Güney Azerbaycan Türk&#8217;ü bulunmaktadır. Bu soydaşlarımızın ezici çoğunluğu bağımsız bir Güney Azerbaycan devleti için ellerindeki imkanlarla mücadele yürütmektedir. Bağımsızlık yanlısı Güney Azerbaycan Türklerinin kurduğu örgütlerle birebir temas halindeyiz. 

Nihai amacımız, Türkçü düşüncenin bütün Türk coğrafyalarını sarması ve her alanda Türkçü düşüncenin hakim kılınması, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin yönetmesinin sağlanması. Bütün Türk yurtlarının yabancı kanlılardan arındırılmasını sağlayarak Türk yurtlarının tek çatı altında toplanması,  bu eksende Türk Natosu&#8217;nun inşası diğer bir tabirle Turan Ordusu&#8217;nun kurulmasıyla başta Amerika, Rusya, Çin olmak üzere bu ülkelere karşı Askeri güç kullanımı ile bu ülkelerin dizginlenmesiyle Türk Irkı&#8217;nın dünya hakimiyetini tesis etmektir. 

Uzun yılları kapsayan bu süreçler başarıya ulaştırıldığında, şartlar oluştuğunda devlet yönetiminin Türkçülere devredilmesinin sağlanmasıdır. Bir sonraki aşama da Türkçüler, Nihal Atsız Ata&#8217;mızın 9 ilkesinde yer alan Şuurlu demokrasiye geçişi tesis edebilecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;mızın şuurlu demokrasiden kastı, sadece Türk Irkı&#8217;nın var olduğu bir devlet yapısında, Türklerin kendi aralarında icra edeceği bir demokrasidir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın simgesi, kırmızı zemin üzerinde siyah renkli kurt başı ve kurt başının içinde tek etrafında 8 yıldız bulunmaktadır. 9 yıldız Nihal Atsız Ata&#8217;mızın 9 ilkesini temsil etmektedir. 

1- Türkçüyüz 
2. Arınmış Türkçeciyiz 
3. Yasacıyız. 
4. Toplumcuyuz. 
5. Milli gelenekçiyiz. 
6. Şuurlu demokrasiye taraftarız. 
7. Ahlakçıyız. 
8. Bilimciyiz. 
9. Teknikçiyiz

Bu ilkelerimiz, üstün Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda milli kalkınma programıdır.

Türk tarihi iyi incelendiğinde istisnasız bütün toplulukların, Türklüğün varlığını ortadan kaldırmak için yaptıkları yüzlerce ihanetlere rastlanır. Şu an etkisiz konumda olan, Türk nüfusuna oranla düşük konumda olan toplulukların gelecekte Türklüğe ihanet etmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Öncelikli iç düşman sıralamamızda olan kürtlerin nüfus oranına diğer toplulukların erişmesi durumunda ihanetler zincirinin uzayacağına hiç şüphe yoktur. Bu sebeple, ölmek ve öldürmek bizim için şeref Türk harici herkez vurulacak hedef!

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ömrü boyunca savunduğu ülkü Türkçülüktür. &#8216;&#8217;Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır.&#8217;&#8217; Diyen Ulu Ata&#8217;nın öz düşüncelerini layıkıyla savunan Türkçüler, gerçek Atatürkçülerin bizzat ta kendisidir. 

"Kanını taşıyandan başkasına inanma!" Diyen Ulu Başbuğ Atatürk, Türkçü duruşunu cihan&#8217;a haykırmıştır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu Türkçü Turancı fikriyat dışına çıkan Atatürkçülüğü saptıran ve Kemalist düşünce adı altında sosyalizmi veya diğer dıştan gelme Türk&#8217;ün özüne ters düşünce akımlarını savunanların tamamı Ulu Ata&#8217;ya ihanet içerisindeler. Türkçü, Turancı, Atatürkçü düşünce ehliyetsiz kişilere gruplara bırakılmayacak kadar kutsaldır bizim için. 

Atatürkçü düşünceyi temsil edecek yegane kitle Türkçülerdir. Türkçüler, Türk Irkı&#8217;na karşı yapılmak isteyen her sömürüye karşıdır. Bu bağlamda biz Türkçüler anti emperyalistiz. Anti emperyalistlik sadece kuru kuru ABD karşıtlığı değildir. Bizler ABD emperyalizmine karşı baş kaldırdığımız gibi Rus Emperyalizmine, Çin Emperyalizmine kökü ve uzantısı nerden gelirse gelsin her türlü emperyalist baskıya ve kıskaca karşıyız. 

Bizler için Türk ırkçılığı şerefli ve onurlu olmanın gereğidir. Hitler olarak adlanan Türk düşmanı geçmişte Türklerin üstün ırk kavramı ile yola çıkma ve devlet kurma düşüncesini taklit etmeye çalıştı. Lakin bunda başarılı olamamıştır. Çünkü Hitler, Türk Irkçılarının çakma bir kopyasıdır. 

Türk Irkçılığı asil ve adaletlidir. Hitlerin savunduğu üstün Alman Irkı ve Irkçılığı düşüncesi ile asil ve adaletli olan Türk Irkçılığı mukayese bile edilemez. Nedenini kısa ve öz olarak belirtmek gerekirse, Alman ırkçılığı alman ırkından olmayan bütün ırkları yok etme esasına dayalıdır. Üstün Türk Irkı düşüncesi ve Türk ırkçılığı, sadece Türk&#8217;e düşman olan ırklara karşı ırkçı olmayı gerektirir. Türk Irkçılığını şerefli, asil ve adaletli yapanda budur. Günümüz çağında bütün toplumlar Türk&#8217;e düşmansa, bütün düşmanlara karşı savaşmak Türk&#8217;ün asli görevlerinden biridir.  

Türkçüler var olduğu sürece, Türk topraklarında hesapları olanlar mutlak bir yenilgiye uğratılacaktır. Türk Irkı, her karış toprağında binlerce kefensiz yatan şehitlerimize, savaşçı Atalarımıza layık bir soylu olarak son nefesini verene kadar savaşacaktır! Nihal Atsız Ata&#8217;mızın belirttiği gibi &#8216;Türk&#8217;e kefen biçenin ölümü korkunç olur&#8217;. 

Türk Silahlı Kuvvetleri dışında kalan, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabe&#8217;de vurguladığı bütün olgular bir bir gerçekleşmiştir. Türkiye ve Türk Irkı dört bir koldan örtülü işgal süreci içindedir. 

TSK hariç, bütün kurumlarımız yabancı kanlılarca, işgal altındadır. Bütün kurumlarımızda emperyalist güçlerin yerli uzantıları kadrolaşmalarını tamamlamış, Kutsal Türk Devleti&#8217;nin temelleri oyulmakta yapı sallanma aşamasına doğru sürüklenmektedir. 

Tek bir çözüm var, askeri darbe! Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin sağlıklı bir darbe yapabilmesi için, Türk Milleti&#8217;nin desteğini arkasına alması gerekmektedir. Bu bağlamda Türk Irkı&#8217;nın atması gereken önemli hayati adımlar ve alması gereken kararlar var. Düşman ortada, bütün kürtlere yönelik silahlı saldırıların, yoğun bir şekilde yağmur misali ardı ardına yapılması, her görülen kürdün sokakta vurulması sonucunda kontrollü iç savaş Türk Irkı&#8217;nın lehine tetiklenmiş olacaktır. 

Bu sayede Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin darbe yapması için uygun zemin yaratılır. Türk Milleti&#8217;nin desteğiyle sağlıklı bir darbenin gerçekleştirilmesi, ülke genelinde sıkı yönetimin ilan edilmesiyle sonuçlanan bir dizi önlemlerde beraberinde gelir. TSK&#8217;nın ülke yönetimini ele alması, Türk Irkı&#8217;nı ve son kalemiz olan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin öze dönüş hareketini kuruluş felsefesi doğrultusunda sağlamasını için TSK&#8217;ya fırsat tanınmış olur. 

Kutsal Türk Devleti çok hassas dönemlerden geçmekte, yakın bir gelecekte Türk düşmanlarının emperyalist güçlerin desteği ile başlatacağı isyan dalgaları ile karşı karşıya kalacağız. Bize karşı başlatılan yıkım projesi olan BOP ekseninde Türkiye savaşa doğru sürüklenmektedir. İsyan provaları yer yer Türkiye&#8217;de kürtler eli ile yapılmaktadır. Bu provaların amacı toplumun nabzını tutmak ne yönde nasıl bir tepki vereceğini ölçmek ve kendilerince bir dizi önlemler geliştirmek için yapılmaktadır. 

Sevr&#8217;i yeniden canlandırmak isteyen Emperyalist güçler fırsat kollamaktadır. Gelecekte kürtler eli ile çıkaracakları bu savaş dağlarda değil bizzat şehir merkezlerimizde olacaktır.

Türk Irkı artık bir karar vermek zorundadır. Kutsal Türk Devleti toplumun gözü önünde şer güçler ve işbirlikçiler tarafından adım adım çökertilmektedir. Ya savaşarak bu süreci geri püskürterek var olacağız, ya da yok oluşu ve devletin çöküşünü eli kolu bağlı bir tutsak gibi izleyeceğiz!

Türkçüler olarak biz bu süreçte Ya İstiklal, Ya Ölüm!  Diyerek son nefesimizi verene kadar savaşacağız!

Türkçü direniş hareketi &#8216;TİBT&#8217; engellenemez!
 
TİBT genel başkanı: Savaşan Atsız

TİBT / Türk İntikam Birliği Teşkilatı

Kaynak: TİBT yayın organından alıntıdır&#8230;

--ALINTIDIR--]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>TİBT Lideri Savaşan Atsız'la Gazeteci-yazar Miktat Algül'ün Röportajı</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1495</link>
			<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 12:27:09 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1495</guid>
			<description><![CDATA[Türk İntikam Birliği Teşkilatı Lideri Savaşan Atsız&#8217;la  Gazeteci-yazar Miktat Algül&#8217;ün Röportajı

Haber Çizgisi gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Miktat Algül son dönemlerde Milletvekili ve akademisyenlere yönelik tehtid mektuplarıyla gündeme gelen Türk İntikam Birliği Teşkilatının komutanı ve önderi olduğunu savunan Savaşan Atsızla aşağıdaki röportajı yapmıştır. Amacımız; Ne birilerini övmek nede yermektir. Bu röportaj gazetecilik kimliğiyle siz okurlarımızı bilgilendirmek için yaptığımızı da söylemek durumundayız. İlginç ve düşündüren röportajı keyifle okuyacağınıza inanıyoruz. Ayrıca başarılı gazetecilik çalışmalarına imza atmasına alıştığımız Genel Yayın Yönetmenimiz Miktat Algül'ün de bu başarısı Türk okurlarını şaşırtmadığını biliyoruz.

Miktat Algül;TİBT örgütü ne zaman  hangi ideolojik perspektifle kuruldu?

Savaşan Atsız;Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nı 1999 yılının aralık ayında iç Anadolu bölgesinin Aksaray ilinde, Türkçü düşünceye baş koymuş dava arkadaşlarımla birlikte kurdum. 

Üstün Türk Irkı&#8217;nın son kalesi olarak adlandırdığım Kutsal Türk Devleti&#8217;ne ve üstün Türk Irkı&#8217;na karşı gelişen bütün tehlikeleri bertaraf etmek üzere yola çıkmış olan Türkçü direnişçileriz. Kutsal Türk Devleti&#8217;ni düşman unsur olarak gördüğümüz yabancı kanlılardan arındırmak başlıca hedeflerimizden biridir. 

Ulu Başbuğ Atatürk, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Irk&#8217;a dayalı Türkçü bir fikriyatta kurmuştur. Şanlı Tarihimiz de yer alan Gök Türk devleti sonrası üstün ırkımızın adını taşıyan ikinci devlet Türkiye Cumhuriyeti&#8217;dir. Türkiye adının Ulu Başbuğ Atatürk tarafından devletimize verilmesi, Türk Irkı&#8217;na ait olan bir devletin kurulduğunu acun&#8217;a ilan etmenin bir göstergesiydi. 

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün o dönem gerçekleştirdiği girişimler mercek altına alındığında Türkçü soycu düşüncenin somut uygulamalarının yüzlercesine rastlanmaktadır. Bu uygulamaların bir kaçını ele aldığımızda, talimatı ile bastırılan bozkurt motifli 5 ve 10 liraların basılması, pullara Kürşad Ata ve yol gösteren bozkurt motiflerinin işlenmesi, çıkarılan yerli ilk Türk sigaranın adının ve dış kapak görüntüsünün Bozkurt oluşu bir anlamda Kutsal Türk Devleti&#8217;nin hangi kuruluş felsefesi ile yoğrulduğunun adeta göstergeleri olmuştur.  &#8216;Türk Irkından olmayan Askeri mekteplere giremez&#8217; ve &#8216;Hayattaki yegane üstünlüğüm Türk doğmaktır&#8217; diyen Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün bu sözleri kurulan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin temel felsefesinin ana hatlarını oluşturmaktadır. 

Bu yapı Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra, İsmet İnönü tarafından karşı bir devrim başlatılarak, Türk Irkı Türkçü düşünceden uzaklaştırıldı. Ulu Başbuğ Atatürk döneminde yer alan Türkçü uygulamalar terk edilerek devletin bütün birimlerine Türk kanı taşımayanlar getirilerek adeta devletin kuruluş felsefesine tamir edilmesi güçleşen ağır bir darbe indirilmiştir.

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Türkçülük temellerinde kurduğu yapıyı yok etmek için çalışan İsmet İnönü&#8217;ye karşı tavır alan ve Türkçü düşünceyi, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra savunan Nihal Atsız Ata&#8217;mız bu yıkıma karşı duyarsız kalmayarak ömrünün sonuna kadar Türkçü bir Direniş sergileyerek Türkçü düşüncenin günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. Türkçü düşüncenin kitleselleşmesi için mücadele yürüten Nihal Atsız Ata&#8217;mız bu uğurda ağır bedeller ödemiş zindanlara atılmıştır.  

Kısaca özetlemek gerekirse hareketimizin ideolojik bakış açısı, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu ve Nihal Atsız Ata&#8217;mızın devam ettirdiği Türkçü düşüncedir.

Türk İntikam Birliği Teşkilatı, Kuva-i milliye ruhunun günümüzde yeniden canlanmasıdır. Türkiye&#8217;nin içinde bulunduğu şartlar yapılanmamızın yer altı örgütlenmesi olarak sürdürülmesini zorunlu kılmaktadır. Teşkilatımız bünyesinde yer alan bütün Türkçülerin kendilerine özgü kod adları vardır. Bu bağlamda Savaşan Atsız adı kod adımdır. İç dünyamı yansıtan, savaşçı bir yapıya sahip olduğumdan ve Türk düşmanlarına karşı acıma hissiyatımın olmayışından dolayı dava arkadaşlarımca da bu adın bana özgü bir ad oluşu belirtilmiştir. Üstün Türk ırkı için ömrümün sonuna kadar bu adla mücadelemi dava arkadaşlarımla birlikte sürdüreceğim. Bu kutlu dava uğrunda ölmek, bizim için bir şeref madalyası olacaktır. 

Miktat Algül;TİT&#8217;le bağlantınız varmı? Yoksa, TİT&#8217;ten farkınız ne?

Savaşan Atsız;TİBT / Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın, kamuoyunda TİT Türk İntikam Tugayı olarak bilinen oluşumla herhangi bir organik bağı yoktur. TİB Türk İntikam Birliği ideolojik açıdan Türkçü Turancı Atatürkçü bir yapılanmadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı Türk soylu Türkçü direnişçiler on bin yıllık bir köklü ideolojinin temsilcileridir. TİT gibi oluşumların ise hiç bir ideolojik temeli yoktur, her döneme göre renk değiştiren farklı ideolojilerin toplumu manipüle etmek için kullandığı içi boş temelsiz yapılanmalardır. TİB ile TİT arasındaki temel farklardan bir diğeri, TİB Türk'e düşman olan toplulukların topyekün imha edilmesini Türklüğün sonsuzluğa doğru ilerlemesini sağlayacağına yürekten inananların oluşturduğu yenilmez bir ordudur. TİT ise uyruğu belli olmayan şahıslar tarafından zaman zaman ad olarak kullanılan, emperyalist güçlerin bazı bireylere gerçekleştirdikleri eylemleri gizlemek için kullanılan bir örgüt adından öteye geçmemektedir. Türk İntikam Birliği, Yüce Türk Milletinin derinliklerinden bir volkan gibi fışkıran, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını ilelebet yaşatacak olan, yenilmez, dağıtılamaz, bitirilemez, yasalar üstü, Türk Irkı'nın gizli gönüllüler ordusudur. 

Miktat Algül;Neden silahlı mücadele yöntemini seçtiniz?

Savaşan Atsız;Türk Irkı&#8217;nı sonsuzluğa ulaştıracak yegane düşüncenin silahlı mücadeleden geçtiği kanısındayız. Dünya tarihi incelendiğinde milletler arası çatışmaların hakim olduğu, bütün milletlerin kendi toplumunu dünya&#8217;nın hakimi kılmak için yoğun bir savaşın yürütüldüğü alenen gözükmektedir. Bu bağlamda, var olan milletler arası mücadele de Türk Irkı&#8217;nın tek çıkar yolu, safını sağlam tutarak her türlü ve her alanda silahlı direniş sergilemek zorundadır. 

Milletler arası mücadele askeri boyutta dünya&#8217;nın yıkılışına kadar sürecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;nın makalelerinde belirttiği gibi &#8216;Dünya bir savaş alanıdır, ülküler kanla fedakarlıkla kahramanlıkla beslenir. Din arabın hukuk sizin harb Türkündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa, Türk eri de öyle gider kanlı savaşa&#8217;. Nihal Atsız Ata&#8217;nın açılımını yaptığı gibi Türk Irkı&#8217;nın tek çıkış yolu savaştır. Yasal platformlarda Türkçü fikriyatın sağlıklı gelişmesi ve devlet yönetiminde etkin olmasının önündeki başlıca engeller ortadadır. 

Osmanlı devletinden artık olarak devletimiz içinde kalan yabancı kanlılar ve diğer etnik unsurlardır. Düşmanlarımız bertaraf edilmeden, Türkçü bir devrimin gerçekleşmesi mümkün değildir.  

Bu bağlamda öncelikli düşman sıralamamızda yer alan ülke sınırlarımız içinde geçici ve istenmeyen konuk konumunda olan bütün kürtlerin yok edilmesi gerekmektedir. 

Türk düşmanlarını yok etmenin yolu, silahlı bir direnişin Türk Irkı mensupları tarafından gerçekleştirilmesi ile mümkün kılınacaktır. Türkçü silahlı mücadele yöntemini seçmemizin diğer nedeni ise geleceği doğru analiz ederek, ülkemiz de yıllar sonra gelişecek olumsuzlukları şimdiden görmemizdir. 

Eğer, Kutsal Türk Devleti milli hassasiyeti olmayan Türkçü düşünceden uzak yöneticiler tarafından yönetilmeye devam ederse, 2040 ve 2050 yıllarında Türkiye&#8217;yi ve Türklüğü çok büyük tehlikeler beklemektedir. Ülkemizin demografik yapısı, Türk Irkı&#8217;nın aleyhine gelişmektedir. Düşman unsur kürtler bu hızla üremelerine devam ettiklerinde 2040 ve 2050 yıllarına gelindiğinde, Türk Irkı ile kürt nüfus oranı eşit bir konuma gelecektir. Bu noktada kürtler sözde bağımsız devlet olma yolunda bir iç savaş çıkaracaktır. 

Geçmişten günümüze 38 isyan çıkardıkları gibi yeni bir isyan dalgası, Türkiye&#8217;yi gelecekte bekleyen tehlikedir. O şartlarda bile yüce Türk Irkı mutlaka zaferle noktalanacak olan ikinci bir kurtuluş savaşı verecektir. Fakat ikinci kurtuluş savaşı diye adlandırdığım o süreçlerde, Türk Irkı çok ağır kayıplar vererek zaferi elde edecektir. Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak, gelecekte verilecek olan bu ağır kayıpları en aza indirmenin tek yolunun, şimdiden bütün kürtlere yönelik topyekün imha hareketinin milletimiz tarafından başlatılmasının, ırkımızın bekası için gerekli oluşuna inanıyoruz. TİBT olarak silahlı mücadeleyi bu yüzden kurtuluşumuz için tek çıkar yol olarak görmekteyiz. 

Miktat Algül;Hiyerarşiniz nasıl. Somut eylemlilikleriniz varmı?

Savaşan Atsız;Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın komuta kademesinde yer alan dava arkadaşlarımızın her biri bir ilimizi temsilen yer almaktadır. İl temsilcisi, bağlı bulunduğu ilin yer altı birimlerinden sorumludur. 

Gücümüzü kutsal Türk Devleti'ni kuran asil Türk Irkı'ndan alıyoruz. Türk İntikam Birliği yurdun dört bir tarafında yer altı örgütlenmelerini tamamlamış durumdadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı gönüllülerin fedakarlıkları sayesinde dünyanın her bölgesinde operasyonel anlamda seçkin kadroya ve üçüncü dünya harbinin patlak vermesi durumunda bile kutsal Türk Devleti'ni yaşatmak için kullanabileceğimiz silah, mühimmat ve maddiyata sahip durumdayız. Bugüne kadar Türkiye içi ve dışı Türk düşmanlarına yönelik gerçekleştirdiğimiz bir çok eylemlerimiz oldu. Irak&#8217;ın kuzeyi Şengal de gerçekleştirdiğimiz bombalama eylemimize tanık olan bizzat gözlemleyen Irak Türkmen Cephesi&#8217;ne bağlı soydaşlarımız bulunmaktadır. Eyleme tanıklık eden Türkmen soydaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye sokup, ortaya somut delil sunma adına afişe etme niyetinde olmadık. Şengal&#8217;i şeçmemizin nedeni, büyük çapta bir bombalı eylem neticesinde bölgede Türkmen soydaşlarımızın bu saldırıdan etkilenmemesi amacı güdülmüştür. Şengal demografik yapı itibariyle zamanla tamamen kürtleştirilmiş bir bölgedir. Bu doğrultuda düşman kitlenin bertaraf edilmesi için bu tür bir eylemi gerçekleştirdik. Demografik yapının karışık olduğu illerde nokta operasyonları gerçekleştirmekteyiz. 

Miktat Algül:Bir sanal internet örgütümüsünüz, yoksa somut bir örgütlülüğünüz varmı? Varsa nerelerde örgütlüsünüz

Savaşan Atsız;TİBT Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda savunma refleksinden doğan milli güç unsurudur. TİBT&#8217;i doğuran nedenlerin temeline inildiğinde Kuva-i Milliye&#8217;nin kuruluş nedeni ve gelişmesiyle birebir örtüşen bir yapılanmadır. TİBT kuruluşundan günümüze Türk Irkı&#8217;nın ve kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını tehdit eden bütün unsurlara karşı sayısız eylemler gerçekleştirmiştir. 

Türk Irkı&#8217;nın bekası için gerçekleştirdiğimiz eylemlerin büyük çoğunluğu basına haklı olarak yansıtılmamıştır. Çünkü TİBT&#8217;in diğer örgütlerden farkı, gerçekleştirdiği eylemleri basın ve yayına afişe olmak için değil Türk Irkı&#8217;nın geleceği için gerçekleştirmiş olmasıdır. Bizim için önemli olan husus karşılık beklemeden bu asil Irk&#8217;a hizmettir.

Türk İntikam Birliği'ne bağlı, militan bazında Türkiye içi ve dışında toplam 3800 civarında Türk soylu direnişçi etkin durumda ve konumda kutsal Türk devletini yaşatmak için Türkçü mücadeleyi aralıksız olarak sürdürmektedir. Türkiye içinde 36 ilde örgütlü kadrolarımız var. Yurt içi ve yurt dışı birimlerimizin bize aktardığı verileri incelediğimizde 150 binin üzerinde sempatizanımız bulunmaktadır. 

Miktat Algül;Legal hangi siyasal parti size yakın?

Savaşan Atsız;Türkiye&#8217;de hiçbir siyasi parti ile ortak noktamız yoktur. Milliyetçi kisvesine bürünmüş başta MHP, BBP ve benzeri özde şeriatçı sözde milliyetçi geçinen siyasal hareketlerin devletin temel felsefesinden uzak hareket ettiği, milliyetçi söylemler ardına gizlenerek Atatürkçü düşüncenin diğer tabirle Türkçü düşüncenin içini boşaltarak bu kutsal ülküye oy kaygısı uğruna büyük zararlar verdiler ve halen tahribatları sürmektedir. 

Türkçü düşüncenin kitleselleşemeyişinin önündeki en büyük engel MHP ve BBP gibi emperyalist güçlerin güdümünde olan dış destekli siyasal hareketlerdir. Diğer partilerin adını anmaya gerek duymuyoruz çünkü tamamı dıştan gelme Türkçülük dışı ideolojilerin pençesine düşen partilerdir. Tamamı Türk düşüncesinin aleyhine çalışmaktadır. 

Büyük Türkçü Nihal Atsız Ata&#8217;mızın belirttiği gibi &#8216;Siyaset taviz verme sanatıdır. Türkçülüğün tavizi olmaz&#8216;.  Türkçü düşünce siyaset üstüdür. Türkçüler olarak Kutsal Türk Devletinin, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından tek elden yönetilmesi taraftarıyız.  Sormuş olduğunuz bir diğer soruda bu konuyla ilgili atılması gereken adımları detaylandıracağım.

Miktat Algül;Ortadoğuda örgütlenmeniz veya çalışmalarınız varmı?

Savaşan Atsız;Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;na bağlı, Seyyar konumda olan bir birimimiz Irak&#8217;ın Kuzeyinde Türkmenleri örgütlemek için gönderildi ve faal konumdadır. Şengal&#8217;de gerçekleştirdiğimiz eylem sonrası bu birim gönderilmiştir. Bu birim halen o bölgede hazır konumda bekletilmektedir. Türkmenlere karşı, Irak kürtleri tarafından bir katliam veya saldırı karşısında devreye sokulacak olan birimdir.  

Güney Azerbaycan toprakları üzerinde kurulan, İran adlı kukla devlet içinde yaşayan 40 milyon Güney Azerbaycan Türk&#8217;ü bulunmaktadır. Bu soydaşlarımızın ezici çoğunluğu bağımsız bir Güney Azerbaycan devleti için ellerindeki imkanlarla mücadele yürütmektedir. Bağımsızlık yanlısı Güney Azerbaycan Türklerinin kurduğu örgütlerle birebir temas halindeyiz. 

Miktat Algül;Neden basın yoluyla ölüm tehditlerini tercih ettiniz ? bundan sonra belirli isimler varmıdır tehdit edeceğiniz ?

Savaşan Atsız;Teşkilatımız tarafından kara listeye eklenmiş yani ölüm listesine girmiş imha edilmesi gereken öncelikli Türk düşmanlarını tehdit ettiğimiz doğrudur. Bir şahıs için en kolay ölüm farkına varmadan veya az acı çekerek bu dünyadan uzaklaşmaktır. Kara listede bulunan şahısların bu kadar kolay bir ölümü tatması bizim açımızdan uyun bir ölüm değildir. Tehdit edilen şahsın ölüm anına kadar eski bir tabirle diken üstü kalması yaşadığı son günlerde, Türk Irkı&#8217;na karşı yaptığı ihanetlerin muhasebesini yaparak son günlerine varana kadar rahat bir uyku çekip zevki sefa içinde yaşaması yerine, Nihal Atsız Ata&#8217;nın deyimiyle &#8216;Türk&#8217;e kefen biçenin ölümü korkunç olur&#8217; fikriyatını algılayıp manevi olarak acı içinde ölüme doğru yelken açması tercihimizdir.  Türk İntikam Birliği Teşkilatı sadece imha edilecek olan düşman unsurlara uyarı göndermektedir. Gelecekte Türk Irkı&#8217;na karşı saldırı içinde olanlar için imha kararı alındığında, imha sürecinden önce, imha edileceği açık ve net olarak belirtilecektir.   

Miktat Algül;TİBTnin  kullandığı logo ve benzeri bir takım sembolleri varmıdır?

Savaşan Atsız;Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın simgesi, kırmızı zemin üzerinde siyah renkli kurt başı ve kurt başının içinde tek etrafında 8 yıldız bulunmaktadır. 9 yıldız Nihal Atsız Ata&#8217;mızın 9 ilkesini temsil etmektedir. 

1- Türkçüyüz 

2. Arınmış Türkçeciyiz 

3. Yasacıyız. 

4. Toplumcuyuz. 

5. Milli gelenekçiyiz. 

6. Şuurlu demokrasiye taraftarız. 

7. Ahlakçıyız. 

8. Bilimciyiz. 

9. Teknikçiyiz

Bu ilkelerimiz, üstün Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda milli kalkınma programıdır.

Miktat Algül;TİBT nin temel amacı ne?İktidara gelmek varmıdır?

Savaşan Atsız;Nihai amacımız, Türkçü düşüncenin bütün Türk coğrafyalarını sarması ve her alanda Türkçü düşüncenin hakim kılınması, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin yönetmesinin sağlanması. Bütün Türk yurtlarının yabancı kanlılardan arındırılmasını sağlayarak Türk yurtlarının tek çatı altında toplanması,  bu eksende Türk Natosu&#8217;nun inşası diğer bir tabirle Turan Ordusu&#8217;nun kurulmasıyla başta Amerika, Rusya, Çin olmak üzere bu ülkelere karşı Askeri güç kullanımı ile bu ülkelerin dizginlenmesiyle Türk Irkı&#8217;nın dünya hakimiyetini tesis etmektir. 

Uzun yılları kapsayan bu süreçler başarıya ulaştırıldığında, şartlar oluştuğunda devlet yönetiminin Türkçülere devredilmesinin sağlanmasıdır. Bir sonraki aşama da Türkçüler, Nihal Atsız Ata&#8217;mızın 9 ilkesinde yer alan Şuurlu demokrasiye geçişi tesis edebilecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;mızın şuurlu demokrasiden kastı, sadece Türk Irkı&#8217;nın var olduğu bir devlet yapısında, Türklerin kendi aralarında icra edeceği bir demokrasidir. 

Miktat Algül;Türkler dışında yaşayan herkesi düşman kabul etmişsiniz internet sitenizde doğrumudur? Neden?

Savaşan Atsız;Türkiye adı üstünde Türklerin yurdu Türklerin vatanı anlamındadır. Türk tarihi iyi incelendiğinde istisnasız bütün toplulukların, Türklüğün varlığını ortadan kaldırmak için yaptıkları yüzlerce ihanetlere rastlanır. Şu an etkisiz konumda olan, Türk nüfusuna oranla düşük konumda olan toplulukların gelecekte Türklüğe ihanet etmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Öncelikli iç düşman sıralamamızda olan kürtlerin nüfus oranına diğer toplulukların erişmesi durumunda ihanetler zincirinin uzayacağına hiç şüphe yoktur. Bu sebeple, ölmek ve öldürmek bizim için şeref Türk harici herkes vurulacak hedef!

Miktat Algül;Silahlı mücadele eğitimini veriyor musunuz? Veriyorsanız kamplarınız varmı?

Savaşan Atsız;Türkiye&#8217;nin her bölgesinde Silahlı birliklerimiz vardır. Şu an sorunsuz bölgelerimizin birinde bulunan birliğimizin birisi Irak&#8217;ın Kuzeyine sevk edilmiştir. 1 silahlı birliğimiz Irak&#8217;ın Kuzeyinde 4 silahlı birliğimiz ise Türkiye&#8217;nin çeşitli bölgelerinde görevlerini icraa etmektedir. Türk İntikam Birliği'nin, iç Anadolu da (3) Seyyar (T.İ.B.T.K.K.) Türk İntikam Birliği Türkçü Komando Kampı, Karadeniz bolgesinde (2) Seyyar (T.İ.B.T.K.K.) Türk İntikam Birliği Türkçü Komando Kampı bulunmaktadır. Türk İntikam Birliği, kutsal Türk Devleti'ni ve Türklüğü ilelebet yaşatma, gelişen bütün tehlikelere karşı koruma gayesi içinde mücadelesini sürdürmektedir.  Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak geçmişten günümüze Türkçü kamplarımızda gerçekleştirilen eğitimler görsel kayıt sistemi ile kayıt altına alınmıştır. Bu görsel kayıtlar örgütümüzün gizli arşivinde korunmaktadır. Şu an ülkemizin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle bu görüntülerin medyaya yansımasının gereksiz olduğu inancını taşımaktayız. Bu bağlamda gelecekte görsel kayıtlarımızı doğru zamanda ve zeminde yayımlayacağız.

Miktat Algül;Anti emperyalistmisiniz, Kemalistmisiniz yoksa hitler anlayışlı bir ırkın üstünlüğüne dayanan nasyonal sosyalistmisiniz?

Savaşan Atsız;Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ömrü boyunca savunduğu ülkü Türkçülüktür. &#8216;&#8217;Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır.&#8217;&#8217; Diyen Ulu Ata&#8217;nın öz düşüncelerini layıkıyla savunan Türkçüler, gerçek Atatürkçülerin bizzat ta kendisidir. 

"Kanını taşıyandan başkasına inanma!" Diyen Ulu Başbuğ Atatürk, Türkçü duruşunu cihan&#8217;a haykırmıştır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu Türkçü Turancı fikriyat dışına çıkan Atatürkçülüğü saptıran ve Kemalist düşünce adı altında sosyalizmi veya diğer dıştan gelme Türk&#8217;ün özüne ters düşünce akımlarını savunanların tamamı Ulu Ata&#8217;ya ihanet içerisindeler. Türkçü, Turancı, Atatürkçü düşünce ehliyetsiz kişilere gruplara bırakılmayacak kadar kutsaldır bizim için. 

Atatürkçü düşünceyi temsil edecek yegane kitle Türkçülerdir. Türkçüler, Türk Irkı&#8217;na karşı yapılmak isteyen her sömürüye karşıdır. Bu bağlamda biz Türkçüler anti emperyalistiz. Anti emperyalistlik sadece kuru kuru ABD karşıtlığı değildir. Bizler ABD emperyalizmine karşı baş kaldırdığımız gibi Rus Emperyalizmine, Çin Emperyalizmine kökü ve uzantısı nerden gelirse gelsin her türlü emperyalist baskıya ve kıskaca karşıyız. 

Hitler olarak adlanan Türk düşmanı geçmişte Türklerin üstün ırk kavramı ile yola çıkma ve devlet kurma düşüncesini taklit etmeye çalıştı. Lakin bunda başarılı olamamıştır. Çünkü Hitler, Türk Irkçılarının çakma bir kopyasıdır. 

Türk Irkçılığı asil ve adaletlidir. Hitlerin savunduğu üstün Alman Irkı ve Irkçılığı düşüncesi ile asil ve adaletli olan Türk Irkçılığı mukayese bile edilemez. Nedenini kısa ve öz olarak belirtmek gerekirse, Alman ırkçılığı alman ırkından olmayan bütün ırkları yok etme esasına dayalıdır. Üstün Türk Irkı düşüncesi ve Türk ırkçılığı, sadece Türk&#8217;e düşman olan ırklara karşı ırkçı olmayı gerektirir. Türk Irkçılığını şerefli, asil ve adaletli yapanda budur. 

Miktat Algül;Ergenekon adında yapılan operasyona ve davaya bakışınız ne?

Savaşan Atsız;Bu konuyla ilgili 19-7-2008 tarihinde &#8216;Ergenekon Operasyonu Adı Altında TSK&#8217;ya Saldıranlara Açık Mektup&#8217; başlığı içeriğinde &#8216;Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Türk Irkı&#8217;nın iradesiyle var eden Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün yeniden hayat verdiği 2500 yıllık Türk Ordusu&#8217;na karşı yapılan saldırıları Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak şiddetle ve nefretle kınıyoruz&#8217; diyerek yayın organımızda yazdığım bildiride tepkimizi ortaya koymuştum. 

Konu açılmışken bazı noktalara da dikkat çekmeyi gerekli buluyorum. Ergenekon adı verilen bu operasyon düşman devlet ABD&#8217;nin Türkiye üzerinde AKP eli ile başlattığı bir operasyondur. Düşman devlet ABD,  AKP&#8217;yi milli güç unsurlarını tasfiye etmek için iktidara getirmiştir. AKP genel başkanı BOP projesinin eşbaşkanı olduğunu yer yer kendi söylemlerinde itiraf etmiştir. 

BOP projesinin merkezinde ise sözde 4 parçalı bir bağımsız kürdistan yer almaktadır. Türkiye&#8217;nin yıkım projesine karşı ülkede direnç gösterebilecek olan milli güç unsurlarının bir bölümü Ergenekon operasyonu adı altında tutuklanmıştır. Dalga Dalga gelişen tutuklamalar esnasında büyük bir psikolojik harb mütareke basını olarak adlandırdığımız kiralık kalemşörlerce adım adım yürütülmüştür. 

Tutuklananlar arasına, Türklükle yakından uzaktan alakası olmayan Türklüğü maske olarak kullanan Doğu perincek gibi kişilerinde dahil edilmesiyle, psikolojik harbin ikinci boyutuna geçilmiştir. İkinci boyutu sergilemelerinin amacı diğer tutuklanan eski ordu mensubu milli güç unsurlarını bu kişilerle aynı kare içine sokarak emekli ordu mensuplarını toplum gözünde düşürme hedeflenmiştir. 

Bu süreçleri takiben ABD tarafından BOP projesi ekseninde bir yığın dayatmalar halen sürmektedir. Sözde kürt ve ermeni açılımıda bu dayatmaların sadece bir kaçıdır. ABD, Akp eli ile BOP projesini adım adım sürdürmektedir. Bu dayatmalara karşı toplumu yönlendirecek milli güç unsurlarının ve kanaat önderlerinin büyük bölümü nerde. Büyük bölümü Silivri cezaevinde. İşte Ergenekon operasyonu ile amaçlanan buydu. Emperyalist dayatmalara karşı sessiz tepkisiz duyarsız bir kitle yığını halinde bekleyen, Türk milleti görüntüsüne büründü ülkemiz.

Çok vahim bir tablo ile karşı karşıyayız, ülkemiz fiili bir işgal yaşamasa bile örtülü bir işgal sürecinden geçmektedir. Dört bir kolda işgal örtülü olarak devam etmektedir. Bu örtülü işgali kırmak için bütün Türk soyluların direnmesi gerektiğini tekrar vurguluyorum. 

Emperyalist güçlerin dayatmalarına, baskılarına ve yerli işbirlikçilerine karşı, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Bursa Nutkunda belirttiği gibi elle taşla sopa ve silahla bütün var gücümüzle direnmek zorundayız. Kutsal Türk Devleti son kaledir. Bu kalenin surları delinirse yıkım kaçınılmaz olur.   

Miktat Algül;Yapılmak istenen Kürt ve Ermeni açılımına nasıl bakıyormusunuz?

Savaşan Atsız:Emperyalist güçlerin ve ülkemizdeki yerli işbirlikçilerinin gözden kaçırdıkları bir olgu var. Milli güç unsurlarının en güçlüsü ve Türk Irkı&#8217;nın sözcüleri olan Türkçüler&#8217;e rağmen atılacak her adım sakat doğmuş bir çocuğa benzer. Türk Irkı&#8217;nın gerçek temsilcileri olan Türkçülerin şiddetle reddettiği bu sözde açılımların başarıya ulaşma şansı yüzde bir bile değildir. 

Türkçü camia da yer alan bütün yapılanmalar, gruplar, oluşumlar bu yıkım projesine karşı son nefeslerine kadar direnişlerini sürdürecektir. Bu oyunların tamamı boşa çıkarılacaktır. 

Türkçü camia bünyesinde yer alan bütün Türkçüler, Türklüğün karşı karşıya kaldığı sorunları aşma kudretinde azminde ve kararlılığındadır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün belirttiği gibi, &#8216;Son Türk kalana kadar vatan müdafasına devam&#8217;, bütün Türkçülerin parolası budur.

Miktat Algül:Mersin ili BOP içinde sizce bir öneme sahipmi? Mersin ili ile ilgili düşünceniz ne? Mersindede kadrolarınız kamplarınız varmı?

Savaşan Atsız:Mersin ili, Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın özellikle daha fazla örgütlendiği bir ilimizdir. Maddi kaynaklarımızın üçte birini sadece Mersin iline ayırmış bulunmaktayız. Mersin ili kilit konumunda olan bir ilimizdir. Çünkü Emperyalist güçlerin gelecekte kürtler için BOP dahilinde tasarladıkları projede ilk büyük isyan dalgasının başlatılacağı ana merkezlerden biridir.

BOP&#8217;un açılımı Büyük Ortadoğu Projesi, bu projenin ana hattında sözde kürdistan devletinin dört parçasının birleştirilmesi bağımsız bir kürdistanın kurulması, ABD için ortadoğunun kalbinde ikinci bir İsrail benzeri sığınak inşa etme ve gelecek yüz yılda ortadoğunun yer altı kaynaklarını sömürme esası vardır. 

Bu kurulacak olan kukla devlet sayesinde bölgede bulunan diğer devletleri parçalama ve yer altı kaynaklarının sömürülmesi esasına göre bina edilmiş bu proje adım adım uygulanmaktadır. 

Atılan adımlar işbirlikçi AKP eli ile gerçekleştiriliyor. BOP projesi bünyesinde sözde 4 parçalı kürdistanın birleştirilmesi, bu kurulan devletin yaşaması için denize açılan bir limanının olmazsa olmaz kaide olarak görülmesiyle, Mersin ilimizi sözde kürdistan devletinin Akdenize açılan kapısı olarak değerlendirdikleri için yıllar öncesine dayanan Mersini kürtleştirme demografik yapıyı değiştirme planları doğrultusunda doğu illerinden yoğun bir kürt nüfusu belirli zaman aralıkları ile kitleler halinde Mersin iline göç ettirmekteler. 

Düşman devlet ABD&#8217;nin Mersin üzerindeki planlarını uygulayan AKP, Mersin ilinin kürtleştirilmesi için Dengir Mir Mehmet Fırat&#8217;ı görevlendirmiştir. Bu başlatılan yıkım projesi ekseninde şu an Mersin ilinin bütün resmi kurumlarına kürtler istihtam edilmiştir. Mersin demir yollarından tutun limanlarına hatta öğretmen atamalarına varana kadar her alan işgal ediliyor. 

Mersin limanında gerçekleştirdikleri kadrolaşmaları tamamlayarak kürtleştirdiler. BOP projesi ekseninde kurulacak olan sözde kürdistan devletinin limanı gözüyle bakılan Mersin limanlarını gelecekte sözde kürdistanın ithalat ve ihracat yapacak konuma getirilmesi için hazırlıklar halen sürmektedir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak yürütülen bütün faaliyetlerin ve sinsi uygulamaların boşa çıkarılması için gereken bütün adımları atmakta, gelecekte isyan dalgasının çıkması durumunda ise düşmana ağır darbeler indirmek için önlemlerimizi almaya devam etmekteyiz. 

Nihai hesaplaşma diğer tabirle isyan dalgalarının, Türk ırkı&#8217;na karşı başlatılma girişiminde bulunacak emperyalist güçlere ve yerli işbirlikçisi konumunda olan kürtlere karşı dünya tarihinde görülmemiş şiddetli direniş sergileyerek bütün kuvvetlerimizde o gün geldiğinde oluk oluk düşman kanı akıtmak için sabırsızlıkla beklemekteyiz.

Türkçüler var olduğu sürece, Türk topraklarında hesapları olanlar mutlak bir yenilgiye uğratılacaktır. Türk Irkı, her karış toprağında binlerce kefensiz yatan şehitlerimize, savaşçı Atalarımıza layık bir soylu olarak son nefesini verene kadar savaşacaktır! Nihal Atsız Ata&#8217;mızın belirttiği gibi &#8216;Türk&#8217;e kefen biçenin ölümü korkunç olur&#8217;. 

Miktat Algül;Son sor olarak da Türkiye&#8217;nin son süreçteki tahlillerini yaparmısınız ve sorunlara çözüm önerileriniz nelerdir? Ayrıca bu röportajı bizimle gerçekleştirdiğiniz için çok teşekkür ederim

Savaşan Atsız:Türk Silahlı Kuvvetleri dışında kalan, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabe&#8217;de vurguladığı bütün olgular bir bir gerçekleşmiştir. Türkiye ve Türk Irkı dört bir koldan örtülü işgal süreci içindedir. 

TSK hariç, bütün kurumlarımız yabancı kanlılarca, işgal altındadır. Bütün kurumlarımızda emperyalist güçlerin yerli uzantıları kadrolaşmalarını tamamlamış, Kutsal Türk Devleti&#8217;nin temelleri oyulmakta yapı sallanma aşamasına doğru sürüklenmektedir. 

Tek bir çözüm var, askeri darbe! Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin sağlıklı bir darbe yapabilmesi için, Türk Milleti&#8217;nin desteğini arkasına alması gerekmektedir. Bu bağlamda Türk Irkı&#8217;nın atması gereken önemli hayati adımlar ve alması gereken kararlar var. Düşman ortada, bütün kürtlere yönelik silahlı saldırıların, yoğun bir şekilde yağmur misali ardı ardına yapılması, her görülen kürdün sokakta vurulması sonucunda iç savaş Türk Irkı&#8217;nın lehine tetiklenmiş olacaktır. Bu sayede Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin darbe yapması için uygun zemin yaratılır. Türk Milleti&#8217;nin desteğiyle sağlıklı bir darbenin gerçekleştirilmesi, ülke genelinde sıkı yönetimin ilan edilmesiyle sonuçlanan bir dizi önlemlerde beraberinde gelir. TSK&#8217;nın ülke yönetimini ele alması, Türk Irkı&#8217;nı ve son kalemiz olan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin öze dönüş hareketini kuruluş felsefesi doğrultusunda sağlamasını için TSK&#8217;ya fırsat tanınmış olur. 

Kutsal Türk Devleti çok hassas dönemlerden geçmekte, yakın bir gelecekte Türk düşmanlarının emperyalist güçlerin desteği ile başlatacağı isyan dalgaları ile karşı karşıya kalacağız. Bize karşı başlatılan yıkım projesi olan BOP ekseninde Türkiye savaşa doğru sürüklenmektedir. İsyan provaları yer yer Türkiye&#8217;de kürtler eli ile yapılmaktadır. Bu provaların amacı toplumun nabzini tutmak ne yönde nasıl bir tepki vereceğini ölçmek ve kendilerince bir dizi önlemler geliştirmek için yapılmaktadır. 

Sevr&#8217;i yeniden canlandırmak isteyen Emperyalist güçler fırsat kollamaktadır. Gelecekte kürtler eli ile çıkaracakları bu savaş dağlarda değil bizzat şehir merkezlerimizde olacaktır.

Türk Irkı artık bir karar vermek zorundadır. Kutsal Türk Devleti toplumun gözü önünde şer güçler ve işbirlikçiler tarafından adım adım çökertilmektedir. Ya savaşarak bu süreci geri püskürterek var olacağız, ya da yok oluşu ve devletin çöküşünü eli kolu bağlı bir tutsak gibi izleyeceğiz!

Türkçüler olarak biz bu süreçte Ya İstiklal, Ya Ölüm!  diyenlerden olacağız!

Türk Irkı&#8217;nın temsilcisi olan Türkçülerin düşüncelerini ilkeli ve cesur yayıncılık gereği yayımlamanızı memnuniyetle karşılamaktayız. 

Kaynak: http://www.mevzuvatan.com/yazar.asp?yaziID=221

ALINTIDIR]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türk İntikam Birliği Teşkilatı Lideri Savaşan Atsız&#8217;la  Gazeteci-yazar Miktat Algül&#8217;ün Röportajı

Haber Çizgisi gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Miktat Algül son dönemlerde Milletvekili ve akademisyenlere yönelik tehtid mektuplarıyla gündeme gelen Türk İntikam Birliği Teşkilatının komutanı ve önderi olduğunu savunan Savaşan Atsızla aşağıdaki röportajı yapmıştır. Amacımız; Ne birilerini övmek nede yermektir. Bu röportaj gazetecilik kimliğiyle siz okurlarımızı bilgilendirmek için yaptığımızı da söylemek durumundayız. İlginç ve düşündüren röportajı keyifle okuyacağınıza inanıyoruz. Ayrıca başarılı gazetecilik çalışmalarına imza atmasına alıştığımız Genel Yayın Yönetmenimiz Miktat Algül'ün de bu başarısı Türk okurlarını şaşırtmadığını biliyoruz.

Miktat Algül;TİBT örgütü ne zaman  hangi ideolojik perspektifle kuruldu?

Savaşan Atsız;Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nı 1999 yılının aralık ayında iç Anadolu bölgesinin Aksaray ilinde, Türkçü düşünceye baş koymuş dava arkadaşlarımla birlikte kurdum. 

Üstün Türk Irkı&#8217;nın son kalesi olarak adlandırdığım Kutsal Türk Devleti&#8217;ne ve üstün Türk Irkı&#8217;na karşı gelişen bütün tehlikeleri bertaraf etmek üzere yola çıkmış olan Türkçü direnişçileriz. Kutsal Türk Devleti&#8217;ni düşman unsur olarak gördüğümüz yabancı kanlılardan arındırmak başlıca hedeflerimizden biridir. 

Ulu Başbuğ Atatürk, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Irk&#8217;a dayalı Türkçü bir fikriyatta kurmuştur. Şanlı Tarihimiz de yer alan Gök Türk devleti sonrası üstün ırkımızın adını taşıyan ikinci devlet Türkiye Cumhuriyeti&#8217;dir. Türkiye adının Ulu Başbuğ Atatürk tarafından devletimize verilmesi, Türk Irkı&#8217;na ait olan bir devletin kurulduğunu acun&#8217;a ilan etmenin bir göstergesiydi. 

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün o dönem gerçekleştirdiği girişimler mercek altına alındığında Türkçü soycu düşüncenin somut uygulamalarının yüzlercesine rastlanmaktadır. Bu uygulamaların bir kaçını ele aldığımızda, talimatı ile bastırılan bozkurt motifli 5 ve 10 liraların basılması, pullara Kürşad Ata ve yol gösteren bozkurt motiflerinin işlenmesi, çıkarılan yerli ilk Türk sigaranın adının ve dış kapak görüntüsünün Bozkurt oluşu bir anlamda Kutsal Türk Devleti&#8217;nin hangi kuruluş felsefesi ile yoğrulduğunun adeta göstergeleri olmuştur.  &#8216;Türk Irkından olmayan Askeri mekteplere giremez&#8217; ve &#8216;Hayattaki yegane üstünlüğüm Türk doğmaktır&#8217; diyen Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün bu sözleri kurulan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin temel felsefesinin ana hatlarını oluşturmaktadır. 

Bu yapı Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra, İsmet İnönü tarafından karşı bir devrim başlatılarak, Türk Irkı Türkçü düşünceden uzaklaştırıldı. Ulu Başbuğ Atatürk döneminde yer alan Türkçü uygulamalar terk edilerek devletin bütün birimlerine Türk kanı taşımayanlar getirilerek adeta devletin kuruluş felsefesine tamir edilmesi güçleşen ağır bir darbe indirilmiştir.

Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Türkçülük temellerinde kurduğu yapıyı yok etmek için çalışan İsmet İnönü&#8217;ye karşı tavır alan ve Türkçü düşünceyi, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra savunan Nihal Atsız Ata&#8217;mız bu yıkıma karşı duyarsız kalmayarak ömrünün sonuna kadar Türkçü bir Direniş sergileyerek Türkçü düşüncenin günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. Türkçü düşüncenin kitleselleşmesi için mücadele yürüten Nihal Atsız Ata&#8217;mız bu uğurda ağır bedeller ödemiş zindanlara atılmıştır.  

Kısaca özetlemek gerekirse hareketimizin ideolojik bakış açısı, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu ve Nihal Atsız Ata&#8217;mızın devam ettirdiği Türkçü düşüncedir.

Türk İntikam Birliği Teşkilatı, Kuva-i milliye ruhunun günümüzde yeniden canlanmasıdır. Türkiye&#8217;nin içinde bulunduğu şartlar yapılanmamızın yer altı örgütlenmesi olarak sürdürülmesini zorunlu kılmaktadır. Teşkilatımız bünyesinde yer alan bütün Türkçülerin kendilerine özgü kod adları vardır. Bu bağlamda Savaşan Atsız adı kod adımdır. İç dünyamı yansıtan, savaşçı bir yapıya sahip olduğumdan ve Türk düşmanlarına karşı acıma hissiyatımın olmayışından dolayı dava arkadaşlarımca da bu adın bana özgü bir ad oluşu belirtilmiştir. Üstün Türk ırkı için ömrümün sonuna kadar bu adla mücadelemi dava arkadaşlarımla birlikte sürdüreceğim. Bu kutlu dava uğrunda ölmek, bizim için bir şeref madalyası olacaktır. 

Miktat Algül;TİT&#8217;le bağlantınız varmı? Yoksa, TİT&#8217;ten farkınız ne?

Savaşan Atsız;TİBT / Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın, kamuoyunda TİT Türk İntikam Tugayı olarak bilinen oluşumla herhangi bir organik bağı yoktur. TİB Türk İntikam Birliği ideolojik açıdan Türkçü Turancı Atatürkçü bir yapılanmadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı Türk soylu Türkçü direnişçiler on bin yıllık bir köklü ideolojinin temsilcileridir. TİT gibi oluşumların ise hiç bir ideolojik temeli yoktur, her döneme göre renk değiştiren farklı ideolojilerin toplumu manipüle etmek için kullandığı içi boş temelsiz yapılanmalardır. TİB ile TİT arasındaki temel farklardan bir diğeri, TİB Türk'e düşman olan toplulukların topyekün imha edilmesini Türklüğün sonsuzluğa doğru ilerlemesini sağlayacağına yürekten inananların oluşturduğu yenilmez bir ordudur. TİT ise uyruğu belli olmayan şahıslar tarafından zaman zaman ad olarak kullanılan, emperyalist güçlerin bazı bireylere gerçekleştirdikleri eylemleri gizlemek için kullanılan bir örgüt adından öteye geçmemektedir. Türk İntikam Birliği, Yüce Türk Milletinin derinliklerinden bir volkan gibi fışkıran, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını ilelebet yaşatacak olan, yenilmez, dağıtılamaz, bitirilemez, yasalar üstü, Türk Irkı'nın gizli gönüllüler ordusudur. 

Miktat Algül;Neden silahlı mücadele yöntemini seçtiniz?

Savaşan Atsız;Türk Irkı&#8217;nı sonsuzluğa ulaştıracak yegane düşüncenin silahlı mücadeleden geçtiği kanısındayız. Dünya tarihi incelendiğinde milletler arası çatışmaların hakim olduğu, bütün milletlerin kendi toplumunu dünya&#8217;nın hakimi kılmak için yoğun bir savaşın yürütüldüğü alenen gözükmektedir. Bu bağlamda, var olan milletler arası mücadele de Türk Irkı&#8217;nın tek çıkar yolu, safını sağlam tutarak her türlü ve her alanda silahlı direniş sergilemek zorundadır. 

Milletler arası mücadele askeri boyutta dünya&#8217;nın yıkılışına kadar sürecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;nın makalelerinde belirttiği gibi &#8216;Dünya bir savaş alanıdır, ülküler kanla fedakarlıkla kahramanlıkla beslenir. Din arabın hukuk sizin harb Türkündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa, Türk eri de öyle gider kanlı savaşa&#8217;. Nihal Atsız Ata&#8217;nın açılımını yaptığı gibi Türk Irkı&#8217;nın tek çıkış yolu savaştır. Yasal platformlarda Türkçü fikriyatın sağlıklı gelişmesi ve devlet yönetiminde etkin olmasının önündeki başlıca engeller ortadadır. 

Osmanlı devletinden artık olarak devletimiz içinde kalan yabancı kanlılar ve diğer etnik unsurlardır. Düşmanlarımız bertaraf edilmeden, Türkçü bir devrimin gerçekleşmesi mümkün değildir.  

Bu bağlamda öncelikli düşman sıralamamızda yer alan ülke sınırlarımız içinde geçici ve istenmeyen konuk konumunda olan bütün kürtlerin yok edilmesi gerekmektedir. 

Türk düşmanlarını yok etmenin yolu, silahlı bir direnişin Türk Irkı mensupları tarafından gerçekleştirilmesi ile mümkün kılınacaktır. Türkçü silahlı mücadele yöntemini seçmemizin diğer nedeni ise geleceği doğru analiz ederek, ülkemiz de yıllar sonra gelişecek olumsuzlukları şimdiden görmemizdir. 

Eğer, Kutsal Türk Devleti milli hassasiyeti olmayan Türkçü düşünceden uzak yöneticiler tarafından yönetilmeye devam ederse, 2040 ve 2050 yıllarında Türkiye&#8217;yi ve Türklüğü çok büyük tehlikeler beklemektedir. Ülkemizin demografik yapısı, Türk Irkı&#8217;nın aleyhine gelişmektedir. Düşman unsur kürtler bu hızla üremelerine devam ettiklerinde 2040 ve 2050 yıllarına gelindiğinde, Türk Irkı ile kürt nüfus oranı eşit bir konuma gelecektir. Bu noktada kürtler sözde bağımsız devlet olma yolunda bir iç savaş çıkaracaktır. 

Geçmişten günümüze 38 isyan çıkardıkları gibi yeni bir isyan dalgası, Türkiye&#8217;yi gelecekte bekleyen tehlikedir. O şartlarda bile yüce Türk Irkı mutlaka zaferle noktalanacak olan ikinci bir kurtuluş savaşı verecektir. Fakat ikinci kurtuluş savaşı diye adlandırdığım o süreçlerde, Türk Irkı çok ağır kayıplar vererek zaferi elde edecektir. Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak, gelecekte verilecek olan bu ağır kayıpları en aza indirmenin tek yolunun, şimdiden bütün kürtlere yönelik topyekün imha hareketinin milletimiz tarafından başlatılmasının, ırkımızın bekası için gerekli oluşuna inanıyoruz. TİBT olarak silahlı mücadeleyi bu yüzden kurtuluşumuz için tek çıkar yol olarak görmekteyiz. 

Miktat Algül;Hiyerarşiniz nasıl. Somut eylemlilikleriniz varmı?

Savaşan Atsız;Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın komuta kademesinde yer alan dava arkadaşlarımızın her biri bir ilimizi temsilen yer almaktadır. İl temsilcisi, bağlı bulunduğu ilin yer altı birimlerinden sorumludur. 

Gücümüzü kutsal Türk Devleti'ni kuran asil Türk Irkı'ndan alıyoruz. Türk İntikam Birliği yurdun dört bir tarafında yer altı örgütlenmelerini tamamlamış durumdadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı gönüllülerin fedakarlıkları sayesinde dünyanın her bölgesinde operasyonel anlamda seçkin kadroya ve üçüncü dünya harbinin patlak vermesi durumunda bile kutsal Türk Devleti'ni yaşatmak için kullanabileceğimiz silah, mühimmat ve maddiyata sahip durumdayız. Bugüne kadar Türkiye içi ve dışı Türk düşmanlarına yönelik gerçekleştirdiğimiz bir çok eylemlerimiz oldu. Irak&#8217;ın kuzeyi Şengal de gerçekleştirdiğimiz bombalama eylemimize tanık olan bizzat gözlemleyen Irak Türkmen Cephesi&#8217;ne bağlı soydaşlarımız bulunmaktadır. Eyleme tanıklık eden Türkmen soydaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye sokup, ortaya somut delil sunma adına afişe etme niyetinde olmadık. Şengal&#8217;i şeçmemizin nedeni, büyük çapta bir bombalı eylem neticesinde bölgede Türkmen soydaşlarımızın bu saldırıdan etkilenmemesi amacı güdülmüştür. Şengal demografik yapı itibariyle zamanla tamamen kürtleştirilmiş bir bölgedir. Bu doğrultuda düşman kitlenin bertaraf edilmesi için bu tür bir eylemi gerçekleştirdik. Demografik yapının karışık olduğu illerde nokta operasyonları gerçekleştirmekteyiz. 

Miktat Algül:Bir sanal internet örgütümüsünüz, yoksa somut bir örgütlülüğünüz varmı? Varsa nerelerde örgütlüsünüz

Savaşan Atsız;TİBT Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda savunma refleksinden doğan milli güç unsurudur. TİBT&#8217;i doğuran nedenlerin temeline inildiğinde Kuva-i Milliye&#8217;nin kuruluş nedeni ve gelişmesiyle birebir örtüşen bir yapılanmadır. TİBT kuruluşundan günümüze Türk Irkı&#8217;nın ve kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını tehdit eden bütün unsurlara karşı sayısız eylemler gerçekleştirmiştir. 

Türk Irkı&#8217;nın bekası için gerçekleştirdiğimiz eylemlerin büyük çoğunluğu basına haklı olarak yansıtılmamıştır. Çünkü TİBT&#8217;in diğer örgütlerden farkı, gerçekleştirdiği eylemleri basın ve yayına afişe olmak için değil Türk Irkı&#8217;nın geleceği için gerçekleştirmiş olmasıdır. Bizim için önemli olan husus karşılık beklemeden bu asil Irk&#8217;a hizmettir.

Türk İntikam Birliği'ne bağlı, militan bazında Türkiye içi ve dışında toplam 3800 civarında Türk soylu direnişçi etkin durumda ve konumda kutsal Türk devletini yaşatmak için Türkçü mücadeleyi aralıksız olarak sürdürmektedir. Türkiye içinde 36 ilde örgütlü kadrolarımız var. Yurt içi ve yurt dışı birimlerimizin bize aktardığı verileri incelediğimizde 150 binin üzerinde sempatizanımız bulunmaktadır. 

Miktat Algül;Legal hangi siyasal parti size yakın?

Savaşan Atsız;Türkiye&#8217;de hiçbir siyasi parti ile ortak noktamız yoktur. Milliyetçi kisvesine bürünmüş başta MHP, BBP ve benzeri özde şeriatçı sözde milliyetçi geçinen siyasal hareketlerin devletin temel felsefesinden uzak hareket ettiği, milliyetçi söylemler ardına gizlenerek Atatürkçü düşüncenin diğer tabirle Türkçü düşüncenin içini boşaltarak bu kutsal ülküye oy kaygısı uğruna büyük zararlar verdiler ve halen tahribatları sürmektedir. 

Türkçü düşüncenin kitleselleşemeyişinin önündeki en büyük engel MHP ve BBP gibi emperyalist güçlerin güdümünde olan dış destekli siyasal hareketlerdir. Diğer partilerin adını anmaya gerek duymuyoruz çünkü tamamı dıştan gelme Türkçülük dışı ideolojilerin pençesine düşen partilerdir. Tamamı Türk düşüncesinin aleyhine çalışmaktadır. 

Büyük Türkçü Nihal Atsız Ata&#8217;mızın belirttiği gibi &#8216;Siyaset taviz verme sanatıdır. Türkçülüğün tavizi olmaz&#8216;.  Türkçü düşünce siyaset üstüdür. Türkçüler olarak Kutsal Türk Devletinin, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından tek elden yönetilmesi taraftarıyız.  Sormuş olduğunuz bir diğer soruda bu konuyla ilgili atılması gereken adımları detaylandıracağım.

Miktat Algül;Ortadoğuda örgütlenmeniz veya çalışmalarınız varmı?

Savaşan Atsız;Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;na bağlı, Seyyar konumda olan bir birimimiz Irak&#8217;ın Kuzeyinde Türkmenleri örgütlemek için gönderildi ve faal konumdadır. Şengal&#8217;de gerçekleştirdiğimiz eylem sonrası bu birim gönderilmiştir. Bu birim halen o bölgede hazır konumda bekletilmektedir. Türkmenlere karşı, Irak kürtleri tarafından bir katliam veya saldırı karşısında devreye sokulacak olan birimdir.  

Güney Azerbaycan toprakları üzerinde kurulan, İran adlı kukla devlet içinde yaşayan 40 milyon Güney Azerbaycan Türk&#8217;ü bulunmaktadır. Bu soydaşlarımızın ezici çoğunluğu bağımsız bir Güney Azerbaycan devleti için ellerindeki imkanlarla mücadele yürütmektedir. Bağımsızlık yanlısı Güney Azerbaycan Türklerinin kurduğu örgütlerle birebir temas halindeyiz. 

Miktat Algül;Neden basın yoluyla ölüm tehditlerini tercih ettiniz ? bundan sonra belirli isimler varmıdır tehdit edeceğiniz ?

Savaşan Atsız;Teşkilatımız tarafından kara listeye eklenmiş yani ölüm listesine girmiş imha edilmesi gereken öncelikli Türk düşmanlarını tehdit ettiğimiz doğrudur. Bir şahıs için en kolay ölüm farkına varmadan veya az acı çekerek bu dünyadan uzaklaşmaktır. Kara listede bulunan şahısların bu kadar kolay bir ölümü tatması bizim açımızdan uyun bir ölüm değildir. Tehdit edilen şahsın ölüm anına kadar eski bir tabirle diken üstü kalması yaşadığı son günlerde, Türk Irkı&#8217;na karşı yaptığı ihanetlerin muhasebesini yaparak son günlerine varana kadar rahat bir uyku çekip zevki sefa içinde yaşaması yerine, Nihal Atsız Ata&#8217;nın deyimiyle &#8216;Türk&#8217;e kefen biçenin ölümü korkunç olur&#8217; fikriyatını algılayıp manevi olarak acı içinde ölüme doğru yelken açması tercihimizdir.  Türk İntikam Birliği Teşkilatı sadece imha edilecek olan düşman unsurlara uyarı göndermektedir. Gelecekte Türk Irkı&#8217;na karşı saldırı içinde olanlar için imha kararı alındığında, imha sürecinden önce, imha edileceği açık ve net olarak belirtilecektir.   

Miktat Algül;TİBTnin  kullandığı logo ve benzeri bir takım sembolleri varmıdır?

Savaşan Atsız;Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın simgesi, kırmızı zemin üzerinde siyah renkli kurt başı ve kurt başının içinde tek etrafında 8 yıldız bulunmaktadır. 9 yıldız Nihal Atsız Ata&#8217;mızın 9 ilkesini temsil etmektedir. 

1- Türkçüyüz 

2. Arınmış Türkçeciyiz 

3. Yasacıyız. 

4. Toplumcuyuz. 

5. Milli gelenekçiyiz. 

6. Şuurlu demokrasiye taraftarız. 

7. Ahlakçıyız. 

8. Bilimciyiz. 

9. Teknikçiyiz

Bu ilkelerimiz, üstün Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda milli kalkınma programıdır.

Miktat Algül;TİBT nin temel amacı ne?İktidara gelmek varmıdır?

Savaşan Atsız;Nihai amacımız, Türkçü düşüncenin bütün Türk coğrafyalarını sarması ve her alanda Türkçü düşüncenin hakim kılınması, Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin yönetmesinin sağlanması. Bütün Türk yurtlarının yabancı kanlılardan arındırılmasını sağlayarak Türk yurtlarının tek çatı altında toplanması,  bu eksende Türk Natosu&#8217;nun inşası diğer bir tabirle Turan Ordusu&#8217;nun kurulmasıyla başta Amerika, Rusya, Çin olmak üzere bu ülkelere karşı Askeri güç kullanımı ile bu ülkelerin dizginlenmesiyle Türk Irkı&#8217;nın dünya hakimiyetini tesis etmektir. 

Uzun yılları kapsayan bu süreçler başarıya ulaştırıldığında, şartlar oluştuğunda devlet yönetiminin Türkçülere devredilmesinin sağlanmasıdır. Bir sonraki aşama da Türkçüler, Nihal Atsız Ata&#8217;mızın 9 ilkesinde yer alan Şuurlu demokrasiye geçişi tesis edebilecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;mızın şuurlu demokrasiden kastı, sadece Türk Irkı&#8217;nın var olduğu bir devlet yapısında, Türklerin kendi aralarında icra edeceği bir demokrasidir. 

Miktat Algül;Türkler dışında yaşayan herkesi düşman kabul etmişsiniz internet sitenizde doğrumudur? Neden?

Savaşan Atsız;Türkiye adı üstünde Türklerin yurdu Türklerin vatanı anlamındadır. Türk tarihi iyi incelendiğinde istisnasız bütün toplulukların, Türklüğün varlığını ortadan kaldırmak için yaptıkları yüzlerce ihanetlere rastlanır. Şu an etkisiz konumda olan, Türk nüfusuna oranla düşük konumda olan toplulukların gelecekte Türklüğe ihanet etmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Öncelikli iç düşman sıralamamızda olan kürtlerin nüfus oranına diğer toplulukların erişmesi durumunda ihanetler zincirinin uzayacağına hiç şüphe yoktur. Bu sebeple, ölmek ve öldürmek bizim için şeref Türk harici herkes vurulacak hedef!

Miktat Algül;Silahlı mücadele eğitimini veriyor musunuz? Veriyorsanız kamplarınız varmı?

Savaşan Atsız;Türkiye&#8217;nin her bölgesinde Silahlı birliklerimiz vardır. Şu an sorunsuz bölgelerimizin birinde bulunan birliğimizin birisi Irak&#8217;ın Kuzeyine sevk edilmiştir. 1 silahlı birliğimiz Irak&#8217;ın Kuzeyinde 4 silahlı birliğimiz ise Türkiye&#8217;nin çeşitli bölgelerinde görevlerini icraa etmektedir. Türk İntikam Birliği'nin, iç Anadolu da (3) Seyyar (T.İ.B.T.K.K.) Türk İntikam Birliği Türkçü Komando Kampı, Karadeniz bolgesinde (2) Seyyar (T.İ.B.T.K.K.) Türk İntikam Birliği Türkçü Komando Kampı bulunmaktadır. Türk İntikam Birliği, kutsal Türk Devleti'ni ve Türklüğü ilelebet yaşatma, gelişen bütün tehlikelere karşı koruma gayesi içinde mücadelesini sürdürmektedir.  Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak geçmişten günümüze Türkçü kamplarımızda gerçekleştirilen eğitimler görsel kayıt sistemi ile kayıt altına alınmıştır. Bu görsel kayıtlar örgütümüzün gizli arşivinde korunmaktadır. Şu an ülkemizin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle bu görüntülerin medyaya yansımasının gereksiz olduğu inancını taşımaktayız. Bu bağlamda gelecekte görsel kayıtlarımızı doğru zamanda ve zeminde yayımlayacağız.

Miktat Algül;Anti emperyalistmisiniz, Kemalistmisiniz yoksa hitler anlayışlı bir ırkın üstünlüğüne dayanan nasyonal sosyalistmisiniz?

Savaşan Atsız;Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ömrü boyunca savunduğu ülkü Türkçülüktür. &#8216;&#8217;Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır.&#8217;&#8217; Diyen Ulu Ata&#8217;nın öz düşüncelerini layıkıyla savunan Türkçüler, gerçek Atatürkçülerin bizzat ta kendisidir. 

"Kanını taşıyandan başkasına inanma!" Diyen Ulu Başbuğ Atatürk, Türkçü duruşunu cihan&#8217;a haykırmıştır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu Türkçü Turancı fikriyat dışına çıkan Atatürkçülüğü saptıran ve Kemalist düşünce adı altında sosyalizmi veya diğer dıştan gelme Türk&#8217;ün özüne ters düşünce akımlarını savunanların tamamı Ulu Ata&#8217;ya ihanet içerisindeler. Türkçü, Turancı, Atatürkçü düşünce ehliyetsiz kişilere gruplara bırakılmayacak kadar kutsaldır bizim için. 

Atatürkçü düşünceyi temsil edecek yegane kitle Türkçülerdir. Türkçüler, Türk Irkı&#8217;na karşı yapılmak isteyen her sömürüye karşıdır. Bu bağlamda biz Türkçüler anti emperyalistiz. Anti emperyalistlik sadece kuru kuru ABD karşıtlığı değildir. Bizler ABD emperyalizmine karşı baş kaldırdığımız gibi Rus Emperyalizmine, Çin Emperyalizmine kökü ve uzantısı nerden gelirse gelsin her türlü emperyalist baskıya ve kıskaca karşıyız. 

Hitler olarak adlanan Türk düşmanı geçmişte Türklerin üstün ırk kavramı ile yola çıkma ve devlet kurma düşüncesini taklit etmeye çalıştı. Lakin bunda başarılı olamamıştır. Çünkü Hitler, Türk Irkçılarının çakma bir kopyasıdır. 

Türk Irkçılığı asil ve adaletlidir. Hitlerin savunduğu üstün Alman Irkı ve Irkçılığı düşüncesi ile asil ve adaletli olan Türk Irkçılığı mukayese bile edilemez. Nedenini kısa ve öz olarak belirtmek gerekirse, Alman ırkçılığı alman ırkından olmayan bütün ırkları yok etme esasına dayalıdır. Üstün Türk Irkı düşüncesi ve Türk ırkçılığı, sadece Türk&#8217;e düşman olan ırklara karşı ırkçı olmayı gerektirir. Türk Irkçılığını şerefli, asil ve adaletli yapanda budur. 

Miktat Algül;Ergenekon adında yapılan operasyona ve davaya bakışınız ne?

Savaşan Atsız;Bu konuyla ilgili 19-7-2008 tarihinde &#8216;Ergenekon Operasyonu Adı Altında TSK&#8217;ya Saldıranlara Açık Mektup&#8217; başlığı içeriğinde &#8216;Kutsal Türk Devleti&#8217;ni Türk Irkı&#8217;nın iradesiyle var eden Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün yeniden hayat verdiği 2500 yıllık Türk Ordusu&#8217;na karşı yapılan saldırıları Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak şiddetle ve nefretle kınıyoruz&#8217; diyerek yayın organımızda yazdığım bildiride tepkimizi ortaya koymuştum. 

Konu açılmışken bazı noktalara da dikkat çekmeyi gerekli buluyorum. Ergenekon adı verilen bu operasyon düşman devlet ABD&#8217;nin Türkiye üzerinde AKP eli ile başlattığı bir operasyondur. Düşman devlet ABD,  AKP&#8217;yi milli güç unsurlarını tasfiye etmek için iktidara getirmiştir. AKP genel başkanı BOP projesinin eşbaşkanı olduğunu yer yer kendi söylemlerinde itiraf etmiştir. 

BOP projesinin merkezinde ise sözde 4 parçalı bir bağımsız kürdistan yer almaktadır. Türkiye&#8217;nin yıkım projesine karşı ülkede direnç gösterebilecek olan milli güç unsurlarının bir bölümü Ergenekon operasyonu adı altında tutuklanmıştır. Dalga Dalga gelişen tutuklamalar esnasında büyük bir psikolojik harb mütareke basını olarak adlandırdığımız kiralık kalemşörlerce adım adım yürütülmüştür. 

Tutuklananlar arasına, Türklükle yakından uzaktan alakası olmayan Türklüğü maske olarak kullanan Doğu perincek gibi kişilerinde dahil edilmesiyle, psikolojik harbin ikinci boyutuna geçilmiştir. İkinci boyutu sergilemelerinin amacı diğer tutuklanan eski ordu mensubu milli güç unsurlarını bu kişilerle aynı kare içine sokarak emekli ordu mensuplarını toplum gözünde düşürme hedeflenmiştir. 

Bu süreçleri takiben ABD tarafından BOP projesi ekseninde bir yığın dayatmalar halen sürmektedir. Sözde kürt ve ermeni açılımıda bu dayatmaların sadece bir kaçıdır. ABD, Akp eli ile BOP projesini adım adım sürdürmektedir. Bu dayatmalara karşı toplumu yönlendirecek milli güç unsurlarının ve kanaat önderlerinin büyük bölümü nerde. Büyük bölümü Silivri cezaevinde. İşte Ergenekon operasyonu ile amaçlanan buydu. Emperyalist dayatmalara karşı sessiz tepkisiz duyarsız bir kitle yığını halinde bekleyen, Türk milleti görüntüsüne büründü ülkemiz.

Çok vahim bir tablo ile karşı karşıyayız, ülkemiz fiili bir işgal yaşamasa bile örtülü bir işgal sürecinden geçmektedir. Dört bir kolda işgal örtülü olarak devam etmektedir. Bu örtülü işgali kırmak için bütün Türk soyluların direnmesi gerektiğini tekrar vurguluyorum. 

Emperyalist güçlerin dayatmalarına, baskılarına ve yerli işbirlikçilerine karşı, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Bursa Nutkunda belirttiği gibi elle taşla sopa ve silahla bütün var gücümüzle direnmek zorundayız. Kutsal Türk Devleti son kaledir. Bu kalenin surları delinirse yıkım kaçınılmaz olur.   

Miktat Algül;Yapılmak istenen Kürt ve Ermeni açılımına nasıl bakıyormusunuz?

Savaşan Atsız:Emperyalist güçlerin ve ülkemizdeki yerli işbirlikçilerinin gözden kaçırdıkları bir olgu var. Milli güç unsurlarının en güçlüsü ve Türk Irkı&#8217;nın sözcüleri olan Türkçüler&#8217;e rağmen atılacak her adım sakat doğmuş bir çocuğa benzer. Türk Irkı&#8217;nın gerçek temsilcileri olan Türkçülerin şiddetle reddettiği bu sözde açılımların başarıya ulaşma şansı yüzde bir bile değildir. 

Türkçü camia da yer alan bütün yapılanmalar, gruplar, oluşumlar bu yıkım projesine karşı son nefeslerine kadar direnişlerini sürdürecektir. Bu oyunların tamamı boşa çıkarılacaktır. 

Türkçü camia bünyesinde yer alan bütün Türkçüler, Türklüğün karşı karşıya kaldığı sorunları aşma kudretinde azminde ve kararlılığındadır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün belirttiği gibi, &#8216;Son Türk kalana kadar vatan müdafasına devam&#8217;, bütün Türkçülerin parolası budur.

Miktat Algül:Mersin ili BOP içinde sizce bir öneme sahipmi? Mersin ili ile ilgili düşünceniz ne? Mersindede kadrolarınız kamplarınız varmı?

Savaşan Atsız:Mersin ili, Türk İntikam Birliği Teşkilatı&#8217;nın özellikle daha fazla örgütlendiği bir ilimizdir. Maddi kaynaklarımızın üçte birini sadece Mersin iline ayırmış bulunmaktayız. Mersin ili kilit konumunda olan bir ilimizdir. Çünkü Emperyalist güçlerin gelecekte kürtler için BOP dahilinde tasarladıkları projede ilk büyük isyan dalgasının başlatılacağı ana merkezlerden biridir.

BOP&#8217;un açılımı Büyük Ortadoğu Projesi, bu projenin ana hattında sözde kürdistan devletinin dört parçasının birleştirilmesi bağımsız bir kürdistanın kurulması, ABD için ortadoğunun kalbinde ikinci bir İsrail benzeri sığınak inşa etme ve gelecek yüz yılda ortadoğunun yer altı kaynaklarını sömürme esası vardır. 

Bu kurulacak olan kukla devlet sayesinde bölgede bulunan diğer devletleri parçalama ve yer altı kaynaklarının sömürülmesi esasına göre bina edilmiş bu proje adım adım uygulanmaktadır. 

Atılan adımlar işbirlikçi AKP eli ile gerçekleştiriliyor. BOP projesi bünyesinde sözde 4 parçalı kürdistanın birleştirilmesi, bu kurulan devletin yaşaması için denize açılan bir limanının olmazsa olmaz kaide olarak görülmesiyle, Mersin ilimizi sözde kürdistan devletinin Akdenize açılan kapısı olarak değerlendirdikleri için yıllar öncesine dayanan Mersini kürtleştirme demografik yapıyı değiştirme planları doğrultusunda doğu illerinden yoğun bir kürt nüfusu belirli zaman aralıkları ile kitleler halinde Mersin iline göç ettirmekteler. 

Düşman devlet ABD&#8217;nin Mersin üzerindeki planlarını uygulayan AKP, Mersin ilinin kürtleştirilmesi için Dengir Mir Mehmet Fırat&#8217;ı görevlendirmiştir. Bu başlatılan yıkım projesi ekseninde şu an Mersin ilinin bütün resmi kurumlarına kürtler istihtam edilmiştir. Mersin demir yollarından tutun limanlarına hatta öğretmen atamalarına varana kadar her alan işgal ediliyor. 

Mersin limanında gerçekleştirdikleri kadrolaşmaları tamamlayarak kürtleştirdiler. BOP projesi ekseninde kurulacak olan sözde kürdistan devletinin limanı gözüyle bakılan Mersin limanlarını gelecekte sözde kürdistanın ithalat ve ihracat yapacak konuma getirilmesi için hazırlıklar halen sürmektedir. 

Türk İntikam Birliği Teşkilatı olarak yürütülen bütün faaliyetlerin ve sinsi uygulamaların boşa çıkarılması için gereken bütün adımları atmakta, gelecekte isyan dalgasının çıkması durumunda ise düşmana ağır darbeler indirmek için önlemlerimizi almaya devam etmekteyiz. 

Nihai hesaplaşma diğer tabirle isyan dalgalarının, Türk ırkı&#8217;na karşı başlatılma girişiminde bulunacak emperyalist güçlere ve yerli işbirlikçisi konumunda olan kürtlere karşı dünya tarihinde görülmemiş şiddetli direniş sergileyerek bütün kuvvetlerimizde o gün geldiğinde oluk oluk düşman kanı akıtmak için sabırsızlıkla beklemekteyiz.

Türkçüler var olduğu sürece, Türk topraklarında hesapları olanlar mutlak bir yenilgiye uğratılacaktır. Türk Irkı, her karış toprağında binlerce kefensiz yatan şehitlerimize, savaşçı Atalarımıza layık bir soylu olarak son nefesini verene kadar savaşacaktır! Nihal Atsız Ata&#8217;mızın belirttiği gibi &#8216;Türk&#8217;e kefen biçenin ölümü korkunç olur&#8217;. 

Miktat Algül;Son sor olarak da Türkiye&#8217;nin son süreçteki tahlillerini yaparmısınız ve sorunlara çözüm önerileriniz nelerdir? Ayrıca bu röportajı bizimle gerçekleştirdiğiniz için çok teşekkür ederim

Savaşan Atsız:Türk Silahlı Kuvvetleri dışında kalan, Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabe&#8217;de vurguladığı bütün olgular bir bir gerçekleşmiştir. Türkiye ve Türk Irkı dört bir koldan örtülü işgal süreci içindedir. 

TSK hariç, bütün kurumlarımız yabancı kanlılarca, işgal altındadır. Bütün kurumlarımızda emperyalist güçlerin yerli uzantıları kadrolaşmalarını tamamlamış, Kutsal Türk Devleti&#8217;nin temelleri oyulmakta yapı sallanma aşamasına doğru sürüklenmektedir. 

Tek bir çözüm var, askeri darbe! Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin sağlıklı bir darbe yapabilmesi için, Türk Milleti&#8217;nin desteğini arkasına alması gerekmektedir. Bu bağlamda Türk Irkı&#8217;nın atması gereken önemli hayati adımlar ve alması gereken kararlar var. Düşman ortada, bütün kürtlere yönelik silahlı saldırıların, yoğun bir şekilde yağmur misali ardı ardına yapılması, her görülen kürdün sokakta vurulması sonucunda iç savaş Türk Irkı&#8217;nın lehine tetiklenmiş olacaktır. Bu sayede Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin darbe yapması için uygun zemin yaratılır. Türk Milleti&#8217;nin desteğiyle sağlıklı bir darbenin gerçekleştirilmesi, ülke genelinde sıkı yönetimin ilan edilmesiyle sonuçlanan bir dizi önlemlerde beraberinde gelir. TSK&#8217;nın ülke yönetimini ele alması, Türk Irkı&#8217;nı ve son kalemiz olan Kutsal Türk Devleti&#8217;nin öze dönüş hareketini kuruluş felsefesi doğrultusunda sağlamasını için TSK&#8217;ya fırsat tanınmış olur. 

Kutsal Türk Devleti çok hassas dönemlerden geçmekte, yakın bir gelecekte Türk düşmanlarının emperyalist güçlerin desteği ile başlatacağı isyan dalgaları ile karşı karşıya kalacağız. Bize karşı başlatılan yıkım projesi olan BOP ekseninde Türkiye savaşa doğru sürüklenmektedir. İsyan provaları yer yer Türkiye&#8217;de kürtler eli ile yapılmaktadır. Bu provaların amacı toplumun nabzini tutmak ne yönde nasıl bir tepki vereceğini ölçmek ve kendilerince bir dizi önlemler geliştirmek için yapılmaktadır. 

Sevr&#8217;i yeniden canlandırmak isteyen Emperyalist güçler fırsat kollamaktadır. Gelecekte kürtler eli ile çıkaracakları bu savaş dağlarda değil bizzat şehir merkezlerimizde olacaktır.

Türk Irkı artık bir karar vermek zorundadır. Kutsal Türk Devleti toplumun gözü önünde şer güçler ve işbirlikçiler tarafından adım adım çökertilmektedir. Ya savaşarak bu süreci geri püskürterek var olacağız, ya da yok oluşu ve devletin çöküşünü eli kolu bağlı bir tutsak gibi izleyeceğiz!

Türkçüler olarak biz bu süreçte Ya İstiklal, Ya Ölüm!  diyenlerden olacağız!

Türk Irkı&#8217;nın temsilcisi olan Türkçülerin düşüncelerini ilkeli ve cesur yayıncılık gereği yayımlamanızı memnuniyetle karşılamaktayız. 

Kaynak: http://www.mevzuvatan.com/yazar.asp?yaziID=221

ALINTIDIR]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Türkçü Komutan Savaşan Atsız'ın Sabah Gazetesi ile Mülakatı</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1493</link>
			<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 21:21:47 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1493</guid>
			<description><![CDATA[Türkçülerin direniş hareketi, TİBT / Türk İntikam Birliği Teşkilatı genel başkanı Türkçü komutan Savaşan Atsız&#8217;ın, Sabah Gazetesi haber merkezi muhabiri ile yapılan özel mülakatı.

Sabah Gazetesi ile yapılan Sabah Gazetesi arşivlerinde saklı ve gizli tutulan mülakatın tam metni:

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 1- TİBT ne tür bir örgüttür? TİBT ne zaman, nasıl ve kimler tarafından kuruldu? 

TİB Militanı M. E. Cevap (1): Türk İntikam Birliği, kutsal Türk Devleti'ne ve asli unsur Türk Irkı'na karşı gelişen bütün tehlikeleri ortadan kaldırmak için, gönüllü Türk direnişçilerinin genel başkanımız ve komutanımız Savaşan Atsız önderliğinde oluşturduğu silahlı Türkçü direniş örgütüdür. Türk İntikam Birliği bünyesinde, devletimizin organlarında görev almış emekli Askerler, Emniyet, Mit, Jitem de geçmişte çeşitli görevlerde bulunmuş seçkin Türk soylu direnişçiler yer almaktadır. Türk İntikam Birliği, bünyesinde Türk toplumunun bütün katmanlarını barındırmakta ve Türkiye genelinde binleri aşan gönüllü direnişçiyi tek çatı altında toplamayı başaran Türkiye içinde ve dışında varlığını sürdüren silahlı Türkçü direniş örgütüdür. Türk İntikam Birliği, komutanımız Savaşan Atsız tarafından iç anadolu Aksaray ilinde aralık 1999'da kurulmuş olan bir yapılanmadır. Komutanımız Savaşan Atsız kutsal Türk Devleti'nin çeşitli birimlerinde aktif görevler üstlenerek terör örgütlerine ve Türk düşmanlarına karşı, Türkçü kontra gerilla yapılanmaları oluşturup etkin mücadele vermiştir. Bu kapsamda daha geniş kapsamlı mücadele alanı yaratmak ve kutsal Türk Devleti'ne karşı gelişen tehlikeleri bertaraf etmek için bu mücadele yönteminin kitlesel bir harekete dönüştürülmesi için Türk İntikam Birliği'ni kurarak günümüze kadar direnişi sürdürmüştür.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 2- TİBT bir grup milliyetçi ve maceracı genç tarafından kurulmuş sanal bir örgüt mü? Basına yansıyan ölüm tehditleri dışında somut bir eylemi hiç oldu mu?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (2): TİBT Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda savunma refleksinden doğan milli güç unsurudur. TİBT&#8217;yi doğuran nedenlerin temeline inildiğinde Kuvva-i Milliye&#8217;nin kuruluş nedeni ve gelişmesiyle birebir örtüşen bir yapılanmadır. TİBT kuruluşundan günümüze Türk Irkı&#8217;nın ve kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını tehdit eden bütün unsurlara karşı sayısız eylemler gerçekleştirmiştir. Türk Irkı&#8217;nın bekası için gerçekleştirdiğimiz eylemlerin büyük çoğunluğu basına haklı olarak yansıtılmamıştır. Çünkü TİBT&#8217;nin diğer örgütlerden farkı, gerçekleştirdiği eylemleri basın ve yayına afişe olmak için değil Türk Irkı&#8217;nın geleceği için gerçekleştirmiş olmasıdır. Bizim için önemli olan husus karşılık beklemeden bu asil Irk&#8217;a hizmettir.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 3- TİBT kaç kişilik bir topluluk? Arkanızda ne denli ciddi bir örgütlü militan ve sempatizan topluluğunuz var? 

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (3): Türk İntikam Birliği'ne bağlı, militan bazında Türkiye içi ve dışında 3800 civarında Türk soylu direnişçi etkin durumda ve konumda kutsal Türk devletini yaşatmak için Türkçü mücadeleyi aralıksız olarak sürdürmektedir. Yurt içi ve yurt dışı birimlerimizin bize aktardığı verileri incelediğimizde 150 binin üzerinde sempatizanımız bulunmaktadır. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 4- Niçin silahlı mücadele ve gizli örgütlenmeyi seçiyorsunuz? Neden yasal platformlarda örgütlenmeyi tercih etmiyorsunuz?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (4): Türk Irkı&#8217;nı sonsuzluğa ulaştıracak yegane düşüncenin silahlı mücadeleden geçtiği kanısındayız. Dünya tarihi incelendiğinde milletler arası çatışmaların hakim olduğu, bütün milletlerin kendi toplumunu dünya&#8217;nın hakimi kılmak için yoğun bir savaşın yürütüldüğü alenen gözükmektedir. Bu bağlamda, var olan milletler arası mücadele de Türk Irkı&#8217;nın tek çıkar yolu safını sağlam tutarak her türlü ve her alanda silahlı direniş sergilemek zorundadır. Milletler arası mücadele askeri boyutta dünya&#8217;nın yıkılışına kadar sürecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;nın makalelerinde belirttiği gibi &#8216;Dünya bir savaş alanıdır, ülküler kanla fedakarlıkla kahramanlıkla beslenir. Din arabın hukuk sizin harb Türkündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa, Türk eri de öyle gider kanlı savaşa&#8217;. Nihal Atsız Ata&#8217;nın açılımını yaptığı gibi Türk Irkı&#8217;nın tek çıkış yolu savaştır. Yasal platformlarda Türkçü fikriyatın sağlıklı gelişmesi olanaksızdır çünkü siyaset taviz verme sanatıdır. Türkçüler çıktığı bu kutlu yolda asla taviz verme niyetinde değildir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 5- İnternet sitenizde silahlı mücadeleyi savunduğunuz belirtiliyor. Bu yönde eğitim veriyor musunuz? Silahlı birlikleriniz var mı? Varsa bunu ispatlayacak TİBT logolu görsel malzemeniz var mı, kanıt olarak gönderebilir misiniz? 

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (5): Türkiye&#8217;nin her bölgesinde Silahlı birliklerimiz vardır. Şu an sorunsuz bölgelerimizin birinde bulunan birliğimizin birisi Irak&#8217;ın Kuzeyine sevk edilmiştir. 1 silahlı birliğimiz Irak&#8217;ın Kuzeyinde 4 silahlı birliğimiz ise Türkiye&#8217;nin çeşitli bölgelerinde görevlerini icraa etmektedir. Türk İntikam Birliği'nin, iç Anadolu da (3) Seyyar (T.İ.B.T.K.K.) Türk İntikam Birliği Türkçü Komando Kampı, Karadeniz bolgesinde (2) Seyyar (T.İ.B.T.K.K.) Türk İntikam Birliği Türkçü Komando Kampı bulunmaktadır. Türk İntikam Birliği, kutsal Türk Devleti'ni ve Türklüğü ilelebet yaşatma, gelişen bütün tehlikelere karşı koruma gayesi içinde mücadelesini sürdürmektedir. Kutsal Türk Devleti'nin hiç bir kurumu TİB'nin yürüttüğü bu kutsal mücadeleyi ve belirlediği alanlarda yürüttüğü eğitim faaliyetlerini engelleme gücüne sahip değildir. Türk İntikam Birliği, kutsal Türk Devleti'ni ve kurumlarını geleceğe taşımak için faaliyet yürütmektedir. Bu bağlamda Kutsal Türk Devleti'nin hiç bir kurumu, kendi geleceğinin sigortası olan bir yapılanmayı engelleme düşüncesinde asla olamaz. Bu yönde girişimlerde bulunamaz. Bireysel olarak TİB'nin faaliyetlerini engellemeye çalışan, devletimizin bazı kurumlarında görevli şuursuz bireyler derhal bulundukları konumdan uzaklaştırılacaktır. TİB teşkilatı olarak geçmişten günümüze Türkçü kamplarımızda gerçekleştirilen eğitimler görsel kayıt sistemi ile kayıt altına alınmıştır. Bu görsel kayıtlar örgütümüzün gizli arşivinde korunmaktadır. Şu an ülkemizin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle bu görüntülerin medyaya yansımasının gereksiz olduğu inancını taşımaktayız. Bu bağlamda gelecekte görsel kayıtlarımızı doğru zamanda ve zeminde yayımlayacağız.
Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 6- Kuzey Irak&#8217;taki Şengal&#8217;de 250 kişinin öldüğü bombalı saldırıyı üstlendiniz. Bu saldırıyı üstlenecek gerçekçi bir deliliniz var mı? Eğer bu konuda iddialı iseniz Sınır ötesi bombalı saldırı yapabilecek gücü nereden buldunuz? Şengal&#8217;i nasıl seçtiniz?

TİB Militanı M. E. Cevap (6): Komutanımız Savaşan Atsız'ın sözleriyle özetlemek gerekirse, "Gücümüzü kutsal Türk Devleti'ni kuran asil Türk Irkı'ndan alıyoruz". Türk İntikam Birliği yurdun dört bir tarafında yer altı örgütlenmelerini tamamlamış durumdadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı gönüllülerin fedakarlıkları sayesinde dünyanın her bölgesinde operasyonel anlamda seçkin kadroya ve üçüncü dünya harbinin patlak vermesi durumunda bile kutsal Türk Devleti'ni yaşatmak için kullanabileceğimiz silah, mühimmat ve maddiyata sahip durumdayız. Irak&#8217;ın kuzeyin de gerçekleştirdiğimiz eyleme tanık olan bizzat gözlemleyen Irak Türkmen Cephesine bağlı soydaşlarımız bulunmaktadır. Eyleme tanıklık eden Türkmen soydaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye sokup, ortaya delil sunma adına afişe etme niyetinde değiliz. Şengal&#8217;i şeçmemizin nedeni, büyük çapta bir bombalı eylem neticesinde bölgede Türkmen soydaşlarımızın bu saldırıdan etkilenmemesi amacı güdülmüştür. Şengal demografik yapı itibariyle zamanla tamamen Kürtleştirilmiş bir bölgedir. Bu doğrultuda düşman kitlenin bertaraf edilmesi için bu tür bir eylemi gerçekleştirdik. Demografik yapının karışık olduğu illerde nokta operasyonları gerçekleştirmekteyiz.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 7- Çok sayıda kişiye ölüm tehdidinde bulunduğunuz yazılıyor. Doğru mu? Doğru ise insanları tehdit ederek hangi amaca ulaşmak istiyorsunuz? Ölüm tehdidi sizce meşru bir yöntem midir?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (7): Teşkilatımız tarafından kara listeye eklenmiş yani ölüm listesine girmiş imha edilmesi gereken öncelikli Türk düşmanlarını tehdit ettiğimiz doğrudur. Bir şahıs için en kolay ölüm farkına varmadan veya az acı çekerek bu dünyadan uzaklaşmaktır. Kara listede bulunan şahısların bu kadar kolay bir ölümü tatması bizim açımızdan uyun bir ölüm değildir. Tehdit edilen şahsın ölüm anına kadar eski bir tabirle diken üstü kalması yaşadığı son günlerde, Türk Irkı&#8217;na karşı yaptığı ihanetlerin muhasebesini yaparak son günlerine varana kadar rahat bir uyku çekip zevki sefa içinde yaşaması yerine, Nihal Atsız Ata&#8217;nın deyimiyle &#8216;Türk&#8217;e kefen biçenin ölümü korkunç olur&#8217; fikriyatını algılayıp manevi olarak acı içinde ölüme doğru yelken açması tercihimizdir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 8- İnternet sitenizde özellikle Kürt ve Ermenileri düşman olarak gördüğünüz belirtiliyor. Bunun yanı sıra Gürcü, Laz, Çerkez, Pomak, Lezgi ve Türk ırkı dışındaki tüm etnik grupları düşman olarak görüyor ve Türkiye&#8217;yi terk etmeye çağırıyorsunuz. Tüm bu gruplara neden düşmansınız?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (8*): Türkiye adı üstünde Türklerin yurdu Türklerin vatanı anlamındadır. Türk tarihi iyi incelendiğinde istisnasız bütün toplulukların, Türklüğün varlığını ortadan kaldırmak için yaptıkları yüzlerce ihanetlere rastlanır. Şu an etkisiz konumda olan, Türk nüfusuna oranla düşük konumda olan toplulukların gelecekte Türklüğe ihanet etmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Öncelikli iç düşman sıralamamızda olan Kürtlerin nüfus oranına diğer toplulukların erişmesi durumunda ihanetler zincirinin uzayacağına hiç şüphe yoktur. Bu sebeple, ölmek ve öldürmek bizim için şeref Türk harici herkes vurulacak hedef!

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 9- Irkçı mısınız? Irkçılığın bir suç olduğunun farkında mısınız? 

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (9): Türk Irkçılığının suç kapsamında değerlendirilmesi bize göre yanlış bir değerlendirmedir. Irk kelimesinin öz Türkçe karşılığı Soy&#8217;dur. Türk Irkçılığının (Soyculuğunun) başlıca esasları Türk soy&#8217;unu koruma, Türk dilini muhafaza ederek dilde özleşmenin sağlanması diğer bir tabirle arınmış Türkçeciliğin güdülmesi, Türk örfünün, adetinin, töresinin, geleneklerinin ve Türk savaş kültürünün yaşatılması bu doğrultuda bütün düşman unsurların imha edilmesini gerektirir. Irkçı, Turancı, Atatürkçüler olarak bu bağlamda Irkçıyız. Türk Irkçısı olmak büyük bir şereftir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 10- TİBT&#8217;in nihai amacı nedir?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (10): Nihai amacımız, Türkçü düşüncenin bütün Türk coğrafyalarını sarması ve her alanda Türkçü düşüncenin hakim kılınması bu doğrultuda bütün Türk yurtlarının yabancı kanlılardan arındırılmasını sağlayarak Türk yurtlarının tek çatı altında toplanması bu eksende Türk Natosu&#8217;nun inşası diğer bir tabirle Turan Ordusu&#8217;nun kurulmasıyla başta Amerika, Rusya, Çin olmak üzere bu ülkelere karşı Askeri güç kullanımı ile bu ülkelerin dizginlenmesiyle Türk Irkı&#8217;nın dünya hakimiyetini tesis etmektir.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 11- Savaşan Atsız TİBT başkanı mıdır? Gerçekten bu kod adlı bir kişi bulunuyor mu? 

TİB Militanı M. E. Cevap (11): Komutanımız Savaşan Atsız TİBT&#8217;nın başkanıdır. Diğer bir cevapta belirttiğimiz gibi TİBT&#8217;nı kuran genel başkanımız Savaşan Atsız&#8217;dır. Komutanımızın kullandığı kod adı Savaşan Atsız&#8217;dır. TİBT&#8217;na bağlılık yemini eden bütün soydaşlarımıza kod adları verilmekte ve bu adla anılmaktadır.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 12- Atatürk&#8217;ü ve Nihal Atsız&#8217;ı ata olarak nitelendiriyorsunuz? Kendinize kimleri fikir babası olarak alıyorsunuz? Ünlü Türkçü düşünür Ziya Gökalp&#8217;in Kürt kökenli olduğu söylenir, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (12): Ulu Kök Tengri&#8217;nin yeryüzüne gönderdiği son elçi Ulu Başbuğ Atatürk, geçen yüzyılda Ulu Tengri&#8217;nin yeryüzüne gönderdiği son başbuğ&#8217;dur. Ulu Başbuğ Atatürk, gelmiş geçmiş en büyük Türkçüdür. Ulu Başbuğ Atatürk, binlerce yıllık Türk ülküsü olan Türkçü düşünceyi fikirsel boyuttan pratiğe taşıyarak hareket Türkçülüğünün nasıl pratikte uygulanabilirliğini Kutsal Türk Devleti&#8217;ni kurarak göstermiştir. Kutsal Türk Devleti&#8217;nin kuruluş felsefesi tamamen bir milli devlet yapılanmasıdır. Bu Yapılanma Türkçülük ekseninde geliştirilmiş ve öze dönüş hareketi başlatılmıştır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün hız verdiği Türk Devrimi diğer tabirle Türkçü Devrim, Ulu Ata&#8217;nın ömrünün yetmediği için tamamlanamamıştır. 1938&#8217;den sonraki süreçlerde Türkçü düşünceyi fikirsel bazda ele alan Nihal Atsız Ata, Türkçü düşüncenin kitlesel harekete dönüşmesi için ömrünün sonuna kadar bu kutlu ülkünün bayraktarlığını yaparak Türk ırkı&#8217;nın gönlünde Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ten sonra taht kurmuştur. Biz Türkçülerin yolu Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ve takipçisi Nihal Atsız Ata&#8217;nın yoludur.

Ziya Gökalp&#8217;in kökeni Diyarbakır Türkmenlerine dayanır. Ziya Gökalp&#8217;in Türk ırkı&#8217;na mensup oluşu hususunda Türkçülerin en ufak bir şüphesi yoktur. Ziya Gökalp&#8217;in Diyarbakır ilinden gelişi ve Türkmen oluşu bazı Kürtçü çevreleri rahatsız ettiği için ona bu yakıştırma yapılmaktadır. Çünkü onların tezlerine göre Türkiye&#8217;nin doğusunda Türk yok bu saçmalıktan öteye geçmeyen tezler ile kürtlerin nüfus oranlarını rakamsal olarak şişirmekteler. Örneğin kürtlerin söylemlerine bakıldığında Türkiye genelinde 20 milyon olduklarını iddia ederler. Bu iddia hiçbir bilimsel araştırmaya dayanmayan tamamen ideolojik saplantılarla şişirilmiş suni rakamlardır. Türkiye&#8217;nin demografik yapısını gösteren haritaları incelediğimizde kürt nüfusunun melezleriyle birlikte 6.5 milyonu geçmediği alenen ortaya çıkmaktadır. Sözün özü Ziya Gökalp&#8217;in kökeni ile ilgili hiçbir temel dayanağı olmayan iftiralara karşı en iyi verilecek cevap Ziya Gökalp&#8217;in kendi yazdığı bir şiirde kanca Türk olduğunu belirten bir dörtlüğü Ziya Gökalp hakkında ileri geri konuşan vasıfsız desteksiz şahsiyetsizlerin yüzlerine tokat gibi vurmak gerekir.

Türklük, hem mefkûrem, hem de kanımdır:
Sırtımdan alınmaz, çünkü kürk değil!
Türklük hadimine 'Türk değil! ' diyen
Soyca Türk olsa da 'Piçtir', Türk değil.

Ziya GökAlp

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 13- Atatürkçüler ile TİBT arasında bir ayrım var mı? Birleştiğiniz noktalar neler? Kemalist düşünce ile TİBT arasında bir bağ var mı?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (13): Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ömrü boyunca savunduğu ülkü Türkçülüktür. &#8216;&#8217;Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır.&#8217;&#8217; Diyen Ulu Ata&#8217;nın öz düşüncelerini layıkıyla savunan Türkçüler, gerçek Atatürkçülerin bizzat ta kendisidir. "Kanını taşıyandan başkasına inanma!" Diyen Ulu Başbuğ Atatürk, Türkçü duruşunu cihan&#8217;a haykırmıştır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu Türkçü Turancı fikriyat dışına çıkan Atatürkçülüğü saptıran ve Kemalist düşünce adı altında sosyalizmi veya diğer dıştan gelme Türk&#8217;ün özüne ters düşünce akımlarını savunanların tamamı Ulu Ata&#8217;ya ihanet içerisindeler. Türkçü, Turancı, Atatürkçü düşünce ehliyetsiz kişilere gruplara bırakılmayacak kadar kutsaldır bizim için. Atatürkçü düşünceyi temsil edecek yegane kitle Türkçülerdir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 14- Diğer milliyetçi siyasi hareketler ile ortak noktalarınız ve ayrımlarınız neler? MHP ve BBP&#8217;ye nasıl bakıyorsunuz?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (14): Türkiye&#8217;de hiçbir siyasi hareketle ortak noktamız yoktur. Milliyetçi kisvesine bürünmüş başta MHP, BBP ve benzeri özde şeriatçı sözde milliyetçi geçinen siyasal hareketlerin devletin temel felsefesinden uzak hareket ettiği, milliyetçi söylemler ardına gizlenerek Atatürkçü düşüncenin diğer tabirle Türkçü düşüncenin içini boşaltarak bu kutsal ülküye oy kaygısı uğruna büyük zararlar verdiler ve halen tahribatları sürmektedir. Türkçü düşüncenin kitleselleşemeyişinin önündeki en büyük engel MHP ve BBP gibi emperyalist güçlerin güdümünde olan dış destekli siyasal hareketlerdir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 15- İslam dini ile ilgili görüşleriniz neler? Siyasi İslamcı hareketlere nasıl bakıyorsunuz? Kendinizi laik bir örgüt ve grup olarak mı görüyorsunuz? Herhangi bir dini inanışınız var mı? Şamanizm gibi&#8230;

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (15): Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün İslam dini hakkında var olan düşünceleri ne ise bizim savunduğumuz düşünce de odur. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün talimatıyla Afet İnan tarafından kaleme alınan Medeni bilgiler adlı eserde belirttiği üzere Sayfa 364: 9- Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk Milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz.

Ulu Başbuğ Atatürk'ün bu sözlerinden kolaylıkla anlaşılacağı gibi, Din Birliğinin, Türk Milleti'nin millet teşkilinde etkili olmadığını, tam tersine zararı olduğunu vurgulamaktadır. Yazılarının devamında ise Başbuğ Atatürk, İslam Dini'ni açık olarak Arap Dini olarak tanımlamakta ve bu tanımlamayı tekrar etmektedir. &#8216;&#8217;Türk&#8217;ler Arap'ların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların vesairenin Türk'lerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir şekilde tesir etmedi.. Bilakis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed'in kurduğu dinin gayesi.&#8217;&#8217;
Biz Gök Tanrı dinine iman eden Gök Tanrıcılarız. Müslümanların peygamberi Muhammed ise, Bizimde "Oğuz Kağan", "Bilge Kağan", "Kür Şad Ata" ve Ulu Tanrı'nın yeryüzüne gönderdiği Türklerin son peygamberi Ulu Başbuğ Atatürk'tür. Biz Başbuğ Atatürk'ün bütün düşüncelerine iman eden gerçek Atatürkçüleriz. Bu bağlamda kökü dışarıda olan bütün fikir sistemlerine karşı olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bütün İslamcı hareketler yeryüzünden kazınana kadar savaşacağız! Bizim kutsallarımıza yapılacak her saldırı katmerlisiyle iade edilecektir.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 16- Türkiye Cumhuriyeti devletini nasıl görüyorsunuz? Hükümet hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (16): Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün uçmağa varışından sonra Türklük temelleri üzerine kurulmuş olan devletimiz onun vefatından sonra Türk kanı taşımayan hükümet mensupları tarafından yönetildiği için ülkemiz dört koldan örtülü bir işgal sürecini, yaşamaktadır. Emperyalist güçlerin yerli işbirlikçisi konumunda olan AKP mutlaka bertaraf edilecektir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 17- Türki cumhuriyetlere nasıl bakıyorsunuz? Turan düşüncesinin gerçekleştirilebilir olduğunu düşünüyor musunuz? Türki cumhuriyetlerle bağlantınız ve faaliyetleriniz var mı?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (17): Turan düşüncesi 3 aşamalı bir strateji doğrultusunda gerçekleştirilebilir. Birinci aşama Türkiye&#8217;nin Türkçü kadrolarca yönetilmesi ikinci aşama Türk devletleri ile ekonomik alanda işbirliğinin arttırılması, son aşama ise kültürel işbirliğinin doruk noktaya çıkarılması ile sınırların kaldırılması yani Türk devletleri arasında serbest dolaşımın sağlanmasıyla Turan bir anlamda başarıya ulaştırılabilir. Türk Cumhuriyetlerin de çeşitli kültürel faaliyetlerimiz ve yerel Türkçü yapılanmalarla bağlarımız vardır gelişme aşamasındadır.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 18- Daha önce Türk İntikam Tugayı adı verilen TİT ile bağlantınız var mı? Kendinizi TİT&#8217;in devamı olarak mı görüyorsunuz? TİT&#8217;e bakışınız nedir?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (18): TİB / Türk İntikam Birliği'nin, kamuoyunda TİT Türk İntikam Tugayı olarak bilinen oluşumla herhangi bir organik bağı yoktur. TİB Türk İntikam Birliği ideolojik açıdan Türkçü Turancı Atatürkçü bir yapılanmadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı Türk soylu Türkçü direnişçiler on bin yıllık bir köklü ideolojinin temsilcileridir. TİT gibi oluşumların ise hiç bir ideolojik temeli yoktur, her döneme göre renk değiştiren farklı ideolojilerin toplumu manipüle etmek için kullandığı içi boş temelsiz yapılanmalardır. TİB ile TİT arasındaki temel farklardan bir diğeri, TİB Türk'e düşman olan toplulukların topyekün imha edilmesini Türklüğün sonsuzluğa doğru ilerlemesini sağlayacağına yürekten inananların oluşturduğu yenilmez bir ordudur. TİT ise uyruğu belli olmayan şahıslar tarafından zaman zaman ad olarak kullanılan, emperyalist güçlerin bazı bireylere gerçekleştirdikleri eylemleri gizlemek için kullanılan bir örgüt adından öteye geçmemektedir. Türk İntikam Birliği, Yüce Türk Milletinin derinliklerinden bir volkan gibi fışkıran, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını ilelebet yaşatacak olan, yenilmez, dağıtılamaz, bitirilemez, yasalar üstü, Türk Irkı'nın gizli ordusudur. Türk Irkı var olduğu sürece TİB daima yaşayacak ve yaşatılacaktır.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi

///ALINTIDIR///]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkçülerin direniş hareketi, TİBT / Türk İntikam Birliği Teşkilatı genel başkanı Türkçü komutan Savaşan Atsız&#8217;ın, Sabah Gazetesi haber merkezi muhabiri ile yapılan özel mülakatı.

Sabah Gazetesi ile yapılan Sabah Gazetesi arşivlerinde saklı ve gizli tutulan mülakatın tam metni:

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 1- TİBT ne tür bir örgüttür? TİBT ne zaman, nasıl ve kimler tarafından kuruldu? 

TİB Militanı M. E. Cevap (1): Türk İntikam Birliği, kutsal Türk Devleti'ne ve asli unsur Türk Irkı'na karşı gelişen bütün tehlikeleri ortadan kaldırmak için, gönüllü Türk direnişçilerinin genel başkanımız ve komutanımız Savaşan Atsız önderliğinde oluşturduğu silahlı Türkçü direniş örgütüdür. Türk İntikam Birliği bünyesinde, devletimizin organlarında görev almış emekli Askerler, Emniyet, Mit, Jitem de geçmişte çeşitli görevlerde bulunmuş seçkin Türk soylu direnişçiler yer almaktadır. Türk İntikam Birliği, bünyesinde Türk toplumunun bütün katmanlarını barındırmakta ve Türkiye genelinde binleri aşan gönüllü direnişçiyi tek çatı altında toplamayı başaran Türkiye içinde ve dışında varlığını sürdüren silahlı Türkçü direniş örgütüdür. Türk İntikam Birliği, komutanımız Savaşan Atsız tarafından iç anadolu Aksaray ilinde aralık 1999'da kurulmuş olan bir yapılanmadır. Komutanımız Savaşan Atsız kutsal Türk Devleti'nin çeşitli birimlerinde aktif görevler üstlenerek terör örgütlerine ve Türk düşmanlarına karşı, Türkçü kontra gerilla yapılanmaları oluşturup etkin mücadele vermiştir. Bu kapsamda daha geniş kapsamlı mücadele alanı yaratmak ve kutsal Türk Devleti'ne karşı gelişen tehlikeleri bertaraf etmek için bu mücadele yönteminin kitlesel bir harekete dönüştürülmesi için Türk İntikam Birliği'ni kurarak günümüze kadar direnişi sürdürmüştür.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 2- TİBT bir grup milliyetçi ve maceracı genç tarafından kurulmuş sanal bir örgüt mü? Basına yansıyan ölüm tehditleri dışında somut bir eylemi hiç oldu mu?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (2): TİBT Türk Irkı&#8217;nın bir anlamda savunma refleksinden doğan milli güç unsurudur. TİBT&#8217;yi doğuran nedenlerin temeline inildiğinde Kuvva-i Milliye&#8217;nin kuruluş nedeni ve gelişmesiyle birebir örtüşen bir yapılanmadır. TİBT kuruluşundan günümüze Türk Irkı&#8217;nın ve kutsal Türk Devleti&#8217;nin varlığını tehdit eden bütün unsurlara karşı sayısız eylemler gerçekleştirmiştir. Türk Irkı&#8217;nın bekası için gerçekleştirdiğimiz eylemlerin büyük çoğunluğu basına haklı olarak yansıtılmamıştır. Çünkü TİBT&#8217;nin diğer örgütlerden farkı, gerçekleştirdiği eylemleri basın ve yayına afişe olmak için değil Türk Irkı&#8217;nın geleceği için gerçekleştirmiş olmasıdır. Bizim için önemli olan husus karşılık beklemeden bu asil Irk&#8217;a hizmettir.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 3- TİBT kaç kişilik bir topluluk? Arkanızda ne denli ciddi bir örgütlü militan ve sempatizan topluluğunuz var? 

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (3): Türk İntikam Birliği'ne bağlı, militan bazında Türkiye içi ve dışında 3800 civarında Türk soylu direnişçi etkin durumda ve konumda kutsal Türk devletini yaşatmak için Türkçü mücadeleyi aralıksız olarak sürdürmektedir. Yurt içi ve yurt dışı birimlerimizin bize aktardığı verileri incelediğimizde 150 binin üzerinde sempatizanımız bulunmaktadır. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 4- Niçin silahlı mücadele ve gizli örgütlenmeyi seçiyorsunuz? Neden yasal platformlarda örgütlenmeyi tercih etmiyorsunuz?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (4): Türk Irkı&#8217;nı sonsuzluğa ulaştıracak yegane düşüncenin silahlı mücadeleden geçtiği kanısındayız. Dünya tarihi incelendiğinde milletler arası çatışmaların hakim olduğu, bütün milletlerin kendi toplumunu dünya&#8217;nın hakimi kılmak için yoğun bir savaşın yürütüldüğü alenen gözükmektedir. Bu bağlamda, var olan milletler arası mücadele de Türk Irkı&#8217;nın tek çıkar yolu safını sağlam tutarak her türlü ve her alanda silahlı direniş sergilemek zorundadır. Milletler arası mücadele askeri boyutta dünya&#8217;nın yıkılışına kadar sürecektir. Nihal Atsız Ata&#8217;nın makalelerinde belirttiği gibi &#8216;Dünya bir savaş alanıdır, ülküler kanla fedakarlıkla kahramanlıkla beslenir. Din arabın hukuk sizin harb Türkündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa, Türk eri de öyle gider kanlı savaşa&#8217;. Nihal Atsız Ata&#8217;nın açılımını yaptığı gibi Türk Irkı&#8217;nın tek çıkış yolu savaştır. Yasal platformlarda Türkçü fikriyatın sağlıklı gelişmesi olanaksızdır çünkü siyaset taviz verme sanatıdır. Türkçüler çıktığı bu kutlu yolda asla taviz verme niyetinde değildir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 5- İnternet sitenizde silahlı mücadeleyi savunduğunuz belirtiliyor. Bu yönde eğitim veriyor musunuz? Silahlı birlikleriniz var mı? Varsa bunu ispatlayacak TİBT logolu görsel malzemeniz var mı, kanıt olarak gönderebilir misiniz? 

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (5): Türkiye&#8217;nin her bölgesinde Silahlı birliklerimiz vardır. Şu an sorunsuz bölgelerimizin birinde bulunan birliğimizin birisi Irak&#8217;ın Kuzeyine sevk edilmiştir. 1 silahlı birliğimiz Irak&#8217;ın Kuzeyinde 4 silahlı birliğimiz ise Türkiye&#8217;nin çeşitli bölgelerinde görevlerini icraa etmektedir. Türk İntikam Birliği'nin, iç Anadolu da (3) Seyyar (T.İ.B.T.K.K.) Türk İntikam Birliği Türkçü Komando Kampı, Karadeniz bolgesinde (2) Seyyar (T.İ.B.T.K.K.) Türk İntikam Birliği Türkçü Komando Kampı bulunmaktadır. Türk İntikam Birliği, kutsal Türk Devleti'ni ve Türklüğü ilelebet yaşatma, gelişen bütün tehlikelere karşı koruma gayesi içinde mücadelesini sürdürmektedir. Kutsal Türk Devleti'nin hiç bir kurumu TİB'nin yürüttüğü bu kutsal mücadeleyi ve belirlediği alanlarda yürüttüğü eğitim faaliyetlerini engelleme gücüne sahip değildir. Türk İntikam Birliği, kutsal Türk Devleti'ni ve kurumlarını geleceğe taşımak için faaliyet yürütmektedir. Bu bağlamda Kutsal Türk Devleti'nin hiç bir kurumu, kendi geleceğinin sigortası olan bir yapılanmayı engelleme düşüncesinde asla olamaz. Bu yönde girişimlerde bulunamaz. Bireysel olarak TİB'nin faaliyetlerini engellemeye çalışan, devletimizin bazı kurumlarında görevli şuursuz bireyler derhal bulundukları konumdan uzaklaştırılacaktır. TİB teşkilatı olarak geçmişten günümüze Türkçü kamplarımızda gerçekleştirilen eğitimler görsel kayıt sistemi ile kayıt altına alınmıştır. Bu görsel kayıtlar örgütümüzün gizli arşivinde korunmaktadır. Şu an ülkemizin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle bu görüntülerin medyaya yansımasının gereksiz olduğu inancını taşımaktayız. Bu bağlamda gelecekte görsel kayıtlarımızı doğru zamanda ve zeminde yayımlayacağız.
Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 6- Kuzey Irak&#8217;taki Şengal&#8217;de 250 kişinin öldüğü bombalı saldırıyı üstlendiniz. Bu saldırıyı üstlenecek gerçekçi bir deliliniz var mı? Eğer bu konuda iddialı iseniz Sınır ötesi bombalı saldırı yapabilecek gücü nereden buldunuz? Şengal&#8217;i nasıl seçtiniz?

TİB Militanı M. E. Cevap (6): Komutanımız Savaşan Atsız'ın sözleriyle özetlemek gerekirse, "Gücümüzü kutsal Türk Devleti'ni kuran asil Türk Irkı'ndan alıyoruz". Türk İntikam Birliği yurdun dört bir tarafında yer altı örgütlenmelerini tamamlamış durumdadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı gönüllülerin fedakarlıkları sayesinde dünyanın her bölgesinde operasyonel anlamda seçkin kadroya ve üçüncü dünya harbinin patlak vermesi durumunda bile kutsal Türk Devleti'ni yaşatmak için kullanabileceğimiz silah, mühimmat ve maddiyata sahip durumdayız. Irak&#8217;ın kuzeyin de gerçekleştirdiğimiz eyleme tanık olan bizzat gözlemleyen Irak Türkmen Cephesine bağlı soydaşlarımız bulunmaktadır. Eyleme tanıklık eden Türkmen soydaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye sokup, ortaya delil sunma adına afişe etme niyetinde değiliz. Şengal&#8217;i şeçmemizin nedeni, büyük çapta bir bombalı eylem neticesinde bölgede Türkmen soydaşlarımızın bu saldırıdan etkilenmemesi amacı güdülmüştür. Şengal demografik yapı itibariyle zamanla tamamen Kürtleştirilmiş bir bölgedir. Bu doğrultuda düşman kitlenin bertaraf edilmesi için bu tür bir eylemi gerçekleştirdik. Demografik yapının karışık olduğu illerde nokta operasyonları gerçekleştirmekteyiz.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 7- Çok sayıda kişiye ölüm tehdidinde bulunduğunuz yazılıyor. Doğru mu? Doğru ise insanları tehdit ederek hangi amaca ulaşmak istiyorsunuz? Ölüm tehdidi sizce meşru bir yöntem midir?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (7): Teşkilatımız tarafından kara listeye eklenmiş yani ölüm listesine girmiş imha edilmesi gereken öncelikli Türk düşmanlarını tehdit ettiğimiz doğrudur. Bir şahıs için en kolay ölüm farkına varmadan veya az acı çekerek bu dünyadan uzaklaşmaktır. Kara listede bulunan şahısların bu kadar kolay bir ölümü tatması bizim açımızdan uyun bir ölüm değildir. Tehdit edilen şahsın ölüm anına kadar eski bir tabirle diken üstü kalması yaşadığı son günlerde, Türk Irkı&#8217;na karşı yaptığı ihanetlerin muhasebesini yaparak son günlerine varana kadar rahat bir uyku çekip zevki sefa içinde yaşaması yerine, Nihal Atsız Ata&#8217;nın deyimiyle &#8216;Türk&#8217;e kefen biçenin ölümü korkunç olur&#8217; fikriyatını algılayıp manevi olarak acı içinde ölüme doğru yelken açması tercihimizdir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 8- İnternet sitenizde özellikle Kürt ve Ermenileri düşman olarak gördüğünüz belirtiliyor. Bunun yanı sıra Gürcü, Laz, Çerkez, Pomak, Lezgi ve Türk ırkı dışındaki tüm etnik grupları düşman olarak görüyor ve Türkiye&#8217;yi terk etmeye çağırıyorsunuz. Tüm bu gruplara neden düşmansınız?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (8*): Türkiye adı üstünde Türklerin yurdu Türklerin vatanı anlamındadır. Türk tarihi iyi incelendiğinde istisnasız bütün toplulukların, Türklüğün varlığını ortadan kaldırmak için yaptıkları yüzlerce ihanetlere rastlanır. Şu an etkisiz konumda olan, Türk nüfusuna oranla düşük konumda olan toplulukların gelecekte Türklüğe ihanet etmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Öncelikli iç düşman sıralamamızda olan Kürtlerin nüfus oranına diğer toplulukların erişmesi durumunda ihanetler zincirinin uzayacağına hiç şüphe yoktur. Bu sebeple, ölmek ve öldürmek bizim için şeref Türk harici herkes vurulacak hedef!

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 9- Irkçı mısınız? Irkçılığın bir suç olduğunun farkında mısınız? 

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (9): Türk Irkçılığının suç kapsamında değerlendirilmesi bize göre yanlış bir değerlendirmedir. Irk kelimesinin öz Türkçe karşılığı Soy&#8217;dur. Türk Irkçılığının (Soyculuğunun) başlıca esasları Türk soy&#8217;unu koruma, Türk dilini muhafaza ederek dilde özleşmenin sağlanması diğer bir tabirle arınmış Türkçeciliğin güdülmesi, Türk örfünün, adetinin, töresinin, geleneklerinin ve Türk savaş kültürünün yaşatılması bu doğrultuda bütün düşman unsurların imha edilmesini gerektirir. Irkçı, Turancı, Atatürkçüler olarak bu bağlamda Irkçıyız. Türk Irkçısı olmak büyük bir şereftir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 10- TİBT&#8217;in nihai amacı nedir?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (10): Nihai amacımız, Türkçü düşüncenin bütün Türk coğrafyalarını sarması ve her alanda Türkçü düşüncenin hakim kılınması bu doğrultuda bütün Türk yurtlarının yabancı kanlılardan arındırılmasını sağlayarak Türk yurtlarının tek çatı altında toplanması bu eksende Türk Natosu&#8217;nun inşası diğer bir tabirle Turan Ordusu&#8217;nun kurulmasıyla başta Amerika, Rusya, Çin olmak üzere bu ülkelere karşı Askeri güç kullanımı ile bu ülkelerin dizginlenmesiyle Türk Irkı&#8217;nın dünya hakimiyetini tesis etmektir.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 11- Savaşan Atsız TİBT başkanı mıdır? Gerçekten bu kod adlı bir kişi bulunuyor mu? 

TİB Militanı M. E. Cevap (11): Komutanımız Savaşan Atsız TİBT&#8217;nın başkanıdır. Diğer bir cevapta belirttiğimiz gibi TİBT&#8217;nı kuran genel başkanımız Savaşan Atsız&#8217;dır. Komutanımızın kullandığı kod adı Savaşan Atsız&#8217;dır. TİBT&#8217;na bağlılık yemini eden bütün soydaşlarımıza kod adları verilmekte ve bu adla anılmaktadır.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 12- Atatürk&#8217;ü ve Nihal Atsız&#8217;ı ata olarak nitelendiriyorsunuz? Kendinize kimleri fikir babası olarak alıyorsunuz? Ünlü Türkçü düşünür Ziya Gökalp&#8217;in Kürt kökenli olduğu söylenir, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (12): Ulu Kök Tengri&#8217;nin yeryüzüne gönderdiği son elçi Ulu Başbuğ Atatürk, geçen yüzyılda Ulu Tengri&#8217;nin yeryüzüne gönderdiği son başbuğ&#8217;dur. Ulu Başbuğ Atatürk, gelmiş geçmiş en büyük Türkçüdür. Ulu Başbuğ Atatürk, binlerce yıllık Türk ülküsü olan Türkçü düşünceyi fikirsel boyuttan pratiğe taşıyarak hareket Türkçülüğünün nasıl pratikte uygulanabilirliğini Kutsal Türk Devleti&#8217;ni kurarak göstermiştir. Kutsal Türk Devleti&#8217;nin kuruluş felsefesi tamamen bir milli devlet yapılanmasıdır. Bu Yapılanma Türkçülük ekseninde geliştirilmiş ve öze dönüş hareketi başlatılmıştır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün hız verdiği Türk Devrimi diğer tabirle Türkçü Devrim, Ulu Ata&#8217;nın ömrünün yetmediği için tamamlanamamıştır. 1938&#8217;den sonraki süreçlerde Türkçü düşünceyi fikirsel bazda ele alan Nihal Atsız Ata, Türkçü düşüncenin kitlesel harekete dönüşmesi için ömrünün sonuna kadar bu kutlu ülkünün bayraktarlığını yaparak Türk ırkı&#8217;nın gönlünde Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ten sonra taht kurmuştur. Biz Türkçülerin yolu Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ve takipçisi Nihal Atsız Ata&#8217;nın yoludur.

Ziya Gökalp&#8217;in kökeni Diyarbakır Türkmenlerine dayanır. Ziya Gökalp&#8217;in Türk ırkı&#8217;na mensup oluşu hususunda Türkçülerin en ufak bir şüphesi yoktur. Ziya Gökalp&#8217;in Diyarbakır ilinden gelişi ve Türkmen oluşu bazı Kürtçü çevreleri rahatsız ettiği için ona bu yakıştırma yapılmaktadır. Çünkü onların tezlerine göre Türkiye&#8217;nin doğusunda Türk yok bu saçmalıktan öteye geçmeyen tezler ile kürtlerin nüfus oranlarını rakamsal olarak şişirmekteler. Örneğin kürtlerin söylemlerine bakıldığında Türkiye genelinde 20 milyon olduklarını iddia ederler. Bu iddia hiçbir bilimsel araştırmaya dayanmayan tamamen ideolojik saplantılarla şişirilmiş suni rakamlardır. Türkiye&#8217;nin demografik yapısını gösteren haritaları incelediğimizde kürt nüfusunun melezleriyle birlikte 6.5 milyonu geçmediği alenen ortaya çıkmaktadır. Sözün özü Ziya Gökalp&#8217;in kökeni ile ilgili hiçbir temel dayanağı olmayan iftiralara karşı en iyi verilecek cevap Ziya Gökalp&#8217;in kendi yazdığı bir şiirde kanca Türk olduğunu belirten bir dörtlüğü Ziya Gökalp hakkında ileri geri konuşan vasıfsız desteksiz şahsiyetsizlerin yüzlerine tokat gibi vurmak gerekir.

Türklük, hem mefkûrem, hem de kanımdır:
Sırtımdan alınmaz, çünkü kürk değil!
Türklük hadimine 'Türk değil! ' diyen
Soyca Türk olsa da 'Piçtir', Türk değil.

Ziya GökAlp

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 13- Atatürkçüler ile TİBT arasında bir ayrım var mı? Birleştiğiniz noktalar neler? Kemalist düşünce ile TİBT arasında bir bağ var mı?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (13): Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün ömrü boyunca savunduğu ülkü Türkçülüktür. &#8216;&#8217;Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır.&#8217;&#8217; Diyen Ulu Ata&#8217;nın öz düşüncelerini layıkıyla savunan Türkçüler, gerçek Atatürkçülerin bizzat ta kendisidir. "Kanını taşıyandan başkasına inanma!" Diyen Ulu Başbuğ Atatürk, Türkçü duruşunu cihan&#8217;a haykırmıştır. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün savunduğu Türkçü Turancı fikriyat dışına çıkan Atatürkçülüğü saptıran ve Kemalist düşünce adı altında sosyalizmi veya diğer dıştan gelme Türk&#8217;ün özüne ters düşünce akımlarını savunanların tamamı Ulu Ata&#8217;ya ihanet içerisindeler. Türkçü, Turancı, Atatürkçü düşünce ehliyetsiz kişilere gruplara bırakılmayacak kadar kutsaldır bizim için. Atatürkçü düşünceyi temsil edecek yegane kitle Türkçülerdir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 14- Diğer milliyetçi siyasi hareketler ile ortak noktalarınız ve ayrımlarınız neler? MHP ve BBP&#8217;ye nasıl bakıyorsunuz?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (14): Türkiye&#8217;de hiçbir siyasi hareketle ortak noktamız yoktur. Milliyetçi kisvesine bürünmüş başta MHP, BBP ve benzeri özde şeriatçı sözde milliyetçi geçinen siyasal hareketlerin devletin temel felsefesinden uzak hareket ettiği, milliyetçi söylemler ardına gizlenerek Atatürkçü düşüncenin diğer tabirle Türkçü düşüncenin içini boşaltarak bu kutsal ülküye oy kaygısı uğruna büyük zararlar verdiler ve halen tahribatları sürmektedir. Türkçü düşüncenin kitleselleşemeyişinin önündeki en büyük engel MHP ve BBP gibi emperyalist güçlerin güdümünde olan dış destekli siyasal hareketlerdir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 15- İslam dini ile ilgili görüşleriniz neler? Siyasi İslamcı hareketlere nasıl bakıyorsunuz? Kendinizi laik bir örgüt ve grup olarak mı görüyorsunuz? Herhangi bir dini inanışınız var mı? Şamanizm gibi&#8230;

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (15): Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün İslam dini hakkında var olan düşünceleri ne ise bizim savunduğumuz düşünce de odur. Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün talimatıyla Afet İnan tarafından kaleme alınan Medeni bilgiler adlı eserde belirttiği üzere Sayfa 364: 9- Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk Milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz.

Ulu Başbuğ Atatürk'ün bu sözlerinden kolaylıkla anlaşılacağı gibi, Din Birliğinin, Türk Milleti'nin millet teşkilinde etkili olmadığını, tam tersine zararı olduğunu vurgulamaktadır. Yazılarının devamında ise Başbuğ Atatürk, İslam Dini'ni açık olarak Arap Dini olarak tanımlamakta ve bu tanımlamayı tekrar etmektedir. &#8216;&#8217;Türk&#8217;ler Arap'ların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların vesairenin Türk'lerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir şekilde tesir etmedi.. Bilakis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed'in kurduğu dinin gayesi.&#8217;&#8217;
Biz Gök Tanrı dinine iman eden Gök Tanrıcılarız. Müslümanların peygamberi Muhammed ise, Bizimde "Oğuz Kağan", "Bilge Kağan", "Kür Şad Ata" ve Ulu Tanrı'nın yeryüzüne gönderdiği Türklerin son peygamberi Ulu Başbuğ Atatürk'tür. Biz Başbuğ Atatürk'ün bütün düşüncelerine iman eden gerçek Atatürkçüleriz. Bu bağlamda kökü dışarıda olan bütün fikir sistemlerine karşı olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bütün İslamcı hareketler yeryüzünden kazınana kadar savaşacağız! Bizim kutsallarımıza yapılacak her saldırı katmerlisiyle iade edilecektir.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 16- Türkiye Cumhuriyeti devletini nasıl görüyorsunuz? Hükümet hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (16): Ulu Başbuğ Atatürk&#8217;ün uçmağa varışından sonra Türklük temelleri üzerine kurulmuş olan devletimiz onun vefatından sonra Türk kanı taşımayan hükümet mensupları tarafından yönetildiği için ülkemiz dört koldan örtülü bir işgal sürecini, yaşamaktadır. Emperyalist güçlerin yerli işbirlikçisi konumunda olan AKP mutlaka bertaraf edilecektir. 

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 17- Türki cumhuriyetlere nasıl bakıyorsunuz? Turan düşüncesinin gerçekleştirilebilir olduğunu düşünüyor musunuz? Türki cumhuriyetlerle bağlantınız ve faaliyetleriniz var mı?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (17): Turan düşüncesi 3 aşamalı bir strateji doğrultusunda gerçekleştirilebilir. Birinci aşama Türkiye&#8217;nin Türkçü kadrolarca yönetilmesi ikinci aşama Türk devletleri ile ekonomik alanda işbirliğinin arttırılması, son aşama ise kültürel işbirliğinin doruk noktaya çıkarılması ile sınırların kaldırılması yani Türk devletleri arasında serbest dolaşımın sağlanmasıyla Turan bir anlamda başarıya ulaştırılabilir. Türk Cumhuriyetlerin de çeşitli kültürel faaliyetlerimiz ve yerel Türkçü yapılanmalarla bağlarımız vardır gelişme aşamasındadır.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi: 18- Daha önce Türk İntikam Tugayı adı verilen TİT ile bağlantınız var mı? Kendinizi TİT&#8217;in devamı olarak mı görüyorsunuz? TİT&#8217;e bakışınız nedir?

Türkçü Komutan Savaşan Atsız, Cevap (18): TİB / Türk İntikam Birliği'nin, kamuoyunda TİT Türk İntikam Tugayı olarak bilinen oluşumla herhangi bir organik bağı yoktur. TİB Türk İntikam Birliği ideolojik açıdan Türkçü Turancı Atatürkçü bir yapılanmadır. Türk İntikam Birliği'ne bağlı Türk soylu Türkçü direnişçiler on bin yıllık bir köklü ideolojinin temsilcileridir. TİT gibi oluşumların ise hiç bir ideolojik temeli yoktur, her döneme göre renk değiştiren farklı ideolojilerin toplumu manipüle etmek için kullandığı içi boş temelsiz yapılanmalardır. TİB ile TİT arasındaki temel farklardan bir diğeri, TİB Türk'e düşman olan toplulukların topyekün imha edilmesini Türklüğün sonsuzluğa doğru ilerlemesini sağlayacağına yürekten inananların oluşturduğu yenilmez bir ordudur. TİT ise uyruğu belli olmayan şahıslar tarafından zaman zaman ad olarak kullanılan, emperyalist güçlerin bazı bireylere gerçekleştirdikleri eylemleri gizlemek için kullanılan bir örgüt adından öteye geçmemektedir. Türk İntikam Birliği, Yüce Türk Milletinin derinliklerinden bir volkan gibi fışkıran, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını ilelebet yaşatacak olan, yenilmez, dağıtılamaz, bitirilemez, yasalar üstü, Türk Irkı'nın gizli ordusudur. Türk Irkı var olduğu sürece TİB daima yaşayacak ve yaşatılacaktır.

Sabah Gazetesi Haber Merkezi

///ALINTIDIR///]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Türkçü Afişler Sessiz Devrim Propaganda Araçları</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1489</link>
			<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 23:47:44 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1489</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye'de internet kullanımında büyük bir patlama yaşanmış ve milyonları aşan bir kullanıcı oranına ulaşmıştır. Türklerin bu tür imkanlardan yararlanarak Atatürkçü düşüncenin öz fikriyatı Türkçülüğü kitlelere yaymak için çeşitli araçları kullanmalıdır. Bu araçlardan biri Atatürkçü düşünceyi yansıtan etkili afişlerdir. Geçmişte Türk eğitim sistemini yozlaştıran çapulcu inönü eğitim sistemini gayri millileştirmiş ve bunun sonucunda günümüzde Türklük şuur ve bilincinden yoksun hareket eden, Türkçülük ülküsünü tanımayan kayıp Türk soylu bir kitle var. Bu Türk soylu soydaşlarımıza ulaşmanın en etkili yöntemlerinden biri milli refleksleri tetikleyecek  Türkçü afişlerdir. 

Türklük şuurundan yoksun kayıp kitle diye adlandırdığım soydaşlarımızı direk olarak Türkçüleştirme imkanımız yoktur, çünkü soydaşlarımızın Türkçülüğü benimseyip yaşatması için önce milli reflekslerini doruk noktaya ulaştırmak gerekir. Bazen uzun uzun propagandalar hiç işe yaramayabilir, çünkü insanın doğasında etki-tepki düzeneğinin var olması, bu kayıp kitlelerin Türkçülüğe kanalize olmasını güçleştirmektedir.

Bu noktada özlü sözler içeren etkili Türkçü afişleri devreye sokarak, bu kayıp kitle ile temasın sağlanması ve milli şuurun güçlendirilmesinde en etkili araçlardan biri afişlerdir. Şu an internet üzeri bu propaganda aracını etkili kullanan hiç bir kuruluş hiç bir kurum yoktur. Bu bağlamda Türkçü Hareketi'nin güçlenmesi ve soydaşlarımızın Türkçü düşünce ile temasını sağlayarak dünya görüşlerini Türkçülük ekseninde şekillendirerek soydaşlarımızı Atatürkçü düşünceye kanalize etmek için internette henüz yaygın kullanılmayan Sessiz Devrim Propaganda Aracı Türkçü afişleri, Türk Irkı'nın hizmetine sunuyoruz. 

İnternet üzeri dağıtımı çok kolay olan afişleri e-postalara, tartışma gruplarına, çeşitli forumlara ve benzeri yazılı ortamlara soydaşlarımız tarafından eklenmesi 10 saniyelik bir az zaman dilimini kapsamaktadır. Bu konularda duyarlı hareket eden soydaşlarımızın afişleri internet ortamına yayması bir çok Türk soylu soydaşlarımızın milli reflekslerini tetikleyici etken olacak ve Türkçü düşünceye bu soydaşlarımızı bir adım daha yaklaştıracaktır. 

Türkiye'de  yüz binlerce Türk soylu henüz "Türkçü" kelimesinin anlamını dahi bilmemektedir. Bu alt yapısı olmayan soydaşlarımıza ulaşmak için bütün soydaşlarımızın gayret göstererek afişleri internet üzerinde girdikleri her yere eklemeleri, bir soydaşımızın daha bilinçlenmesini sağlayacağını unutmamalıdır. 

El becerisi olan soydaşlarımız bu becerilerini propaganda amaçlı kullanmayı alışkanlık haline getirmeli çeşitli Türkçü afişler tasarlamalı özlü sözlerle etkili bir afiş yapmak için boş zamanlarını bu şekilde değerlendirmelidir. Çünkü bir afişin ömrü en az 100 yıldır. Millet tarafından özümsenen afişler internetin yaygınlaşmasıyla yıllar yılı elden ele ulaşacak ve bu şekilde kayıp Türk soylu kitleleri etkileyecektir. İnsanlar ölür gider ama afişler kalıcıdır. Afiş bir anlamda sanattır önemli olan doğru yönde en etkili bir biçimde propaganda amaçlı kullanılmasıdır. 

Afişler bir anlamda Türkçülerle milletin temasıdır, iletişimidir. Türk Irkı'nın her katmanına ulaşmak ve soydaşlarımıza Türkçü fikriyatı aşılamak hepimizin vazifesi olmalıdır. Aynı zamanda Türkçü Afişlerin diğer bir etkisi, Türk düşmanlarına yöneliktir. Afiş içeriğinde sunulan Türkçü söylemler, Türk düşmanlarını ruhen çökertmede ve demoralize etmede çok etkili bir silahtır. Bu bağlamda Türkçü afişlerin ikinci bir görevi psikolojik harbi doruk noktaya çıkarmak ve düşmanların bozguna uğraması için zemin hazırlamaktır. 06-11-2006 tarihi Türkçülerin afiş seferberliğini başlattığı gündür. Bu önemli silahın yaygınlaşması ve daha etkin bir duruma getirilmesi için, afişlerin soydaşlarımız tarafından diğer Türk soylulara ulaştırılması gerekmektedir. Bu sayede Türkçü düşünce'nin kitleselleşmesine büyük katkı sağlanmış olacaktır. 

TiBT genel ağ adresinde bulunan "Sessiz Devrim Propaganda Araçları Türkçü Afişler" bölümünü ziyaret edip seçtiğiniz afişleri internet üzeri diğer Türk soylu soydaşlara ulaştırarak, "Bir Türk'de Sen Kurtar Kampanyası'na" sizde katılın. Afişlere şu bağlantıdan http://www.turkcudirenis.tr.cx direk olarak ulaşma imkanınız vardır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Savaşan Atsız

Türk İntikam Birliği Teşkilatı

****alıntıdır****
Kaynak: http://www.ataturkcudirenishareketi.tr.cx

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye'de internet kullanımında büyük bir patlama yaşanmış ve milyonları aşan bir kullanıcı oranına ulaşmıştır. Türklerin bu tür imkanlardan yararlanarak Atatürkçü düşüncenin öz fikriyatı Türkçülüğü kitlelere yaymak için çeşitli araçları kullanmalıdır. Bu araçlardan biri Atatürkçü düşünceyi yansıtan etkili afişlerdir. Geçmişte Türk eğitim sistemini yozlaştıran çapulcu inönü eğitim sistemini gayri millileştirmiş ve bunun sonucunda günümüzde Türklük şuur ve bilincinden yoksun hareket eden, Türkçülük ülküsünü tanımayan kayıp Türk soylu bir kitle var. Bu Türk soylu soydaşlarımıza ulaşmanın en etkili yöntemlerinden biri milli refleksleri tetikleyecek  Türkçü afişlerdir. 

Türklük şuurundan yoksun kayıp kitle diye adlandırdığım soydaşlarımızı direk olarak Türkçüleştirme imkanımız yoktur, çünkü soydaşlarımızın Türkçülüğü benimseyip yaşatması için önce milli reflekslerini doruk noktaya ulaştırmak gerekir. Bazen uzun uzun propagandalar hiç işe yaramayabilir, çünkü insanın doğasında etki-tepki düzeneğinin var olması, bu kayıp kitlelerin Türkçülüğe kanalize olmasını güçleştirmektedir.

Bu noktada özlü sözler içeren etkili Türkçü afişleri devreye sokarak, bu kayıp kitle ile temasın sağlanması ve milli şuurun güçlendirilmesinde en etkili araçlardan biri afişlerdir. Şu an internet üzeri bu propaganda aracını etkili kullanan hiç bir kuruluş hiç bir kurum yoktur. Bu bağlamda Türkçü Hareketi'nin güçlenmesi ve soydaşlarımızın Türkçü düşünce ile temasını sağlayarak dünya görüşlerini Türkçülük ekseninde şekillendirerek soydaşlarımızı Atatürkçü düşünceye kanalize etmek için internette henüz yaygın kullanılmayan Sessiz Devrim Propaganda Aracı Türkçü afişleri, Türk Irkı'nın hizmetine sunuyoruz. 

İnternet üzeri dağıtımı çok kolay olan afişleri e-postalara, tartışma gruplarına, çeşitli forumlara ve benzeri yazılı ortamlara soydaşlarımız tarafından eklenmesi 10 saniyelik bir az zaman dilimini kapsamaktadır. Bu konularda duyarlı hareket eden soydaşlarımızın afişleri internet ortamına yayması bir çok Türk soylu soydaşlarımızın milli reflekslerini tetikleyici etken olacak ve Türkçü düşünceye bu soydaşlarımızı bir adım daha yaklaştıracaktır. 

Türkiye'de  yüz binlerce Türk soylu henüz "Türkçü" kelimesinin anlamını dahi bilmemektedir. Bu alt yapısı olmayan soydaşlarımıza ulaşmak için bütün soydaşlarımızın gayret göstererek afişleri internet üzerinde girdikleri her yere eklemeleri, bir soydaşımızın daha bilinçlenmesini sağlayacağını unutmamalıdır. 

El becerisi olan soydaşlarımız bu becerilerini propaganda amaçlı kullanmayı alışkanlık haline getirmeli çeşitli Türkçü afişler tasarlamalı özlü sözlerle etkili bir afiş yapmak için boş zamanlarını bu şekilde değerlendirmelidir. Çünkü bir afişin ömrü en az 100 yıldır. Millet tarafından özümsenen afişler internetin yaygınlaşmasıyla yıllar yılı elden ele ulaşacak ve bu şekilde kayıp Türk soylu kitleleri etkileyecektir. İnsanlar ölür gider ama afişler kalıcıdır. Afiş bir anlamda sanattır önemli olan doğru yönde en etkili bir biçimde propaganda amaçlı kullanılmasıdır. 

Afişler bir anlamda Türkçülerle milletin temasıdır, iletişimidir. Türk Irkı'nın her katmanına ulaşmak ve soydaşlarımıza Türkçü fikriyatı aşılamak hepimizin vazifesi olmalıdır. Aynı zamanda Türkçü Afişlerin diğer bir etkisi, Türk düşmanlarına yöneliktir. Afiş içeriğinde sunulan Türkçü söylemler, Türk düşmanlarını ruhen çökertmede ve demoralize etmede çok etkili bir silahtır. Bu bağlamda Türkçü afişlerin ikinci bir görevi psikolojik harbi doruk noktaya çıkarmak ve düşmanların bozguna uğraması için zemin hazırlamaktır. 06-11-2006 tarihi Türkçülerin afiş seferberliğini başlattığı gündür. Bu önemli silahın yaygınlaşması ve daha etkin bir duruma getirilmesi için, afişlerin soydaşlarımız tarafından diğer Türk soylulara ulaştırılması gerekmektedir. Bu sayede Türkçü düşünce'nin kitleselleşmesine büyük katkı sağlanmış olacaktır. 

TiBT genel ağ adresinde bulunan "Sessiz Devrim Propaganda Araçları Türkçü Afişler" bölümünü ziyaret edip seçtiğiniz afişleri internet üzeri diğer Türk soylu soydaşlara ulaştırarak, "Bir Türk'de Sen Kurtar Kampanyası'na" sizde katılın. Afişlere şu bağlantıdan http://www.turkcudirenis.tr.cx direk olarak ulaşma imkanınız vardır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Savaşan Atsız

Türk İntikam Birliği Teşkilatı

****alıntıdır****
Kaynak: http://www.ataturkcudirenishareketi.tr.cx

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>KurtLaR</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1371</link>
			<pubDate>Wed, 10 Dec 2008 18:21:05 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1371</guid>
			<description><![CDATA[KurtLar vaDisi  kaLdıRıLmaLımıDır SizC£ türkiy£d£  coq etkiL£n£n var]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[KurtLar vaDisi  kaLdıRıLmaLımıDır SizC£ türkiy£d£  coq etkiL£n£n var]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>sizce bu hukumetle AB ye girebilirmiyiz</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1308</link>
			<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 08:00:05 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1308</guid>
			<description><![CDATA[basbakan erdogan cumhur baskani guL ve saz arkadaslari oldugu surece ve askerin parmagi yonetimden cikmadigi surece ????]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[basbakan erdogan cumhur baskani guL ve saz arkadaslari oldugu surece ve askerin parmagi yonetimden cikmadigi surece ????]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Basbakanda Tatilde</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1146</link>
			<pubDate>Mon, 11 Aug 2008 10:54:27 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1146</guid>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Gül, Göcek'te tatil yaparken, Erdoğan da tatil için Muğla'yı seçti. Açıkla-ma bir milletvekilinden geldi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da tatil için Muğla'yı seçti. Başbakan Erdoğan eşi Emine Erdoğan'ın içinde bulunduğu belirtilen &#8216;Ata&#8217; uçağı bu sabaha karşı 01.30'da Milas- Bodrum Havalimanı'na indi. 

Güneşi, tarihi dokusu, akvaryum kadar berrak denizi ve dantel gibi işlenmiş koylarıyla dünyanın gözbebeği olarak kabul edilen Muğla, yabancı devlet büyüklerinin ardından, son günlerde devletin zirvesini de ağırlıyor. Bakanların ve bürokratların sürekli ziyaret ettiği Muğla sahilleri dört gündür Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e de ev sahipliği yapıyor. Ailesiyle birlikte Göcek'te mavi tura çıkan Cumhurbaşkanı Gül, dört günlük tatilini bir gün daha uzattı. İlk bindiği yatın fotoğraflanmasının ardından tekne değiştiren Cumhurbaşkanı Gül, kimseyle görüşmüyor. Ailesiyle birlikte sakin koylarda tatilini geçiriyor. 

ERDOĞAN DA GELDİ 

Cumhurbaşkanı Gül, Göcek'te tatil yaparken, Başbakan Erdoğan da tatil için Muğla'yı seçti. Dün akşam İstanbul&#8217;da yeğeninin nikahına katılan Başbakan Erdoğan, &#8216;Ata&#8217; uçağıyla gece saat 01.30'da, Milas- Bodrum Havalimanı'na geldi. 

Havalimanının dış hatlar terminalinin uzağındaki karanlık bölgeye yanaşan &#8216;Ata&#8217; uçağının altına kadar giren biri lüks üç özel otomobil, uçaktan inen konuklarını alarak çok hızlı bir şekilde bitişikteki askeri hava üssüne yöneldi ve çıkışı da buradan yaptı. Bu sırada Başbakan Erdoğan ve yanındakileri görmek mümkün olmadı. 

Ailesiyle birlikte oteline yerleştiği belirtilen Başbakan Erdoğan'ın kısa süre mavi tura da çıkacağı belirtildi. 

AKP'Lİ ÖZDEN: BİZİM İÇİN ONUR 

Resmi makamlardan hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan için hiçbir açıklama veya bilgi gelmezken, tek açıklama AKP Muğla Milletvekili Yüksel Özden'den geldi. 

Devletin zirvesini ağırlamaktan büyük onur ve mutluluk duyduklarını belirten AKP Muğla Milletvekili Yüksel Özden, &#8220;Muğla doğası, güneşi, kumu, denizi ve kültürel değerleriyle çok özel bir il. Cumhurbaşkanımız Muğla'nın doğusunda Başbakanımız ise batısında tatil yapıyor. Bu, bizim için büyük bir onur. Tatilde oldukları için ziyaret etmiyoruz. Resmi bir toplantı veya incelemede bulunmayacaklar. Her ikisi de aileleriyle tatil yapıyor. Cumhurbaşkanımızın yarın Muğla'dan ayrılacağını biliyoruz. Başbakanımızın ise henüz programı belli değil&#8221; dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Gül, Göcek'te tatil yaparken, Erdoğan da tatil için Muğla'yı seçti. Açıkla-ma bir milletvekilinden geldi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da tatil için Muğla'yı seçti. Başbakan Erdoğan eşi Emine Erdoğan'ın içinde bulunduğu belirtilen &#8216;Ata&#8217; uçağı bu sabaha karşı 01.30'da Milas- Bodrum Havalimanı'na indi. 

Güneşi, tarihi dokusu, akvaryum kadar berrak denizi ve dantel gibi işlenmiş koylarıyla dünyanın gözbebeği olarak kabul edilen Muğla, yabancı devlet büyüklerinin ardından, son günlerde devletin zirvesini de ağırlıyor. Bakanların ve bürokratların sürekli ziyaret ettiği Muğla sahilleri dört gündür Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e de ev sahipliği yapıyor. Ailesiyle birlikte Göcek'te mavi tura çıkan Cumhurbaşkanı Gül, dört günlük tatilini bir gün daha uzattı. İlk bindiği yatın fotoğraflanmasının ardından tekne değiştiren Cumhurbaşkanı Gül, kimseyle görüşmüyor. Ailesiyle birlikte sakin koylarda tatilini geçiriyor. 

ERDOĞAN DA GELDİ 

Cumhurbaşkanı Gül, Göcek'te tatil yaparken, Başbakan Erdoğan da tatil için Muğla'yı seçti. Dün akşam İstanbul&#8217;da yeğeninin nikahına katılan Başbakan Erdoğan, &#8216;Ata&#8217; uçağıyla gece saat 01.30'da, Milas- Bodrum Havalimanı'na geldi. 

Havalimanının dış hatlar terminalinin uzağındaki karanlık bölgeye yanaşan &#8216;Ata&#8217; uçağının altına kadar giren biri lüks üç özel otomobil, uçaktan inen konuklarını alarak çok hızlı bir şekilde bitişikteki askeri hava üssüne yöneldi ve çıkışı da buradan yaptı. Bu sırada Başbakan Erdoğan ve yanındakileri görmek mümkün olmadı. 

Ailesiyle birlikte oteline yerleştiği belirtilen Başbakan Erdoğan'ın kısa süre mavi tura da çıkacağı belirtildi. 

AKP'Lİ ÖZDEN: BİZİM İÇİN ONUR 

Resmi makamlardan hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan için hiçbir açıklama veya bilgi gelmezken, tek açıklama AKP Muğla Milletvekili Yüksel Özden'den geldi. 

Devletin zirvesini ağırlamaktan büyük onur ve mutluluk duyduklarını belirten AKP Muğla Milletvekili Yüksel Özden, &#8220;Muğla doğası, güneşi, kumu, denizi ve kültürel değerleriyle çok özel bir il. Cumhurbaşkanımız Muğla'nın doğusunda Başbakanımız ise batısında tatil yapıyor. Bu, bizim için büyük bir onur. Tatilde oldukları için ziyaret etmiyoruz. Resmi bir toplantı veya incelemede bulunmayacaklar. Her ikisi de aileleriyle tatil yapıyor. Cumhurbaşkanımızın yarın Muğla'dan ayrılacağını biliyoruz. Başbakanımızın ise henüz programı belli değil&#8221; dedi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Sizce Ak Parti kapanacakmı?</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1025</link>
			<pubDate>Wed, 11 Jun 2008 11:24:49 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=1025</guid>
			<description><![CDATA[Konu başlığındaki gibi soruma ilk ben cevap vereyim.Hayır ve sonra aradan 2 ay sonra falan CHP ye kapatma davası gelecek]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Konu başlığındaki gibi soruma ilk ben cevap vereyim.Hayır ve sonra aradan 2 ay sonra falan CHP ye kapatma davası gelecek]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Ak Parti Milletvekilleri</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=413</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 10:23:52 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=413</guid>
			<description><![CDATA[ABDULHADİ KAHYA   M. Hilmi Güler 
  Abdulkadir Aksu   M. Mücahit Fındıklı 
  Abdulkadir Emin Önen   M. YILMAZ HELVACIOĞLU 
  ABDULKERİM AYDEMİR   M.Altan Karapaşaoğlu 
  ABDULLAH ÇALIŞKAN   M.İhsan Arslan 
  Abdullah Çetinkaya   M.Mehdi Eker 
  Abdullah Veli Seyda    Mahmut Dede 
  ABDURRAHMAN ARICI   Mahmut Durdu 
  Abdurrahman Dodurgalı   MAHMUT ESAT GÜVEN 
  ABDURRAHMAN KURT   Medeni Yılmaz 
  Abdurrahman Müfit Yetkin   Mehmet Ali Şahin 
  Abdülkadir Akgül   Mehmet Alp 
  ABDÜLMUTTALİP ÖZBEK   Mehmet Aydın 
  Afif Demirkıran   MEHMET BEYAZIT DENİZOLGUN 
  Ağah Kafkas   MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN 
  Ahmet AYDIN   Mehmet Ceylan 
  AHMET AYDOĞMUŞ   Mehmet Çerçi 
  Ahmet Büyükakkaşlar   Mehmet Çiçek 
  Ahmet Edip Uğur   Mehmet Daniş 
  Ahmet Erdal Feralan   MEHMET DOMAÇ 
  Ahmet Ertürk   Mehmet Emin Ekmen 
  Ahmet Gökhan Sarıçam   Mehmet Emin Tutan 
  Ahmet İnal   MEHMET ERDEM 
  AHMET İYİMAYA   MEHMET ERDOĞAN 
  Ahmet Koca   MEHMET ERDOĞAN 
  AHMET ÖKSÜZKAYA   Mehmet Halit Demir 
  Ahmet Yeni   MEHMET HANİFİ ALIR 
  Akif Gülle    Mehmet Mustafa Açıkalın 
  Alaattin Büyükkaya   MEHMET MÜEZZİNOĞLU 
  ALEV DEDEGİL   Mehmet Necati Çetinkaya 
  Ali Babacan   MEHMET OCAKDEN 
  Ali Er   Mehmet Sağlam 
  Ali Güner   MEHMET SAİT DİLEK 
  Ali İhsan Merdanoğlu   Mehmet Sarı 
  ALİ KOYUNCU   Mehmet Sayım Tekelioğlu 
  ALİ KUL   Mehmet Sekmen 
  Ali Küçükaydın   Mehmet Şahin 
  Ali Osman Sali   MEHMET ŞİMŞEK 
  Ali Öztürk   MEHMET TUNÇAK 
  Ali Rıza Alaboyun   Mehmet Vecdi Gönül 
  Ali Temür   Mehmet Yaşar Öztürk 
  Asım Aykan   MEHMET YÜKSEL 
  AŞKIN ASAN   MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN 
  Atilla Koç   MEHMET ZAFER ÜSKÜL 
  Avni Doğan   Mehmet Zekai Özcan 
  AVNİ ERDEMİR   Mehmetnil Hıdır 
  Ayhan Sefer Üstün   MESUDE NURSUNA MEMECAN 
  AYHAN YILMAZ   Metin Kaşıkoğlu 
  AYŞE AKBAŞ   Metin Yılmaz 
  Ayşe Türkmenoğlu   Mevlüt Akgün 
  AYŞENUR BAHÇEKAPILI   Mevlüt Çavuşoğlu 
  Azize Sibel Gönül   Mikail Arslan 
  Bayram Özçelik   MİTHAT EKİCİ 
  Bayramali Bayramoğlu   Muharrem Candan 
  Bekir Bozdağ   Muharrem Selamoğlu 
  Beşir Atalay   MUHYETTİN AKSAK 
  Binali Yıldırım   Murat Başesgioğlu 
  Birnur Şahinoğlu   Murat Mercan  
  BURHAN KAYATÜRK   Murat Yıldırım 
  Burhan Kuzu    Musa Sıvacıoğlu 
  Bülent Arınç   Mustafa Ataş 
  Bülent Gedikli    Mustafa Cumhur 
  Cafer Tatlıbal   Mustafa Çetin 
  CAHİT BAĞCI   Mustafa Demir 
  CANAN CANDEMİR ÇELİK   Mustafa Elitaş 
  CANAN KALSIN   MUSTAFA HAMARAT 
  Celal Erbay   Mustafa Kabakcı 
  CEMAL KAYA   Mustafa Kuş 
  CEMAL TAŞAR   Mustafa Özbayrak 
  Cemal YILMAZ DEMİR   MUSTAFA ÖZTÜRK 
  Cemil Çiçek   Mustafa Sait Yazıcıoğlu 
  Cevdet Erdöl   Mustafa Ünal 
  CEVDET YILMAZ   Muzaffer Baştopçu 
  Cumhur Ünal   Muzaffer Gülyurt 
  Cüneyt Yüksel   MÜJDAT KUŞKU 
  Çağla Aktemur Özyavuz   Nazım Ekren 
  Dengir Mir Mehmet Fırat   NAZMİ HALUK ÖZDALGA 
  Dilek Yüksel   NECAT BİRİNCİ 
  Durdu Mehmet Kastal   Necdet BUDAK 
  Edibe Sözen   NECDET ÜNÜVAR 
  Egemen Bağış   Necip Taylan 
  EMİN NEDİM ÖZTÜRK   Nevzat Pakdil 
  Enver Yılmaz   Nihat Ergün 
  ERDAL KALKAN   Nimet Çubukçu 
  Erol Aslan Cebeci   NURETTİN AKMAN 
  ERTEKİN ÇOLAK   Nurettin Canikli 
  ERTUĞRUL GÜNAY   Nuri Uslu 
  Eyüp Fatsa   Nusret Bayraktar 
  Eyyüp Ayar   Nükhet Hotar Göksel 
  Eyyüp Cenap Gülpınar   Orhan Erdem 
  Fahrettin Poyraz   ORHAN KARASAYAR 
  Faruk Çelik   Osman Aslan 
  Faruk Koca   Osman Coşkun 
  Faruk Özak   Osman Demir 
  FARUK SEPTİOĞLU   OSMAN GAZİ YAĞMURDERELİ 
  Fatih Arıkan   Osman Kılıç 
  FATİH METİN   Osman Pepe 
  Fatih Öztürk   Ömer Çelik 
  FATMA KOTAN   ÖMER DİNÇER 
  FATMA SALMAN KOTAR   Ömer Faruk Öz 
  Fatma Şahin   Ömer İnan 
  Fatoş Gürkan   Özkan Öksüz 
  FAZİLET DAĞCI ÇIĞLIK   ÖZLEM MÜFTÜOĞLU 
  Fazlı Erdoğan   ÖZLEM PİLTANOĞLU TÜRKÖNE 
  Fehmi Hüsrev Kutlu   Öznur Çalık 
  Fettani Battal   Polat Türkmen 
  FEVZİ ŞANVERDİ   Ramazan Başak 
  FEYZİ İŞBAŞARAN   Recai Berber 
  FEYZULLAH KIYIKLIK   Recep Akdağ 
  FİKRİ IŞIK   Recep Koral 
  FUAT BOL   Recep Tayyip Erdoğan 
  Fuat Ölmeztoprak   Recep Yıldırım 
  Gönül Bekin Şahkulubey   REHA ÇAMUROĞLU 
  Güldal Akşit   Reha Denemeç 
  Gülşen Orhan   Rıtvan Köybaşı 
  H. Ali Çelik   Ruhi Açıkgöz 
  H. HASAN SÖNMEZ   Rüstem Zeydan 
  Hakkı Köylü   SAADETTİN AYDIN 
  Halide İncekara   Sabahattin Cevheri 
  Halil Aydoğan   SADIK BADAK 
  Haluk İpek   Sadık Yakut 
  Hamza Yanılmaz   Sadullah Ergin 
  Hamza Yerlikaya   SAFFET KAYA 
  Harun Tüfekçi   SAFİYE SEYMENOĞLU 
  HASAN ALTAN   Sait Açba 
  Hasan Anğı   Salih Erdoğan 
  Hasan Fehmi Kınay   Salih Kapusuz 
  Hasan KARA   Sami Güçlü 
  HASAN KEMAL YARDIMCI   SEBAHATTİN KARAKELLE 
  Hayati Yazıcı    Sedat Kızılcıklı 
  HAYDAR KEMAL KURT   Selami Uzun 
  HAYRETTİN ÇAKMAK   Selma Kavaf 
  Hüseyin Besli   Seracettin Karayağız 
  Hüseyin Çelik   Soner Aksoy 
  Hüseyin Devecioğlu   Suat Kılıç 
  Hüseyin Gülsün   SUAT KINIKLIOĞLU 
  Hüseyin Tanrıverdi   Süleyman Çelebi 
  Hüseyin Tuğcu   SÜREYYA SADİ BİLGİÇ 
  Hüsnü Ordu   Şaban Dişli 
  Hüsnü Tuna   Şevket Gürsoy 
  İBRAHİM HALİL MAZICIOĞLU   Şükrü Ayalan 
  İbrahim Hasgür   TAHA AKSOY 
  İBRAHİM KAVAZ   TAHİR ÖZTÜRK 
  İbrahim Mete Doğruer   Taner Yıldız 
  İBRAHİM YİĞİT   TUĞRUL YEMİŞÇİ 
  İDRİS GÜLLÜCE   TURAN KIRATLI 
  İdris Naim Şahin   Ülkü Gökalp Güney 
  İhsan Koca   Ünal Kacır 
  İkram Dinçer   Vahit Erdem 
  İlhan Evcin   Vahit Kiler 
  İlknur İnceöz   Vahit Kirişci 
  İrfan Gündüz   VEYSEL EROĞLU 
  İsmail Bilen   VEYSİ KAYNAK 
  İSMAİL GÖKSEL   Yahya Akman 
  İsmail Hakkı Biçer   YAHYA DOĞAN 
  İsmail Katmerci   YAŞAR ERYILMAZ 
  İsmail Özgün   YAŞAR KARAYEL 
  Kadir Tıngıroğlu   Yaşar Yakış 
  Kayhan Türkmenoğlu   Yılmaz Tunç 
  KAZIM ATAOĞLU   Yusuf COŞKUN 
  Kemal Unakıtan   YUSUF ZİYA İRBEÇ 
  KEMALETTİN AYDIN   Yüksel Coşkunyürek 
  Kemalettin Göktaş   Yüksel Özden 
  Kerem Altun   ZEKERİYA ASLAN 
  Kerim Özkul   Zeki Ergezen 
  Köksal Toptan   Zeki Karabayır 
  Kutbettin ARZU   Zeyid Aslan 
  Kürşad Tüzmen   ZEYNEP DAĞI 
  Lokman Ayva   Ziyaettin Akbulut 
  Lütfi Elvan   Zülfükar İzol 
  Lütfü Çırakoğlu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ABDULHADİ KAHYA   M. Hilmi Güler 
  Abdulkadir Aksu   M. Mücahit Fındıklı 
  Abdulkadir Emin Önen   M. YILMAZ HELVACIOĞLU 
  ABDULKERİM AYDEMİR   M.Altan Karapaşaoğlu 
  ABDULLAH ÇALIŞKAN   M.İhsan Arslan 
  Abdullah Çetinkaya   M.Mehdi Eker 
  Abdullah Veli Seyda    Mahmut Dede 
  ABDURRAHMAN ARICI   Mahmut Durdu 
  Abdurrahman Dodurgalı   MAHMUT ESAT GÜVEN 
  ABDURRAHMAN KURT   Medeni Yılmaz 
  Abdurrahman Müfit Yetkin   Mehmet Ali Şahin 
  Abdülkadir Akgül   Mehmet Alp 
  ABDÜLMUTTALİP ÖZBEK   Mehmet Aydın 
  Afif Demirkıran   MEHMET BEYAZIT DENİZOLGUN 
  Ağah Kafkas   MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN 
  Ahmet AYDIN   Mehmet Ceylan 
  AHMET AYDOĞMUŞ   Mehmet Çerçi 
  Ahmet Büyükakkaşlar   Mehmet Çiçek 
  Ahmet Edip Uğur   Mehmet Daniş 
  Ahmet Erdal Feralan   MEHMET DOMAÇ 
  Ahmet Ertürk   Mehmet Emin Ekmen 
  Ahmet Gökhan Sarıçam   Mehmet Emin Tutan 
  Ahmet İnal   MEHMET ERDEM 
  AHMET İYİMAYA   MEHMET ERDOĞAN 
  Ahmet Koca   MEHMET ERDOĞAN 
  AHMET ÖKSÜZKAYA   Mehmet Halit Demir 
  Ahmet Yeni   MEHMET HANİFİ ALIR 
  Akif Gülle    Mehmet Mustafa Açıkalın 
  Alaattin Büyükkaya   MEHMET MÜEZZİNOĞLU 
  ALEV DEDEGİL   Mehmet Necati Çetinkaya 
  Ali Babacan   MEHMET OCAKDEN 
  Ali Er   Mehmet Sağlam 
  Ali Güner   MEHMET SAİT DİLEK 
  Ali İhsan Merdanoğlu   Mehmet Sarı 
  ALİ KOYUNCU   Mehmet Sayım Tekelioğlu 
  ALİ KUL   Mehmet Sekmen 
  Ali Küçükaydın   Mehmet Şahin 
  Ali Osman Sali   MEHMET ŞİMŞEK 
  Ali Öztürk   MEHMET TUNÇAK 
  Ali Rıza Alaboyun   Mehmet Vecdi Gönül 
  Ali Temür   Mehmet Yaşar Öztürk 
  Asım Aykan   MEHMET YÜKSEL 
  AŞKIN ASAN   MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN 
  Atilla Koç   MEHMET ZAFER ÜSKÜL 
  Avni Doğan   Mehmet Zekai Özcan 
  AVNİ ERDEMİR   Mehmetnil Hıdır 
  Ayhan Sefer Üstün   MESUDE NURSUNA MEMECAN 
  AYHAN YILMAZ   Metin Kaşıkoğlu 
  AYŞE AKBAŞ   Metin Yılmaz 
  Ayşe Türkmenoğlu   Mevlüt Akgün 
  AYŞENUR BAHÇEKAPILI   Mevlüt Çavuşoğlu 
  Azize Sibel Gönül   Mikail Arslan 
  Bayram Özçelik   MİTHAT EKİCİ 
  Bayramali Bayramoğlu   Muharrem Candan 
  Bekir Bozdağ   Muharrem Selamoğlu 
  Beşir Atalay   MUHYETTİN AKSAK 
  Binali Yıldırım   Murat Başesgioğlu 
  Birnur Şahinoğlu   Murat Mercan  
  BURHAN KAYATÜRK   Murat Yıldırım 
  Burhan Kuzu    Musa Sıvacıoğlu 
  Bülent Arınç   Mustafa Ataş 
  Bülent Gedikli    Mustafa Cumhur 
  Cafer Tatlıbal   Mustafa Çetin 
  CAHİT BAĞCI   Mustafa Demir 
  CANAN CANDEMİR ÇELİK   Mustafa Elitaş 
  CANAN KALSIN   MUSTAFA HAMARAT 
  Celal Erbay   Mustafa Kabakcı 
  CEMAL KAYA   Mustafa Kuş 
  CEMAL TAŞAR   Mustafa Özbayrak 
  Cemal YILMAZ DEMİR   MUSTAFA ÖZTÜRK 
  Cemil Çiçek   Mustafa Sait Yazıcıoğlu 
  Cevdet Erdöl   Mustafa Ünal 
  CEVDET YILMAZ   Muzaffer Baştopçu 
  Cumhur Ünal   Muzaffer Gülyurt 
  Cüneyt Yüksel   MÜJDAT KUŞKU 
  Çağla Aktemur Özyavuz   Nazım Ekren 
  Dengir Mir Mehmet Fırat   NAZMİ HALUK ÖZDALGA 
  Dilek Yüksel   NECAT BİRİNCİ 
  Durdu Mehmet Kastal   Necdet BUDAK 
  Edibe Sözen   NECDET ÜNÜVAR 
  Egemen Bağış   Necip Taylan 
  EMİN NEDİM ÖZTÜRK   Nevzat Pakdil 
  Enver Yılmaz   Nihat Ergün 
  ERDAL KALKAN   Nimet Çubukçu 
  Erol Aslan Cebeci   NURETTİN AKMAN 
  ERTEKİN ÇOLAK   Nurettin Canikli 
  ERTUĞRUL GÜNAY   Nuri Uslu 
  Eyüp Fatsa   Nusret Bayraktar 
  Eyyüp Ayar   Nükhet Hotar Göksel 
  Eyyüp Cenap Gülpınar   Orhan Erdem 
  Fahrettin Poyraz   ORHAN KARASAYAR 
  Faruk Çelik   Osman Aslan 
  Faruk Koca   Osman Coşkun 
  Faruk Özak   Osman Demir 
  FARUK SEPTİOĞLU   OSMAN GAZİ YAĞMURDERELİ 
  Fatih Arıkan   Osman Kılıç 
  FATİH METİN   Osman Pepe 
  Fatih Öztürk   Ömer Çelik 
  FATMA KOTAN   ÖMER DİNÇER 
  FATMA SALMAN KOTAR   Ömer Faruk Öz 
  Fatma Şahin   Ömer İnan 
  Fatoş Gürkan   Özkan Öksüz 
  FAZİLET DAĞCI ÇIĞLIK   ÖZLEM MÜFTÜOĞLU 
  Fazlı Erdoğan   ÖZLEM PİLTANOĞLU TÜRKÖNE 
  Fehmi Hüsrev Kutlu   Öznur Çalık 
  Fettani Battal   Polat Türkmen 
  FEVZİ ŞANVERDİ   Ramazan Başak 
  FEYZİ İŞBAŞARAN   Recai Berber 
  FEYZULLAH KIYIKLIK   Recep Akdağ 
  FİKRİ IŞIK   Recep Koral 
  FUAT BOL   Recep Tayyip Erdoğan 
  Fuat Ölmeztoprak   Recep Yıldırım 
  Gönül Bekin Şahkulubey   REHA ÇAMUROĞLU 
  Güldal Akşit   Reha Denemeç 
  Gülşen Orhan   Rıtvan Köybaşı 
  H. Ali Çelik   Ruhi Açıkgöz 
  H. HASAN SÖNMEZ   Rüstem Zeydan 
  Hakkı Köylü   SAADETTİN AYDIN 
  Halide İncekara   Sabahattin Cevheri 
  Halil Aydoğan   SADIK BADAK 
  Haluk İpek   Sadık Yakut 
  Hamza Yanılmaz   Sadullah Ergin 
  Hamza Yerlikaya   SAFFET KAYA 
  Harun Tüfekçi   SAFİYE SEYMENOĞLU 
  HASAN ALTAN   Sait Açba 
  Hasan Anğı   Salih Erdoğan 
  Hasan Fehmi Kınay   Salih Kapusuz 
  Hasan KARA   Sami Güçlü 
  HASAN KEMAL YARDIMCI   SEBAHATTİN KARAKELLE 
  Hayati Yazıcı    Sedat Kızılcıklı 
  HAYDAR KEMAL KURT   Selami Uzun 
  HAYRETTİN ÇAKMAK   Selma Kavaf 
  Hüseyin Besli   Seracettin Karayağız 
  Hüseyin Çelik   Soner Aksoy 
  Hüseyin Devecioğlu   Suat Kılıç 
  Hüseyin Gülsün   SUAT KINIKLIOĞLU 
  Hüseyin Tanrıverdi   Süleyman Çelebi 
  Hüseyin Tuğcu   SÜREYYA SADİ BİLGİÇ 
  Hüsnü Ordu   Şaban Dişli 
  Hüsnü Tuna   Şevket Gürsoy 
  İBRAHİM HALİL MAZICIOĞLU   Şükrü Ayalan 
  İbrahim Hasgür   TAHA AKSOY 
  İBRAHİM KAVAZ   TAHİR ÖZTÜRK 
  İbrahim Mete Doğruer   Taner Yıldız 
  İBRAHİM YİĞİT   TUĞRUL YEMİŞÇİ 
  İDRİS GÜLLÜCE   TURAN KIRATLI 
  İdris Naim Şahin   Ülkü Gökalp Güney 
  İhsan Koca   Ünal Kacır 
  İkram Dinçer   Vahit Erdem 
  İlhan Evcin   Vahit Kiler 
  İlknur İnceöz   Vahit Kirişci 
  İrfan Gündüz   VEYSEL EROĞLU 
  İsmail Bilen   VEYSİ KAYNAK 
  İSMAİL GÖKSEL   Yahya Akman 
  İsmail Hakkı Biçer   YAHYA DOĞAN 
  İsmail Katmerci   YAŞAR ERYILMAZ 
  İsmail Özgün   YAŞAR KARAYEL 
  Kadir Tıngıroğlu   Yaşar Yakış 
  Kayhan Türkmenoğlu   Yılmaz Tunç 
  KAZIM ATAOĞLU   Yusuf COŞKUN 
  Kemal Unakıtan   YUSUF ZİYA İRBEÇ 
  KEMALETTİN AYDIN   Yüksel Coşkunyürek 
  Kemalettin Göktaş   Yüksel Özden 
  Kerem Altun   ZEKERİYA ASLAN 
  Kerim Özkul   Zeki Ergezen 
  Köksal Toptan   Zeki Karabayır 
  Kutbettin ARZU   Zeyid Aslan 
  Kürşad Tüzmen   ZEYNEP DAĞI 
  Lokman Ayva   Ziyaettin Akbulut 
  Lütfi Elvan   Zülfükar İzol 
  Lütfü Çırakoğlu]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Büyükanıt'ın sevdiği dizi film</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=354</link>
			<pubDate>Wed, 30 Jan 2008 11:22:43 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=354</guid>
			<description><![CDATA[Büyükanıt bugün Makedonya Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmeye tüm basını davet etti. Paşa'nın ağzından türbanla ilgili çıkacak sözleri bekleyen canlı yayın araçları toplantıyı başından sonuna canlı olarak geçti. Bu sırada Büyükanıt'la Makedonya Savunma Bakanı'nın sohbeti 25 dakika ekrana yansıdı. 

GOODBY RUMELİ'Yİ SEYREDİYOR MUSUN?

Büyükanıt Makedonyalı Bakana Türkiye'de yayınlanan Elveda Rumeli dizisini sordu. Makedonyada geçen diziyi hatırlatmak için de ingilizce ismini söyledi.  "Seyrediyor musun goodbye Rumeli... " Ve söyle devam etti: "Bugün çok sevilerek izlenen bir dizi
 Makedonya'da çekilmektedir. İlişkilerin gösterilmesi açısından önemlidir"

ATV&#8217;de yayınlanan &#8216;Elveda Rumeli&#8217; dizisi Makedonya&#8217;da çekiliyor. Yönetmenliğini, Kurtlar Vadisi'nin yönetmeni Serdar Akar&#8217;ın yapıyor. 
Erdal Özyağcılar, Şebnem Sönmez ve Berrak Tüzünağaç'ın başrolde oynadığı dizi Türklerin Balkanlar'dan göçünü anlatıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Büyükanıt bugün Makedonya Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmeye tüm basını davet etti. Paşa'nın ağzından türbanla ilgili çıkacak sözleri bekleyen canlı yayın araçları toplantıyı başından sonuna canlı olarak geçti. Bu sırada Büyükanıt'la Makedonya Savunma Bakanı'nın sohbeti 25 dakika ekrana yansıdı. 

GOODBY RUMELİ'Yİ SEYREDİYOR MUSUN?

Büyükanıt Makedonyalı Bakana Türkiye'de yayınlanan Elveda Rumeli dizisini sordu. Makedonyada geçen diziyi hatırlatmak için de ingilizce ismini söyledi.  "Seyrediyor musun goodbye Rumeli... " Ve söyle devam etti: "Bugün çok sevilerek izlenen bir dizi
 Makedonya'da çekilmektedir. İlişkilerin gösterilmesi açısından önemlidir"

ATV&#8217;de yayınlanan &#8216;Elveda Rumeli&#8217; dizisi Makedonya&#8217;da çekiliyor. Yönetmenliğini, Kurtlar Vadisi'nin yönetmeni Serdar Akar&#8217;ın yapıyor. 
Erdal Özyağcılar, Şebnem Sönmez ve Berrak Tüzünağaç'ın başrolde oynadığı dizi Türklerin Balkanlar'dan göçünü anlatıyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan'ın iktidar öyküsü</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=322</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jan 2008 11:19:21 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=322</guid>
			<description><![CDATA[AK Parti, 22 Temmuz'da 16 milyon 340 bin oyla nasıl patlama yaptı? Partiyi kurduğu yıl iktidara taşıyan, 4 buçuk yıl sonra da yüzde 46.6 orana ulaştıran liderin sırrı ne? Menderes ve Özal'dan sonra Erdoğan merkez sağın liderliğine nasıl ulaştı? Futboldan hapis aylarına, liberal demokrasiye damgasını vuran Erdoğan'ın Kasımpaşa'da başlayan öyküsü.. 

Rize'den Kasımpaşa'ya göç etmiş mütevazı bir ailenin çocuğu olan Recep Tayyip Erdoğan'ın hayat öyküsü, son 50 yıllık Türkiye'nin siyasi ve sosyal tarihinin de bir özeti. Çok partili yaşamın ilk yılları, Menderes'in idamı, siyasi çatışmalar, 12 Eylül darbesi, Özal'la başlayan liberal dalga, RP'nin yükselişi, 28 Şubat süreci, klasik sağ partilerin çöküşü ve AKP'nin doğuşu. Tayyip Erdoğan, bu olayların bir kısmında izleyici ama çoğunda rol oynayan bir aktördü. 

Türk milletinin önemli bir kısmı, 1990'lı yıllarda yıldızı parlayan bu adamı, her geçen gün kendine daha yakın gördü ve son seçimlerde yüzde 47'ye varan bir oyla iktidarı ikinci kez ona emanet etti. 

O, milyonlarca insan gibi yokluk nedeniyle köyünü kasabasını terk edip büyük bir kente göç eden bir ailedendi. Okumak, ailesine yük olmamak için küçük yaşta sokaklarda çalışmak zorunda kalan bir çocuktu. Futbol aşkıyla yaşayıp, çoğunluktan farklı bir okulda okuduğu için ayrımcılığa uğramış bir öğrenciydi. Darbe döneminde siyasi görüşleri nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan bir işçiydi. Düşünceleri nedeniyle hapishanede yatmış bir düşünce mahkûmuydu. Olgunluk yaşlarında birçokları gibi geçmiş radikal görüşlerini bir kenara bırakıp daha gerçekçi politikalar üreten bir siyasetçiydi. Milletin değerleri ve devletin kurucu ilkeleriyle çatışmadan, daha demokrat ve liberal bir Türkiye için mücadele veren bir devlet adamıydı. Bu dizide Erdoğan'ın çocukluğundan günümüze her yönüyle portresini bulacaksınız. Recep Tayyip Erdoğan'ı siyasetin zirvesine taşıyan olayların ve Menderes- Özal geleneğinin mirasçısı haline getiren ilginin sırlarını okuyacaksınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[AK Parti, 22 Temmuz'da 16 milyon 340 bin oyla nasıl patlama yaptı? Partiyi kurduğu yıl iktidara taşıyan, 4 buçuk yıl sonra da yüzde 46.6 orana ulaştıran liderin sırrı ne? Menderes ve Özal'dan sonra Erdoğan merkez sağın liderliğine nasıl ulaştı? Futboldan hapis aylarına, liberal demokrasiye damgasını vuran Erdoğan'ın Kasımpaşa'da başlayan öyküsü.. 

Rize'den Kasımpaşa'ya göç etmiş mütevazı bir ailenin çocuğu olan Recep Tayyip Erdoğan'ın hayat öyküsü, son 50 yıllık Türkiye'nin siyasi ve sosyal tarihinin de bir özeti. Çok partili yaşamın ilk yılları, Menderes'in idamı, siyasi çatışmalar, 12 Eylül darbesi, Özal'la başlayan liberal dalga, RP'nin yükselişi, 28 Şubat süreci, klasik sağ partilerin çöküşü ve AKP'nin doğuşu. Tayyip Erdoğan, bu olayların bir kısmında izleyici ama çoğunda rol oynayan bir aktördü. 

Türk milletinin önemli bir kısmı, 1990'lı yıllarda yıldızı parlayan bu adamı, her geçen gün kendine daha yakın gördü ve son seçimlerde yüzde 47'ye varan bir oyla iktidarı ikinci kez ona emanet etti. 

O, milyonlarca insan gibi yokluk nedeniyle köyünü kasabasını terk edip büyük bir kente göç eden bir ailedendi. Okumak, ailesine yük olmamak için küçük yaşta sokaklarda çalışmak zorunda kalan bir çocuktu. Futbol aşkıyla yaşayıp, çoğunluktan farklı bir okulda okuduğu için ayrımcılığa uğramış bir öğrenciydi. Darbe döneminde siyasi görüşleri nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan bir işçiydi. Düşünceleri nedeniyle hapishanede yatmış bir düşünce mahkûmuydu. Olgunluk yaşlarında birçokları gibi geçmiş radikal görüşlerini bir kenara bırakıp daha gerçekçi politikalar üreten bir siyasetçiydi. Milletin değerleri ve devletin kurucu ilkeleriyle çatışmadan, daha demokrat ve liberal bir Türkiye için mücadele veren bir devlet adamıydı. Bu dizide Erdoğan'ın çocukluğundan günümüze her yönüyle portresini bulacaksınız. Recep Tayyip Erdoğan'ı siyasetin zirvesine taşıyan olayların ve Menderes- Özal geleneğinin mirasçısı haline getiren ilginin sırlarını okuyacaksınız.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Necip Fazıl Günümüzü Anlatmıs</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=87</link>
			<pubDate>Wed, 28 Feb 2007 08:11:20 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=87</guid>
			<description><![CDATA[Sen gül diyarının yapma gülüsün! 

     Aynı yapmacıkla Çoban Sülü'sün! 

     Yoktur izlediğin bir dava yolu; 

      Bir bu yan, bir şu yan, büküntülüsün! 



     Türk'e zıt sermaye merkezlerinden, 

     Bir zikzaklı yolda hep, güdülüsün! 

     Milli yekparelik gelmez işine; 

     Bu yüzden parçalı, bölüntülüsün. 

     Ve devlete mason biraderlerin 

     Tam da maslahata denk ödülüsün! 

     Ne sır sendeki bedava oluş! 

     Problemler içinde en müşkülüsün! 

     Fikir dağlar boyu kocaman kitap; 

     Sen de o kitabın bir virgülüsün! 

     Böyleyken ustasın gözbağcılıkta; 

     Cüceler sirkinin baş Herkülüsün! 

     Gözyaşı ve çığlık vatanında sen, 

     Hüzün bahçesinin şen bülbülüsün! 

     Büzülmüş susarken mahzun hakikat, 

     Davuldan ziyade gümbürtülüsün! 

     Teokratik rejim olmaz deyip de, 

     Peşinden Müslüman görüntülüsün! 

     Kolera, vergiler, zamlar, enflasyon; 

     Bir felaketsin ki, binbir türlüsün! 

     Gelirsiz giderli bütçelerinle, 

     Her yıl, milyar milyar köpürtülüsün! 

     Okka okka vicdan satın alırsın; 

     Topuzu altından oy baskülüsün! 

     Bir gökdelen sanır seni gören göz; 

     Bilmez ki, temelden çöküntülüsün! 

     Büyük Kongre, dikiş tutturduğun yer; 

     Meclise gelince söküntülüsün! 

     Bağlısın hak bilmez yeminlilere; 

     Hakkı bilenlerden çözüntülüsün! 

     Üçbuçuk mebusa kaldı diye fark, 

     Kimbilir, ne kadar üzüntülüsün! 

     Millet gökten adam dilensin, dursun! 

     Ümit fakirinin keşkülüsün! 

     Kuzum, senin neren Anadolludur? 

     Türk'e Amerikan püskürtülüsün! 

     Farkın şu ki, eski Başbakanlardan, 

     Sen o belaların son püskülüsün! 

     Necip Fazıl Kısakürek/1971]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sen gül diyarının yapma gülüsün! 

     Aynı yapmacıkla Çoban Sülü'sün! 

     Yoktur izlediğin bir dava yolu; 

      Bir bu yan, bir şu yan, büküntülüsün! 



     Türk'e zıt sermaye merkezlerinden, 

     Bir zikzaklı yolda hep, güdülüsün! 

     Milli yekparelik gelmez işine; 

     Bu yüzden parçalı, bölüntülüsün. 

     Ve devlete mason biraderlerin 

     Tam da maslahata denk ödülüsün! 

     Ne sır sendeki bedava oluş! 

     Problemler içinde en müşkülüsün! 

     Fikir dağlar boyu kocaman kitap; 

     Sen de o kitabın bir virgülüsün! 

     Böyleyken ustasın gözbağcılıkta; 

     Cüceler sirkinin baş Herkülüsün! 

     Gözyaşı ve çığlık vatanında sen, 

     Hüzün bahçesinin şen bülbülüsün! 

     Büzülmüş susarken mahzun hakikat, 

     Davuldan ziyade gümbürtülüsün! 

     Teokratik rejim olmaz deyip de, 

     Peşinden Müslüman görüntülüsün! 

     Kolera, vergiler, zamlar, enflasyon; 

     Bir felaketsin ki, binbir türlüsün! 

     Gelirsiz giderli bütçelerinle, 

     Her yıl, milyar milyar köpürtülüsün! 

     Okka okka vicdan satın alırsın; 

     Topuzu altından oy baskülüsün! 

     Bir gökdelen sanır seni gören göz; 

     Bilmez ki, temelden çöküntülüsün! 

     Büyük Kongre, dikiş tutturduğun yer; 

     Meclise gelince söküntülüsün! 

     Bağlısın hak bilmez yeminlilere; 

     Hakkı bilenlerden çözüntülüsün! 

     Üçbuçuk mebusa kaldı diye fark, 

     Kimbilir, ne kadar üzüntülüsün! 

     Millet gökten adam dilensin, dursun! 

     Ümit fakirinin keşkülüsün! 

     Kuzum, senin neren Anadolludur? 

     Türk'e Amerikan püskürtülüsün! 

     Farkın şu ki, eski Başbakanlardan, 

     Sen o belaların son püskülüsün! 

     Necip Fazıl Kısakürek/1971]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>Tüm Vatanseverlere Duyurulur</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=83</link>
			<pubDate>Wed, 28 Feb 2007 07:46:00 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=83</guid>
			<description><![CDATA[TÜM VATANSEVERLERE DUYURU



Subject: AB


Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi' nden...
YORUMSUZ: Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi'nin "Türkiye" başlıklı bölümünden;
"Presidency Conclusions"

Madde: 23.."..müzakerelerin yalnız Türkiye'yle değil, diğer devletlerle de
yapılabileceğini... Müzakereler sırasında Türkiye birkaç devlete bölünürse
veya güneydoğu bölgesinde bir Kürt devleti kurulursa, yeni bir karara gerek
olmaksızın onlarla da müzakere yapılacağına....

ÖNEMLİ NOT : yurtseverlik görevinizin gereği bu durumdan herkesi haberdar
ediniz... Türkiye üzerine oynanan oyunları herkes öğrensin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TÜM VATANSEVERLERE DUYURU



Subject: AB


Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi' nden...
YORUMSUZ: Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi'nin "Türkiye" başlıklı bölümünden;
"Presidency Conclusions"

Madde: 23.."..müzakerelerin yalnız Türkiye'yle değil, diğer devletlerle de
yapılabileceğini... Müzakereler sırasında Türkiye birkaç devlete bölünürse
veya güneydoğu bölgesinde bir Kürt devleti kurulursa, yeni bir karara gerek
olmaksızın onlarla da müzakere yapılacağına....

ÖNEMLİ NOT : yurtseverlik görevinizin gereği bu durumdan herkesi haberdar
ediniz... Türkiye üzerine oynanan oyunları herkes öğrensin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>sağı solu bırakın ATATÜRK gibi düşünün</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=67</link>
			<pubDate>Wed, 28 Feb 2007 06:56:44 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=67</guid>
			<description><![CDATA[Izmir kurtuldu, cok tatli bir yorgunluk, Ankara'ya hareket 
              edecekler. 
           Trene binerler kompartimana cekilirler.  Ertesi gun 
kompartimanin kapisini calar yaveri, Ata acar; yorgun, bitkin, kravatini 
yikamaktadir. Yaveri "ya pasam bu ne hal hic uyumadiniz herhalde niye 
boylesiniz?" der. Kompartimanima yastikla battaniye koymayi unutmussunuz. 
Kolumu yastik yaptim agridi setremi yastik yaptim usudum bende  uyumadim 
kalktim" der. Yaveri; "aman pasam! Birimize haber vereydiniz hemen size bir 
yastikla battaniye getirirdik" der. (Ve bir ulke kurtarmaktan donen komutan 
soyluyor bunlari tarihi bir cevap)  Ata der ki : "Gec farkettim hepiniz en 
az benim kadar yorgundunuz.Hicbirinize kiyamadim. Onemli olan benim uyumam 
degil milletimin rahat uyumasi".]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Izmir kurtuldu, cok tatli bir yorgunluk, Ankara'ya hareket 
              edecekler. 
           Trene binerler kompartimana cekilirler.  Ertesi gun 
kompartimanin kapisini calar yaveri, Ata acar; yorgun, bitkin, kravatini 
yikamaktadir. Yaveri "ya pasam bu ne hal hic uyumadiniz herhalde niye 
boylesiniz?" der. Kompartimanima yastikla battaniye koymayi unutmussunuz. 
Kolumu yastik yaptim agridi setremi yastik yaptim usudum bende  uyumadim 
kalktim" der. Yaveri; "aman pasam! Birimize haber vereydiniz hemen size bir 
yastikla battaniye getirirdik" der. (Ve bir ulke kurtarmaktan donen komutan 
soyluyor bunlari tarihi bir cevap)  Ata der ki : "Gec farkettim hepiniz en 
az benim kadar yorgundunuz.Hicbirinize kiyamadim. Onemli olan benim uyumam 
degil milletimin rahat uyumasi".]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title>ulkucu ile kominist farki</title>
			<link>http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=6</link>
			<pubDate>Wed, 21 Feb 2007 10:17:40 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumcak.com/showthread.php?tid=6</guid>
			<description><![CDATA[Ozan Arif lafı gediğine oturtmuş...Daha ne diyelim 

http://www.youtube.com/watch?v=jn3W_JxY1Nc]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ozan Arif lafı gediğine oturtmuş...Daha ne diyelim 

http://www.youtube.com/watch?v=jn3W_JxY1Nc]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>